İkiyüzlülükte sınır yok!

~ 17.05.2013, Necdet SARAÇ ~

Sanki biraz daha zorlasalar milleti Reyhanlı katliamını bile Kılıçdaroğlu’nun örgütlediğine inandıracaklar. Olacak gibi değil ama CHP ve Kılıçdaroğlu’nun karşısında olan herkes bir anda Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup Başkanı Hannes Swoboda’yı alkışlamaya başladı. Niye? Kılıçdaroğlu, Reyhanlı saldırısının sorumlusu olarak Erdoğan’ı gösterdikten sonra Esad’la kıyaslayarak her ikisinin de “baskıcı” olduklarını ve uygulama açısından aralarında yalnızca “ton farkı” olduğunu söylemiş.

Dün Avrupa Birliği’ne de, sosyalistlere de demediğini bırakmayanlar bir anda Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup Başkanı Hannes Swoboda’nın arkasında ip gibi sıraya dizildiler. Bunun başını da kuşkusuz AKP kurmayları ile o kurmay heyetinde yer almak için can atan dönekler çekti…

Oysa daha dün, Avrupa Birliği 2012 İlerleme Raporu yayınlandığında, raporda düşünce özgürlüğünden inanç özgürlüğüne, Kürt meselesinden Ergenekon davalarına kadar birçok haklı eleştiri yer aldığı için, “bu kadar haksızlık olur mu” diye ortalığı velveleye verenler, Avrupa’yı “psikolojik hasta” ilan edenler de kendileri değil miydi? AKP’nin Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış neler demişti, hatırlıyor musunuz?

"AB'nin beden sağlığı kadar ruh sağlığı da ciddi bir buhran içindedir. Bunun neticesinde AB psikolojik sorunlar yaşamaktadır… Adalet ve hakkaniyetten uzaklaşan, gerçeklere gözlerini kapatan, barış, demokrasi ve özgürlük çağrılarına kulak tıkayan bir AB, insanlığa umut veren değil, dünyayı endişeye sevk eden bir AB olur…"

Bunları diyen sıradan bir AKP’li değildi. Avrupa’dan sorumlu bir bakandı! Bunların söylenmesinin üzerinden daha 5-6 ay bile geçmedi. Avrupa Birliği aynı AB, Avrupa Parlamentosu da aynı AP ama Sosyalist Grup Başkanı Kılıçdaroğlu’nu eleştirdi ya, her şey bir anda unutuldu. Artık onlardan iyisi ve doğrusu yok! Olacak gibi değil, fıkra gibi ama gerçek! Çünkü önemli olan temize çıkmak. O halde, vurun abalıya!

Tamam, CHP yönetimi çok becerikli değil. Tamam, CHP bir ileri iki geri yapıyor! Tamam CHP, geçen yılki Genel Kurul’da oybirliği ile aldığı ve Türkiye’de Cumhuriyetçilerden Kürt hareketine, emek hareketinden sosyalistlere kadar uzanacak çok geniş bir çevreyi yan yana getirebilecek, ülkede ve bölgede barışı da öne çıkaran, son derece eli yüzü düzgün, derli toplu 20 maddelik “Demokrasi ve Özgürlük Bildirisi”ni bırakın dışarıdakileri, kendi kadrolarına bile anlatamadı. Tıpkı geçen hafta yayınlanan 19 Maddelik “Demokrasi Bildirgesi”nde yer alan doğru tezleri anlatamadığı gibi…

Her şeyi söyleyebilirsiniz ama el insaf bu kadar da olmaz! Koca bir ülkeyi ciddi bir kaosa sürükleyen AKP, her şeyi eline yüzüne bulaştırmaya devam ediyor. Ülke bağıra bağıra savaşa doğru sürükleniyor! Bir cephede savaş biterken, AKP başka bir cephede savaş çıkarmak için elinden geleni arkasına koymuyor. Açıkça mezhepçilik yapıyor. Terörist grupları destekliyor. Silah, para, lojistik destek. Hiçbir şeyde sınır yok! Sonra… Bütün bunlardan sanki AKP sorumlu değilmiş gibi, gündemi değiştirerek  CHP ve Kılıçdaroğlu üzerinden tartışmak AKP yalanlarına ortak olmaktır!

Allah aşkına, Reyhanlı’da yaşanan katliamla ilgili olarak Kılıçdaroğlu’nun yaklaşımının neresi yanlış? Geçtiğimiz haftalarda Ceylanpınar’da, Akçakale’de, geçen gün de Reyhanlı’da patlayan bombalar kimin eseri? Türkiye’yi bu ortama adım adım AKP taşımadı mı? İktidar partisi kim? Bu ülkeyi 11 yıldır kim yönetiyor?

“Reyhanlı'da 51 kişinin ölümünden sorumlu olan iktidardır. Demokrasilerde bir ülkenin başbakanı teröristlere kamp açmaz. Özgür Suriye Ordusu'na kamp açan Erdoğan'dır. Suriye'ye terör ihraç ediyorsun sonra ne oldu aynı terör sana ithal oldu” diyen Kılıçdaroğlu’nun bu sözlerinin neresi yanlış?

Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup Başkanı Hannes Swoboda’nın Kılıçdaroğlu’nu eleştirmesinin üzerine atlayanlar, dönüp Avrupa Birliği’nin 2012 İlerleme Raporu’na hiç değilse göz ucuyla şöyle bir baksınlar!

Bunların yüzüne birilerinin artık soğuk bir su çarpması gerekiyor! İşlerine geldiğinde iktidar, gelmediğinde muhalefet gibi davranan bu zihniyetin teşhir edilmesi ciddi bir zorunluluk!  Duruma göre bazen CHP’yi, bazen Kılıçdaroğlu’nu, bazen Alevileri, Reyhanlı’da olduğu gibi bazen de solu her olumsuzluktan sorumlu tutmaya çalışmak büyük bir ayıptır! Bu sürece “sol, demokrasi, adalet, barış” söylemlerini kullanarak destek vermek ise daha büyük bir ayıptır! Bu ikiyüzlüğü bitirmenin yolu herkes için barış, herkes için demokrasi istemekten geçer! 

(Yurt Gazetesi)

Necdet SARAÇ | Tüm Yazıları
Hits: 778