Entel sorunu

~ 22.08.2013, Hüsnü MAHALLİ ~

Bu aralar en sık kullanılan cümle : Her türlü darbeye karşıyım

Bu cümleyi en çok kullanan da liberal aydınlarımız yani 'Yetmez ama  evet'çiler.

Biraz da Mısır'daki isimdaşlarına baksınlar..

Onlar da Haziran 2012'de aynı söylemle Mursi'ye destek verdiler ama bir yıl sonra da Mursi onları tasfiye etmeden sokağa döküldüler.

Dönelim darbeye..

25 Ocak 2011'de Tahrir'i dolduran yüz binler ABD desteği ile 30 yıl ülkeyi yöneten Mübarek'in istifasını istedi. 11 Şubat'ta ordu DARBE yaparak Mübarek'i görevden aldı. Başta ABD, Türkiye, Suudi Arabistan olmak üzere herkes bu DARBEYİ demokrasinin zaferi olarak ilan etti. Askerler seçim sözü verdi ve bu sözlerini tutarak Müslüman Kardeşlere iktidar yolunu açtılar ve Haziran 2012'de Mursi'nin Cumhurbaşkanı olmasını sağladılar.

Bir yıl sonra Mursi karşıtı 25 milyon insan sokağa döküldü. Mursi de yandaşlarına 'Siz de sokağa çıkın ve onlara gereken dersi verin' deyince asker iç savaş endişesiyle DARBE yaparak Mursi'yi devirdi.

11 Şubat 2011 - 3 Temmuz 2013 ve iki DARBE..

Fark ne ?

Bunun yanıtını biz değil Mısır halkı verecek?

Yok eğer amaç darbeler ve demokrasi kavramlarını tartışmak ise bu abesle iştigal olur.

Demokrasi ile seçilen Bush ve Blair, Irak ve Afganistan'ı işgal ederek yüz binleri öldürdü..

'Demokrasinin' geldiği bu iki ülkedeki durum ortada!

Portekiz ve İspanya'da ise gerçek demokrasinin yolu darbelerle açılmıştı. Aynı demokrasi bu iki ülkeyi iflasın eşiğine getirdi.


Mursi ise askeri DARBENİN açtığı yol ile seçmenlerin % 22'sinin oyu ile iktidara geldi ve halk destekli askeri DARBE ile gitti..

'Hayır' diyenler biraz okusun ve 6-7 ay sonra yapılacak seçimi beklesin.

Hiç kimse Mısır halkı adına konuşma hak ve yetkisine sahip değil.

Suriye halkı adına konuşanların geldiği nokta ortada.

Esad'a zalim diyenler şimdi artık on binlerce ruh hastasının yaptığı katliamları görmezlikten geliyor.

Tıpkı Irak'ta her gün öldürülen onlarca insanı görmemezlikten geldikleri gibi.

Gelelim darbecilerin katliamlarına!

Tek taraflı haber vermenin ve sürekli yalan söylemenin mesleki ve vicdanı bir sorumluluğu olmalı.

Darbecilerin ve Mursi muhaliflerinin ne dediklerini bilen yok..

Oysa olup bitenlerle ilgili çok şey anlatıyorlar.

Kimse demagoji yapmasın.

Hele laf olsun diye 'her türlü darbeye karşıyım' deme şirinliğini göstermeye çalışan liberal enteller ya da entel liberaller..

Mısır ve Türkiye karıştırılmamalı.

'Darbeye karşıyım' diyenler 'Biz de Müslüman Kardeşler'in diktatörlük ve faşizmine karşıyız' diyen milyonlarca Mısırlıya kulak versin.

Kararı buradaki enteller değil Mısır halkı verecektir.

Tıpkı Suriye'de olacağı gibi.

Gelelim 'Camiler basılıyor, insanlar öldürülüyor' yaygarasına.

Bunu samimi ve içten söyleyenler acaba benzer tepkiyi neden Irak ve Suriye'de göstermediler, göstermiyorlar ?

Irak'ta çoğunluğu Şiilere ait camiler hemen hemen her gün bombalanıyor ve içindeki insanlarla yakılıyor..

8 Nisan 2012'de dünyaca tanınmış din adamı Ramazan Elbuti onlarca öğrencisi ile birlikte bir camide öldürüldü. Hem de Nusracı bir intihar eylem ile.. Peki o zaman neden hiç kimse bir tepki göstermedi. Neden yandaş medya kıyameti koparmadı? Şimdi Mısır için sokaklara dökülenler acaba neden o zaman sesini çıkarmadı? Yoksa ABD'den ve Mursi'den izin mi çıkmamıştı!!!

İdeolojik hesaplarınız için taraf olabilirsiniz..

Ama halka hep yalan söyleyemezsiniz.

Yalanlarınızın sonunu Suriye ve Irak'ta gördük..

Bunların vebali çok ağırdır.

Liberal entel dostlar siz de anlamsız ve içi boş cümlelerle oyalanmayın.

Kavramları doğru ve anlayarak kullanın..

Ama ille de bir şeyler söyleme gereğini duyuyorsanız o zaman Mısırlıların dediği gibi

"Her şeyden anlarız ama bahtımız yok" deyin ve

"onun için de dönek ve yandaş olduk" diye ekleyin.

Yoksa 28 Şubat sürecinde askerler DARBE yapınca rahmetli Erbakan'ın neden sesini çıkarmadığını ve Mısır'da olduğu gibi Refah partililere 'meydanları ölümüne boşaltmayın' demediğini BİLİMSEL olarak araştırın.

Doğruyu bulduğunuzda AKP'nin 5 yıl sonra iktidara nasıl geldiğini de anlarsınız.

(Yurt Gazetesi)

Hüsnü MAHALLİ | Tüm Yazıları
Hits: 824