TYS ile Kırk Yıl

~ 10.05.2014, Ataol BEHRAMOĞLU ~

Türkiye Yazarlar Sendikası kırkıncı kuruluş yılını kutluyor.
Bu kırk yıllık tarih hem yazar örgütümüzün, hem ülkemizin, hem de sendikaya 1974’teki kuruluşundan bugünlere emek vermiş herkesin kişisel yaşamlarının tarihidir. Çünkü bütün bu tarihler, birbirinden ayrılamazca, birlikte, iç içe yaşandı…

***

1974 Eylülü’nde 4 yıllık yurtdışı serüveninden döndüğümde TYS kurulalı birkaç ay olmuştu. Doğal olarak hemen üyesi oldum ve bugün meslek örgütümüzün kuruluşundan bu yana üyesi olma onurunu taşıyan az sayıda kişiden biriyim. İlk başkan Yaşar Kemal’di. Sonraki başkan Aziz Nesin ise Türkiye Yazarlar Sendikası’nın gerçek anlamda yaratıcısıdır. Gerek yazarlık mesleğine ilişkin sorunlarımızın çözümü, gerek düşünce özgürlüğü alanında bitip tükenmez savaşımlarımız, gerekse başka ülkelerin yazar örgütleriyle bağlantılar konusunda ona borcumuz sonsuzdur. Aziz Nesin’in başkanlığının sanırım ikinci döneminde sendikanın genel sekreteri olmuştum. Daha sonra da onun ardından iki dönem TYS başkanı olmanın paha biçilmez onurunu yaşadım. Kendisinden çok şey öğrendiğim Aziz Nesin’e ilişkin anılarım, ölümünün hemen ardından yazdığım “Aziz Nesin’li Anılar” adlı kitabımdadır…

***

Türkiye Yazarlar Sendikası ve özellikle de Aziz Nesin denince aklıma ilk gelen yapıtlar Demirtaş Ceyhun’un anılarıdır. Başkaca da kitap oylumunda çalışmalar yapıldı mı, anımsamıyorum ve pek sanmıyorum. Bu konuda yazabilecek pek çok yazarımız bugün ne yazık ki hayatta değil... Bence şu anda bu konuda en geniş kapsamlı ürün verebilecek olan kişi, TYS’nin Aziz Nesin’den sonra belki en büyük emekçisi Adnan Özyalçıner’dir. Adnan Özyalçıner, henüz hayatta olan en eski üyelere de danışarak, görüş ve destek alarak böyle bir çalışmaya girişmelidir…

***

1970’li yıllarda, üç beş metrekarelik emanet odalarda her an öldürülme tehdidi altında sendika çalışmalarını sürdürdük…
1980’de kapısına kilit vuruldu ve 12 Eylül mahkemelerinde ağır hapis cezaları tehdidiyle yargılandık…
12 Eylül belası sonrasında bu kez köktendinciliğin tırmanmasına karşı yine özellikle Aziz Nesin’in öncülüğünde bir başka savaşım başladı…
Sivas’ta Aziz Nesin ölümden kıl payı kurtulurken sendikaya sonsuz emek vermiş Asım Bezirci, yanı sıra da TYS üyeleri Metin Altıok, Behçet Aysan, Uğur Kaynar gerici kudurmuşluğun kurbanı oldular.
Yetmişli yıllarda ve sonrasında katledilen ve çoğunluğu hiç kuşkusuz TYS üyesi olan yazarlarımızla birlikte Türkiye Yazarları Sendikası şehitler vermiş bir örgüttür ve onu gözümüz gibi korumamız gerekiyor…

***

Gelgelelim kırkıncı kuruluş yılı kutlanmaktayken Türkiye Yazarlar Sendikası yeni bir tehditle karşı karşıyadır. Günümüz Kültür Bakanlığı, sendikanın genel merkez olarak yararlandığı (F. Sağlar’ın bakanlığı döneminde elde edebildiğimiz) bir odacığın bulunduğu Yıldız Sarayı ek binalarından birinin arka cephesini oluşturan, Arabacılar Dairesi diye anılmaktayken TYS tarafından yazarlarımıza ilişkin anı ve belgelerin korunup sergilendiği bir müze belgeliğe dönüştürülen bölümü boşalttırmak istiyor… Belgelik boşaltıldığında, bugün hayatta olmayan seçkin yazarlarımızın yaşamlarına ve yapıtlarına ilişkin değerli belgeler çeşitli müzelere dağıtılacakmış… Tabii inanırsanız!..

***

Bütün uygar ülkelerde sanatçıların, yazarların yaşayıp ürettikleri yerler müzelere dönüştürülürken, birçoğunda yazar örgütleri kendi mülkleri olan görkemli yapılara ve profesyonel sekretaryalara sahipken, nice emek ve özverilerle kırkıncı yılına ulaştığında hâlâ emanet bir odacıkta çalışmalarını sürdürmekte olan Türkiye Yazarlar Sendikası’na destek olmak yerine, edebiyat müzesine dönüştürülen koridorumsu bir bölüm, bir Arabacılar Dairesi çok görülüyor... Sendikanın bu konuda açtığı davanın sonucunu da beklemeksizin Edebiyat Müzesi’nin boşaltılmasını dayatan Kültür Bakanlığı ısrarını sürdürmeye devam ederse, bu büyük çelişkiyi ve yasa tanımazlığı uygar dünyaya açıklamakta çok güçlük çekecektir.  

Ataol BEHRAMOĞLU | Tüm Yazıları
Hits: 1040