Niye Bana, Deme Sakın!

~ 25.05.2014, Mine KIRIKKANAT ~

“Ben, Hava Pilot Kurmay Yarbay Süleyman Namık KURŞUNCU. Balyoz hükümlüsüyüm. Benzeri görülmeyen bir kararla, Fenerbahçe Stadyumu’nun havadan kontrolünü F-16 ile yapacağıma hükmedildi. Suçlandığım veri meşhur 5 No’lu harddiskten çıkmıştı. Cezayı aldıktan sonra TÜBİTAK bu harddiskteki sahteliklerin altını çizen bir rapor verdi. Bunun üzerine yeniden yargılama talebi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na avukatım dilekçemi sundu. Eşzamanlı olarak, sayın Başbakanımız günahsız yatan çok insan var, sahte ihbar ve delillerle mahkûm ediyorlar ve yargıda paralel örgütlenme, çete var dedi.
Yargıtay 2014 yılı Mayıs ayının başında 5 No’lu harddisk çok önemli değil başka deliller de var, hüküm etkilenmezdi diyerek yeniden yargılanma talebimi reddetti. Soma’da yaşanan maden faciası ile gündem dolu iken bu husus medyada gerekli ilgiyi göremedi. Malum paralel yargının, zamanlaması manidar bir hamlesine daha şahit olduk.

***

Aslında ben ve 150 mağdur daha sadece bu diskten çıkan verilere dayanılarak, (başka bir şey yok) Balyoz-3 iddianamesi ile bu kumpasa dahil edildik. İddianame ve gerekçeli kararda bu harddisk ‘Gölcük’te donanmanın kalbinde çıktı ve delil değeri tartışılmaz’ vurguları defalarca yapıldı.
Yargılarken ve ceza verilirken en makbul ve tek delil olan 5 No’lu harddisk, sahte çıkınca birden önemsiz oldu.
Yargıtay savcısına soruyorum? Çıkarın o zaman sahte delilleri ne ile ceza vereceksiniz. Geriye ne kalıyor. Hiçbir şey. Sayın savcı ayrıca 5 No’lu harddiske yapılan kumpasa güncelleme ifadesini kullanmıştır. Eğer TÜBİTAK raporunu inceleseydi sadece suç yaratmak için bazı dosyaların sökülmüş harddiske sonradan ve tarih-saat ayarı ile oynanmış bir bilgisayardan yüklendiğini görürdü.
5 No’lu harddisk ile yapılan kumpas güncelleme değildir. Yüklemedir.
TÜBİTAK raporunda da yükleme ifadesi kullanılmıştır. Olmayan GÜNCELLEME ifadesini kullanmak ya bilgisayar bilgisi eksikliğinden ya da art niyetten kaynaklanabilir.

***

Toplum vicdanındaki saygınlığını özellikle Balyoz gibi bilinen davalardaki skandallarla kaybeden özel yetkili mahkemeler en sonunda kaldırıldı. Marmaray, 3’üncü Boğaz köprüsü ve İstanbul’a yapılacak yeni havalimanından daha yararlı bir kamu hizmetidir. Ancak çöken davaların enkazı altında kalmış mağdurlar hapiste çürümeye mi bırakılacağız?
Bu mahkemelerin kararları vicdanları tatmin edememiştir. Yapılan büyük haksızlıklar ve aklanamadan aramızdan ayrılan mağdurlar olmuştur. Yetkili makamlarda oturanları göreve davet ediyorum. Paralel yargıyı teşhis ve tespit etmeniz geç olsa da güzel bir gelişmedir. Tespit yetmez lütfen gereğini de yapın mağduriyetleri giderin.
Sonuçta, günahsız hapiste yatan masumlara kayıtsız kalmanın mazereti olamaz.
Bir pilot olarak yıllarca hayatını kaybetme riski yüksek bir meslekte çalıştım. Her sabah işe giderken eş ile helalleşmenin nasıl bir duygu olduğunu iyi bilirim. Soma’da hayatını kaybeden maden işçilerine de bu fırsatla Allah’tan rahmet diliyorum. Ben onlardan biraz daha şanslıyım, paralel yargı hükmü ile yaşarken betona gömüldüm.
Türk halkının, hukukun intikam silahı olarak kullanılmadığı, kutuplaşmaların, paralel yargı ve örgütlerin olmadığı, yaşarken insanlara gerekli değerin verildiği, çağımıza yakışmayan iş kazasından öte faciaların yaşanmadığı huzurlu bir Türkiye’de yaşamayı hak ettiğini düşünüyorum.
Ateş düştüğü yeri, ‘adaletsizlik’ gün gelir tüm ülkeyi yakar.
Sevgi ve saygılarımla”

“Haksızlıktan daha büyük kötülük, haksızlık yapanın cezasız kalmasıdır.” EFLATUN

G N O K T A S I

Öv söv emret, ört bas kap ger, yol çal sömür, ye yut doyma, kus, yeniden başla.
Otur kalk kız, bağır çağır, es üfür gürle, vur kır, kanat kopart. Soy çarp apart, kaldır götür, kaçır. Yumul yamıl, yüksel, şişin şişin, patla. Diklen geçir haşırt, bastır aban, koy oturt, ez geç.
Kaldır kopart, koştur indir, çöktür göçert, sür. Attır, sövdür, gönder, kovdur, çiğne, tepin, haykır. Salla, uyut, kes parçala, öğüt, dağıt, sat, saaaat! Yıktır yaptır, oydur gömdür, saldır saldırt, bağla bağlat, sık sustur, kapat çökert, as astır, gebert.
Kaz kazdır, yalan yalandır, yala yala yala, kok kokut, kokuştur. Çürü çürüt, sil sildir, unut unuttur. Onur onurdur, çiğne tükür.
Dolan dolandır, al al al doyma, anırt kanırt, durma al, tıkın tıkındır, yut yuttur.
Uyut, bayılt, gazla, döv dövdür, silkele, sıkıştır, kızıştır, tekmele tokatla, vur patlat. Yüklen, payla, haşla, azarla, çıkış, koy, oturt.
At sat, gönder, yolla, pazarla, ye, yut yuttur, topla topla topla, diz, düz, istifle, sakla, kaçır, sıfırla, sıfırlaaa!
Ama ödemek sırası geldiğinde, kucağına bırakılacak faturaya bakıp hiç sızlanma; ‘Niye bana’ deme sakın!  

Mine KIRIKKANAT | Tüm Yazıları
Hits: 1074