Gezi Direnişleri ve Sivil Toplumculuk

~ 21.07.2013, Av. Müşür Kaya Canpolat ~

Ülkemizde, sivil toplumculuk görüşlerini ilk kez ortaya atan hocamız Prof. İdris Küçükömer, Batı toplumunu var eden, “sivil” ilişki ve aralıkların bizde var olmaması nedeni ile Batılılaşamayacağımızı iddia etmişti.

Sivil toplumun, sivil ve özgür bireylerden oluşabileceği, her türlü vesayetin buna engel olacağı açıktı. Tarihsel gelişme içinde binlerce yıldan beri süregelmiş olan vesayetlerden kurtulmadıkça, aşiret ilişkileri, cemaat ilişkileri kırılmadıkça, bireyin gerçek bir yurttaş olması sağlanmadıkça, sivil toplumun tabanını oluşturmak olanaksızdır. Kendini vesayet altında gören, özgürlükten yoksun, bağımlı kişiliklerle sivil toplum aşamasına ulaşılamayacağı açıktır. Demokrasiye de...
Prof. İdris Küçükömer, tarihsel, sosyal, kültürel ve ekonomik engelleri araştırmakla yetinmemiş, biyolojik şartlanmalara, genetiğe, alışkanlıklara kadar uzanmıştır. Hocamız 26 yıl önce vefat etmiştir. Ölüm yıldönümünde (5 Temmuz 1987) onu saygı ile anıyorum. Yakın tarihimizde yaşadığımız toplumsal olayları tekrar etmeden, Hocamızın öngörülerinden ve demokrasi isteğini öne alan bazı sol kesimlerin de desteği ile yaşanan iktidar değişikliği bir kısım vesayetin kırılmasına yol açmıştır.
Henüz aşiret ve cemaat vesayeti, hatta ana baba vesayeti kırılmamış olmakla birlikte l990 kuşağı önceki ’68 kuşağından da daha özgür yetiştiği için, kendi başına buyruk davranma cesaretini göstererek önce Taksim Gezi Direnişi’ni başlatmış ve yılmadan, korkmadan direniş ve dayanışmayı tüm meydanlarda sürdürmeye devam etmiştir. Tarihimizde benzeri yaşanmamış olan bu ilk direnişin adı
“sivil toplum direnişidir.” Prof. İdris Küçükömer maalesef bu direnişi göremeden ölmüştür.
Bu direniş hiçbir vesayete teslim olamaz. Öldürmeler, işkenceler tehditler sökmez. Askeri vesayeti kıran bu iktidar, toplumun ve gençliğin üzerinden vesayet kalkınca, kendi vesayetinin başlayacağını sanmıştır. Öyle umduğu anlaşılmıştır.
Sivil toplum oluşturabilmek için ne hocanın araştırmalarını ne de bilim adamlarını dikkate almış, büyük çoğunluğun desteği ile demokrasiyi kurma çabasına hiç girmemiştir. Batı toplumlarının tarihini incelemiş olsalardı o toplumların “sivil toplumdan” geriye dönüşü olmayan bir yolda olduklarını göreceklerdi. O toplumlarda niçin darbeciliğin sökmediğini de okuyacaklardı. Çünkü özgür ve bağımsız bireyler sivil toplumun hem temeli hem de güvencesidir. Elbette demokrasinin de...

(Cımhuriyet)

Av. Müşür Kaya Canpolat | Tüm Yazıları
Hits: 1569