Köşk'e nasıl çıkacak?

~ 08.06.2013, Güngör MENGİ ~

Başbakan’ın yurda döndüğünde bir balkon konuşması yaparak işleri yoluna sokacağı bekleniyordu.

Kendisinden önce hayal kırıklığı ulaştı memlekete...

Muhalefetin harekete geçirdiği kalabalıklarla yaratmak istediği göz dağına aynı ile mukabele etmek sayılara meraklı Tayyip Erdoğan için daha etkileyici görünmüş olmalı ki on binler gece yarısı yollara döküldü.

Gezi Parkı eylemlerinin Türkiye’deki demokrasiye çağdaş kalite kazandırdığı yolunda oluşan mutluluk yaralandı, zarar gördü.

Bu kitle içinde AKP seçmeni bulunmuyor olabilir mi?

Taksim Gezi Parkı’nı kurtarmaya dönük eylemlerde oluşan ilişkiler mutlaka dengeleri sarsıp yeni saflaşmalar getirecektir.

“Tek adam” buyruklarıyla yönetilen bir “polis devleti”...

Yazıktır ki içeriden ve dışarıdan görünen budur.

Eskiden bu tür sapmalar dış basında değinilir, geçerdi.

Şimdi öyle değil. Türkiye kaybedilme riski göze alınmayacak kadar önemli bir ülkedir artık.

Başbakan bunun avantajını kullanmalıdır. Kullanmıyor.

Yurda dönüşünde, had bildirir bir havada “Topçu Kışlası yapılacak, eylemler derhal son bulacak” diye buyruk vermesi siyasette ustalık dönemini yaşadığı iddiasını sakatlıyor.

Batı medyasında Türkiye ile ilgili tahliller, haberler şaşırtıcı bir yoğunluk kazandı.

“Ne olacak bu memleketin hâli?” sorusu her gün yabancı basında farklı bir cevap bulabiliyor.

İngiliz medyası dün Thatcher ve De Gaulle’ün sonunu getiren bedeli Tayyip Erdoğan’ın da ödemek zorunda kalabileceğini yazıyordu. Bu iki büyük siyasetçi, başarısız olmadıkları hâlde sahneden çekilmişlerdir.

Economist dergisi aynı sebebin Erdoğan’ı bitireceğini yazarken şu ifadeyi kullandı:

“Türkler Erdoğan’dan bıkmaya başladı!”

Dergi, Erdoğan’ın güçlü başkan hayali kurmaktan vazgeçerek parlamenter sistem sınırlarına razı bir Cumhurbaşkanı olmayı kabul etmeye kendini alıştırmasını öneriyor.

“Partinin liderliğini ve icra yetkisini bu seçimde daha bir devlet adamı gibi davranan Gül’e devretmeli” diyor.

Hizmetin kalitesi!

Başbakan “polis aşırı güç kullanmış olabilir ama görevini yapmıştır” dedi.

Bu tespit, acımasız polis müdahalesine onay vermemelidir.

Çünkü polisin aşırı güç kullanması nedeniyle elde edilen sonuç “Ameliyat başarılı geçti, fakat hasta öldü” diyen doktorun gülünçlüğünü hatırlatıyor.

Tabii şu da var:

“İyi bir amaç için kötü ve uygunsuz araçlar kullanmak da ahlâk suçudur!”

(GazeteVatan)

Güngör MENGİ | Tüm Yazıları
Hits: 821