Külleri Eşeleyin, Ateş Sönmedi

~ 23.05.2014, Güray ÖZ ~

Son günlerde eski solcularda, utangaç liberallerde, “vicdanlı” kapitalistlerde Marx’a olan ilgi zirvededir. Ne oldu? Ne oldu da Marx’ı anımsadı eski hayranları, korkak düşmanları, alacakaranlıkta sabahı sezen eski ama samimi tilmizleri?
Çıplak gerçek kendini Soma’da gösterdi, ondandır. Olan budur.
Bilen biliyordu, ne unutmuş, ne vazgeçmiş, ne de susmuş oturmuştu. Yalnızca duyulmuyordu söyledikleri ve biraz da alay konusuydular doğrusunu isterseniz. “Ya, de git, modası geçmiş laflarla kafamızı ütüleme, işte sen bilmiyorsan git mektebinde oku, sonu gelen tarihi nasıl yazmış elin oğlu” diyorlardı.
Öyle heyecanlanmışlardı ki, esen rüzgâr onları da önüne katacak, kanatlandıracak, yeni bir sayfa açmış tarihin içinde yeni kahramanlar olarak, yeni umutlarla yazacaklardı her biri bir manifesto olan yazılarını. Arada bir kendini anımsatan geçmiş, geçip gitmişti işte. Hatalar, yanlışlar, “geri dönülmez akşamın ufkunda” şarkılar, türküler, marşlar nostaljinin tatlı uyuşturuculuğu içinde Yakup’ta, Asmalı Mescit’te ne güzel söylenebiliyor, ertesi gün planları ne güzel kurulabiliyordu.

***

Sonra Soma’da, Allahsız kapitalizm yerin altında 300’den fazla işçinin canını alıverdi. Önce henüz ruhlarını şeytana satmamış ama kimi gerçekleri “zamanın ruhu” nedeniyle kulak arkası etmiş arkadaşlar uyandılar. Kadim arkadaşlarımdan Oya Baydar mesela; onun T24’te yayımlanan son yazısının çoğaltılıp dağıtılması gerekir. Oya da, yazısı da çok önemlidir; önemlidir çünkü Oya, “Türkiye İşçi Sınıfının Doğuşu ve Yapısı” kitabının yazarıdır. Çünkü üniversitenin onaylamadığı bu doktora tezi için, başlarında Deniz, gençler üniversiteyi işgal etmişlerdi. Bunu şunun için söyledim; gençlerle işçi sınıfının ve işçilerin Marksizmle buluşmasında payı vardır bu kitabın ve eylemin.
Uzattım lafı. Özü şudur; kimilerinin gerçeği yeniden keşfi önemli değil. Ama Oya’nın unuttuklarını anımsaması ve içtenlikle yazması önemlidir.

***

Yazdıklarından bir özet aktarayım da artık söz yerini, gölge gerçeğini, ışığını bulsun. Şöyle yazdı Oya: “Marx’ın, insanlığın düşünce ve pratiğinin son iki yüzyılına damgasını basan anıt eseri Das Kapital’in güncelliği; Soma’da ölüm, yıkım, acı, toplumsal çöküş pahasına ne yazık ki bir kez daha kanıtlandı. Soma; insanı hiçleştiren, sömüren, yabancılaştıran kapitalist düzenin kimsenin görmezden gelemeyeceği bir alan uygulaması oldu. Marx’ın çağ değiştiren dev eseri: Sermaye: Ekonomi Politiğin Eleştirisi kitabının özü özeti Soma’da kafamıza, yüreğimize, öğrenilmiş unutkanlığımıza gülle gibi düştü.”
Bu satırlar gerçeğin müthiş gücünü gösterir bize.
Başka ne yazdı peki?

***

“Soma, hepimizi, en azından kendisiyle hesaplaşma yürekliliği gösterenleri silkeledi. Kendi eksiklerimizle, yüzümüzü başka yönlere dönüp kapitalizmin doğasını, emek cephesini unutmamızla yüzleştirdi. Duyargalarımızı işçiye, emeğe, sömürüye kapatıp postmodern dünyanın neoliberal rüyalarına dalmanın suça ortak kıldığı gerçeğiyle yüz yüze geldik.(...) Sosyalist soldan gelen kimimiz, benim gibi, başka mağduriyetlerin altını kalın çizerken emeğin mağduriyetini, emek sömürüsünü ikinci plana attığımız için; konuyu 21. yüzyılın yeni ihtiyaçlarına uygun olarak geliştirmeye, antikapitalist mücadelenin artık derde deva olmayan arkaik tarzı yerine yeni yollar, yöntemler aramaya yeterince çalışmadığımız için kendimizi suçlu bulduk. Ama sanırım çoğumuz acı ve değerli dersler çıkardık yaşanan faciadan. Çok kullanılan ama burada tam yerine oturan bir deyişle: Soma’dan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.”
Geniş bir özet oldu. Oya için bildiklerini anımsamak kolay olmuştur; bildiğini iyi bilir çünkü. Ötekiler için kolay olmayacaktır. Ama onlara da bir iyiliğim dokunsun; Yordam yayınları’ndan çıkan “Yeni Başlayanlar İçin Kapital”i salık veriyorum onlara.  

Güray ÖZ | Tüm Yazıları
Hits: 653