Osmanlı Olmadı, MHP Alalım

~ 02.07.2013, Orhan BURSALI ~

Şu sıralarda, RTE’nin Apo ile İmralı’da “imzaladığı” “barış süreci” tartışılır oldu: Var mı yok mu? Apo İmralı’dan uyarıyor... Karayılan demeçler veriyor.. Demirtaş süreç için gitti-geldi ama kurtardık, diyor. RTE, gerillanın henüz yüzde 15’ini geri çektiler diyor, PKK ise büyük çoğunluğunu çektik (yüzde 85, yani) diyor. Apo “özsavunma güçleri”ni Cizre’de piyasaya sürüyor. Karakol güçlendirilmesini protesto eden ve çadırları yakanların üzerine ateş ediliyor, Lice’de 1 ölü ve yaralılar...
Başka? Bunlardan önce, RTE Kazlıçeşme’de Gezi’ye karşı düzenlediği mitingde İmralı’da kucaklaştığı Apo’ya demişti... MHP’lilere
“tek bayrak, tek devlet, tek dil” diyerek öpücükler göndermişti...
RTE,
Barış Süreci’ni sona mı erdirdi? Ne oluyor?.. Anlamaya çalışalım...

 

***


RTE Apo ile masaya otururken, kaybedeceklerini hayli hayli aşacak üç önemli yarar hedeflemişti:
a) Başkanlık anayasasına BDP’nin desteğini almak ve kendini başkan seçtirmek,
b) 30 yıllık savaşı bitirmeyi başaran kişi olarak, oylarını artırmak ve iktidarını sağlamlaştırmak,
c) Apo ile anlaşma gereği Ortadoğu Kürt bölgelerini de içerecek bir Türk-Kürt Federasyonu kurmayı hedefleyerek,
“sınırlarımızı genişletiyoruz, Kerkük-Musul petrollerine ortak oluyoruz” diyerek “Sınırlarını genişletip büyüyen Türkiye” varsayımını millete yutturmak... (Bu zokayı yutan solcuların da sayısı çok...)

 

***


Peki geldiğimiz nokta nedir?
Önce
c şıkkına bakalım: RTE-Davutoğlu için en önemli hedef olan “Ortadoğu’da Osmanlı’yı ihya etmek” politikasının imkânsızlığı görüldü. Apo’nun, 4 parça Büyük Kürdistan’ın lideri unvanının, Barzani-Talabani varlığı karşısında, yüksekten atma olduğu görüldü. Barzani, Irak merkezi hükümetiyle görüşmelere başladı... Ankara- Apo ittifakının kendisine karşı yönünü mü gördü... ABD’nin karşı olduğu Ortadoğu’yu kapsayacak bir Türk-Kürt federasyonu, Davutoğlu’nun teori kitaplarında, emperyalist hırsların tortuları olarak kalır...
Eğer bu
“federasyon” imkânsızsa, geride RTE-Davutoğlu’nun ellerinde tek bir “federasyon” kalıyor: Türkiye sınırları içinde, ABD’nin de çaba sarf ettiği “Ankara-Diyarbakır Federasyonu”. Ama RTE için bu bir kazanç değil, bir bölünme; yeniden iktidarını bile imkânsız kılabilecek bir durum...
Ya
“Akil Adamlar” ne oldu bu arada? Onlar zaten RTE için anketörlerdi! RTE onların raporlarını gördü, süreci tamamladı ve hepsini elinin tersiyle silip süpürdü... (Ali Ağaoğlu’nun, reklamlarda, mimarlarının yüzlerce planını masadan aşağı atma sahnesini hatırlayın...)

 

***


A şıkkına bakarsak: RTE’ye diktatör yetkisini hukuki olarak da sağlayacak bir anayasaya BDP’nin, federasyon, özerklik vb. kararını kabul ettirmeden evet demesi mümkün değil. Bu görüldü. Bu onay, en azından, özellikle İstanbul gibi büyük kentlerde, tabanda önemli bir bölünmeye yol açabilirdi... Ne Apo ne BDP, RTE’ye zerre kadar güvenmiyor. Bunu yazın bir kenara. Kesin almadan vermezler! Anayasada isteklerini görmeden, adım atmazlar..
RTE, BDP’nin de onay vereceği bir anayasayı halka kabul ettiremeyeceğini görüyor. Bu nedenle asgari bir değişikliği, partili Cumhurbaşkanlığını ileri sürmüştü... Ama şu aşamada,
Gül ile bir görev değişikliğine razı olmaya kadar inebilir...

 

***


Sonuçta, b şıkkının gerçekleşmesinin önünde dağlar var. RTE bu dağları aşamayacağını gördü, bu nedenle yan mı çiziyor? İmralı ile kucaklaşmayı unutarak, ebedi göz ağrısı MHP’lilere dönüp kardeşlerim benimmm mi diyor?
Yan mı çiziyor? Tam da değil. Kürtlerle köprüyü tam atmak istemeyebilir ama şunu kesin söyleyebiliriz: RTE zaman kazanmak istiyor... Tıpkı önceki seçimlerde gördüğümüz ateşkesler gibi, çatışmasızlık durumunu oya tahvil etmek istiyor. En azından
marttaki yerel seçimlere kadar! Kürtlere, henüz yüzde 15’i çektiniz, demesi de bundan...
RTE’nin
gönlünde yatan her zaman MHP’dir. Apo ve Kürtleri düşük düzeyde ilişkilerle ve oy kaybettirmeyecek hoşgörülerle idare edebilir ve onların umutlarını ayakta tutabilir. (Oysa PKK-BDP süreci çok hızlandırdı, burada hayal kırıklığına uğrayacak gibi!) Bu arada da MHP üzerinde dikey-yatay-derin, enlemesine boylamasına çalışmalarını sürdürür...
“Gelin sizinle seçimlerde koalisyon kuralım” önerisi, yutamayacağını anladığı zaman, “son teklifim” diye MHP’nin karşısına çıkabilir... Yazıyorum: Kabul de görür.. Osmanlı olmadı, MHP alalım/verelim abi...

 

***


RTE çok tehlikeli politikaların insanı, bırakın 2023’ü, 2015’i bile Türkiye’ye çıkartamayabilir. bir diktatör heveslisiyle ülkenin gideceği Bir yer yok...
Zaten alacağı yol da kalmadı gibi...

2 Temmuz 2013 - Cumhuriyet

Orhan BURSALI | Tüm Yazıları
Hits: 974