İstanbul bu giysiye sığmaz

~ 31.01.2014, Aydemir GÜLER ~

Gezi’nin Haziran direnişine dönüştüğü anda Kadir Topbaş da düştü aslında. Diktatörün İstanbul acentası olarak bir iradeyi bile temsil etmiyordu. Halkla karşı karşıya gelmeyi kaldıramazdı.

O ilk günlerde birçok AKP’li gibi o da kıvırtmayı, sorunun etrafından dolanmayı denedi. Hiç kuşku yok, Erdoğan bu kadroları gibi davransaydı çoktan iktidardan düşmüş, emekliye ayrılmış olurdu.

Direndi ve halen başbakan!

Kadrolarının büyük çoğunluğu da onun sayesinde yerinde.

Ancak zamanında geri adım atmış olması halinde, hep birlikte huzurlu birer emeklilik olanağı bulabilecek olan bu topluluk, giderek kariyerlerini mahkemelerde sürünüp hapislerde çürüyerek tamamlama riskini alıyorlar.

Kadir beyin bir kez daha belediye başkanlığına oynaması kadar saçma bir şey olabilir mi! Her yanı dökülen, yeşilden gri-kahverengine dönen, bir noktasından diğerine gidilemeyen, hava kirliliğinde boğulan, 99 depreminden bu yana milim adım atılmayan, tersine toplanma yerlerinin bile satıldığı, plansız, ne kadar sevilse de yaşanmaz hale gelen bir şehrin düşüşünün adı Topbaş!

Bu kadarla kalsa iyi. Yukarda söylediğim gibi, bu adam yükselen kitlesel tepki karşısında masanın altına saklandı. Sonra kaderini, ister istemez, reisinin çılgın dediği deli saçması rüyalara bağladı. Her tarafından hukuksuzluk ve yolsuzluk taşan birinden söz ediyoruz.

Paradoks şu ki, AKP Topbaş’ın yerine daha az yıpranmış, yeni birini gösterse, adamcağızın başarısızlığını tescil etmiş olacaktı. Topbaş bir çaresizlik projesidir...

Eskimiş başkanın bulduğu adaylık kredisi herhangi bir başarı nedeniyle açılmadı. Sahip çıktığı uyduruk fikirler kitleleri kandırmakta işe yaramadı.
Karadeniz’le Marmara’yı bir kere daha birleştirme zırvalığını kim takar! Milyonlarca seçmen arsa spekülatörlüğüne sardı da ben mi bilmiyorum?

Neden İstanbul’un bir ucundan diğerine, diyelim 1 saat 22 dakikada gidebilecek olmaktan heyecanlanalım? Oradaki AVM ile buradaki arasında ne fark var ki!

Kamu hastanelerini şehrin dışına çıkartınca neden sevindirik olsun halkımız? Hastane yolunda ölme olasılığı artacak diye mi Topbaş’ı basacaklar bağırlarına!

Hepsi palavra.

AKP yobaz ve cahil tabanını sertleştirerek, kışkırtarak enerjiyi çekirdekte yoğunlaştırıyor. Ancak söz konusu kuvvetin yayılması, bulaşması, genişleyen halkaları cezbetmesi imkansız. Maksat terörize etmek, baskılamak. Bunun için Erdoğan’ın her gün daha da öne çıkması, tanrısallaşması, hologramlaşması gerekiyor. Kadrolar onun gölgesinde eriyip gidiyor.

İyi de böyle adaylık olur mu, diyeceksiniz... Haklısınız, olmaz! İstanbul’da belediye başkanlığına ve başka yerlerde başka görevlere AKP’nin adayı artık Tayyip Erdoğan’dır. Topbaş, Merkez Bankası başkanı, TOKİ başkanı, hepsi Erdoğan’ın cansız suretleridir.

Bu suretlere “can” hediye eden CHP’dir!

Topbaş, karşısına alternatif diye Sarıgül sürüldüğü için saklandığı masanın altından insan içine çıkabildi. Suretten belediye başkan adayına dönüştü.

Kadir ile Mustafa karşıt takımların kaptanları değiller. Yıllardır birbirleriyle pek güzel geçinmekle övünen bu ikili ağızlarından dini, peygamberi düşürmez. Sarıgül’e kalsa Erdoğan bir dünya lideri. Öteki ne kadar tepesine çıksa da, çatışmanın sınırı olacak.

Zira Sarıgül’ü var eden, Erdoğan modelinin alternatifi olma iddiası değil sürdürücüsü olma umudu!

Diğer adaylar bu tabloya çoğulculuk kazandıran aksesuarlardan ibaret. Paranın, yobazlığın ve Amerikan sevdasının yozlaştırıcı etkisine karşı sözleri var mı? Sosyalist olmayan bir alternatif mümkün olabilir mi?

İstanbul bu deli saçmasına layık değil. İstanbul yobaz ve emperyalist piyasa modeline sığmaz ki!

Aydemir GÜLER | Tüm Yazıları
Hits: 834