O Tokat Hepimize!

~ 16.05.2014, Can DÜNDAR ~

Neyzen Tevfik’in dörtlüğü sanki Evren’den Erdoğan’a uzanan süreci anlatıyor:
“Türkü yine o türkü/Sazlarda tel değişti/
Yumruk yine o yumruk/ Bir varsa el değişti.”

***

İyi oldu bu değişim:
Eski Türkiye”, modası geçmiş bir dipçikle yönetiliyordu.
Yeni Türkiye” copla, tekmeyle, tokatla yönetiliyor.
Diktatörlüğün fıtratında var çünkü bu...
İtiraz sevmiyor, protestoya dayanamıyor.
Önünde el pençe divan durulmadı mı, öfkeleniyor, saldırganlaşıyor.
Ama milletin gözü açıldı; o diklendikçe halk da dikleniyor.
Üniversiteye gidiyor, talebe ayağa kalkıyor.
Anayasa Mahkemesi’ne gidiyor, hukuk karşısına dikiliyor. Danıştay’a gidiyor, hataları bahsi açılıyor.
Konuğu geliyor; demokrasi dersi dinliyor.
Maden bölgesine gidiyor, yuhalanıyor.
Kendi kabarttığı öfke dalgası, tehlikeli bir şekilde kendisine yöneliyor.
O mukadderattan kaçmak için, “İnlerine gireceğiz” dediklerinden bir esnafın marketine girip saklanıyor.
Orada da yüzüne yüzüne hesap soruluyor.
Çaresiz, tokatı konuşturuyor.

***

Üç kuruşluk ekmek kavgasında, daha çok kazanç hırsı uğruna yitirdiği evladını yeraltından çıkarıp yine yeraltına defnetmiş insanların yüzüne, tarihin en iyi operasyonunu yaptığını söylüyor.
Orada aldığı oya güvenip “İşin doğasında var bu” diyor.
Uygar dünyada bu ilkelliğin örneği kalmadığı için ancak 19. yüzyıl İngilteresi’nden örnek verebiliyor.
İşin fıtratında illa ölüm olmadığını, özelleştirme politikalarının, taşeron uygulamalarının, denetimsizliğin, kâr maksimizasyonu peşindeki vahşi kapitalizmin bu katliamı hazırladığını biliyor.
Oradaki canları kurtarabilecek bir önergeyi daha iki hafta önce reddettiğini pekâlâ hatırlıyor.
İktidarı döneminde iş cinayetlerinin yüzde 40 arttığını, bu son katliamla toplumsal öfkenin iyice kabardığını görüyor.
O yüzden bu “fıtrat”a karşı çıkanlara, danışmanıyla birlikte tekme tokat girişiyor.
Tepki bir ateş topu gibi ülkeye yayıldığında da, ilk işi Gezi Parkı’nı kapattırmak oluyor.
Köşeye sıkıştırılıp habire dövülen toplumların sonunda nasıl patladığını iyi biliyor.
Gezi’yi unutamıyor.
Korkuyor.

***

Korkmalı!
“Üzüntümüz, öfkemizin tohumudur” pankartından...
“Olağan şeyler bunlar” diyerek canını hepten yaktıklarının isyanından...
Makam arabasına saldıranlardan, market kapısına dayananlardan...
Onca baskıya, gaza, mermiye, zulme rağmen inatla sokağa çıkanlardan, kendisinden korkmayanlardan korkmalı...
“Alın yazısı” diye boyun eğmeyenlerin öfkesinden, o yumruğun iadesinden, yarın korumaların da yetmemesinden korkmalı...
İşin doğasında var bu...
Despotsan, fıtratın çoğu korku...  

Can DÜNDAR | Tüm Yazıları
Hits: 997