Din hikâyeleri

~ 12.05.2014, Hüsnü MAHALLİ ~

Suriye'de savaşan militanlara cihat nikahı adı altında seks hizmeti vermek için kandırılarak oraya gönderilen Tunus ve başka ülkelerin genç kızlarının hikayelerini biliyorsunuzdur.
Bugün ise yine konusu kızlar olan daha farklı bir hikayeden söz etmek istiyorum.
Boko Haram örgütünden.
Bu örgüt 11 Eylül sonrasında Kaide'ye bağlı olarak Nijerya'da kuruldu. Nijerya ise Afrika'nın batısında 170 milyon nüfusunun % 40'ı Müslüman olan önemli bir ülke. Radikal İslamcı Ebubekir Şekau ve arkadaşları tarafından 2002 başlarında kurulan örgütün amacı ülkede İslami bir şeriat düzeni kurmak. Bunun için de Batı kaynaklı eğitim düzeni ortadan kaldırılmalıydı. Yani kızlar okutulmamalı, okuyanlar da erkekle karışık olmamalıydı. Buna uymayanlar da cezalandırılacaktı. Tıpkı 14 Nisan'da olduğu gibi. Örgütün militanları bir kız okulunu basarak 250'den fazla lise öğrencisini kaçırdı. Üç gün önce örgüt 'Bu kızlar köle yani cariye olarak satılacak veya zorla evlendirilecek' dedi.
 İslamcı olduğunu söyleyen, öyle görünen ve bu yoldu cihat ettiğini sanan ruh hastalarının işi gücü kadınlar. Onlara söylenecek çok şey var ama şimdilik kadınlar kadar kafalarını taş düşsün demekle yetinelim..
> .....

Peki erkeklerle uğraşanlar ne yapıyor?
> Kızıl Deniz'in güney girişinde bulunan Cibuti çok önemli ve stratejik konumda bir Arap Müslüman ülkesi. 23 bin kilometrekarelik yüzölçümü ve bir milyon nüfuslu ülkenin neredeyse yüzde otuzu Amerikan, Fransız ve İngiliz üsleri ile işgal edilmiş. İsrail istediği zaman bu üslerden yararlanabiliyor. Bu ülkenin Müslüman lideri İsmail Ömer üç gün önce Washington'daydı. Nede dese beğenirsiniz Başkan Obama'ya : Ülkemizdeki üsleriniz sonsuza dek kalabilir.
 Obama doğal müttefiki İsrail, İngiltere ve Fransa ile Afrika'yı ve daha önemlisi Kızıl Deniz ve Suudi Arabistan'ı buradan kontrol ediyor.
 Üstelik İsmail Ömer demokratik (!) seçim ile başkan olmuştu.
> .....
 Tıpkı Sudan Cumhurbaşkanı Ömer Elbeşir gibi. O da İslamcı bir başkan. Ülkesini şeriat ile yönetmeye çalışıyor. Üç yıl önce ülkesinin üçte biri elinden alınarak Batı ve İsrail destekli Hıristiyan ve ateist  Afrikalılara verilerek Güney Sudan diye bir ülke kuruldu. Bu ülke en az Etiyopya kadar Sudan ve Mısır için çok önemli. Çünkü Nil Nehri buralardan geçiyor. Şimdi bu ülkede yani Güney Sudan'da iç savaş var. Çatışan iki taraf Hıristiyan olduğu için Hıristiyan Batı'nın tümü bu bölge ile ilgileniyor. Kerry ve Ban Ki- mun barıştırmak için yoğun çaba harcıyorlar. İsrail de devrede. Tıpkı Afrika ülkelerinin çoğunda olduğu gibi. Etiyopya Hükümeti'ne kredi ve teknik destek vererek Nil üzerinde dünyanın en büyük barajını yaptırıyor. Bu barajdan dolayı belki de Etiyopya Mısır ile savaştırılır. Yani Mısır'ın derdi yalnızca Müslüman Kardeşler değil.
> .....
 Afrika'da bu ve benzeri karışık ve karanlık dümenler çevrilirken en doğuda dünyanın zenginlerinden Brunei Sultanı Hassanal Bolkiah ülkesinde uygulanan şeriat düzenini daha da katılaştırmaya çalışıyor. Yeni düzenlemelere göre, camiye gitmeyenlerden tutun da evlilik dışı hamile kalanlara kadar İslama aykırı suç işleyenler kırbaçlama, recm, el kesme ve idam ile cezalandırılacak. Geçen yıl Türkiye'yi de ziyaret eden ve petrol ile doğalgaz zengini Sultan hazretleri Batı dostu olduğu için hiç kimsenin sesi çıkmıyor.
 Tıpkı yıllardır 'İslamın ve Müslümanların hamisi ve finansörü' Suudi yönetimine ses çıkarmadıkları gibi.
 Oysa aynı Batı 'Arap Baharı' sürecinde Mısır, Libya, Tunus, Yemen ve Suriye'de demokrasi ve özgürlüğü savunuyor ve bunun mücadelesini verdiğini söylüyordu.
 Hem de çağdışı, ilkel, bağnaz, rezil ve İslam  düşmanı Suudi, Katar ve körfez ülkelerinin  yönetimleri ile..
 Tabi AKP yönetiminde Türkiye'nin de hakkını yememek gerekiyor.
 Sonuçta burada da Osmanlı mirasçısı din eksenli bir anlayış egemen.
 Batı ise yüz yıllardır bu din işinden çok hoşlanır.
 Radikalini, ılımlısını, yumuşağını, lightını, sertini, döneklisini, yalakalısını...
 Yeter ki uyumlu olsunlar.
 Bizim coğrafyada ise bunlardan geçilmiyor.
 Bahaneleri de hazır: Her şeyi din, iman ve Allah için yapıyoruz.
 Yalan söylemek, kazık atmak, nankör ve gaddar olmak, çalmak, rüşvet almak, tüm değerlere ihanet etmek, insanları her konuda zorlamak, hak ve hukuku tanımamak, el ve kafa kesmek, hunharca öldürmek ...
 Ve daha neler neler.
 Hadi bu dünyada safları kandırıyorlar.
 Peki gerçekten inanıyorlarsa huzura çıktıklarında acaba Allah'a ne diyecekler ?

Hüsnü MAHALLİ | Tüm Yazıları
Hits: 900