'Süreç' Körün Fil Tarifi Olunca

~ 16.04.2013, Nilgün CERRAHOĞLU ~

Körün fil tarifi öyküsünü bilirsiniz

Altı körden fili tarif etmesini isterler. Körler filin yamacına varır

Biri ilk elden bacağına yapışır; Aaa. Bu ağaçtırder

Başkası gövdesini tutar; Hayır fil bir duvardıriddiasına sahip çıkar

Diğeri kulağını yakalar; Fil yelpazedir!tarifini yapar….

Beriki kuyruğa asılır; Hayır halattır!buyurur

Öteki hayvanın dişine isabet eder; Yok canım, fil mızraktır!diye dayatır

Hortumuna denk gelen sonuncusu iseHayır efendim, yılandırdiye üsteler.

Akillerinsüreçgeyikleri de biraz böyle körlerin fil tarifini andırıyor.

Herkes sürecekendi yüklediği anlamı atfediyor. Kendi çıkardığı sonuçları sürece katkı adına piyasaya sürüyor

Sürecin ne ölçüde muğlak olduğunu, akil adamlardan Tarhan Erdem kendi ağzıyla itiraf etti.

İzmire ilkakil gezisiniyapan Tarhan Bey; heyetten ekip arkadaşlarının ileri geri kullandığı özerklikgibi netameli bazı tanımlar karşısında, Benim kanaatim herkes kendi tanımını söylüyor. Biz kendi kendimize bu süreci nasıl görüyorsak, nasıl anlatabiliyorsak öyle anlatacağızdedi ve ekledi:

Son durak: ‘Başkan Baba’lık

Bize bu görevi verenler tarafından bize bu görevin tanımı yapılmış değil. Siz gidin ne isterseniz manasında Gittiğimiz yerde insanları dinleyeceğiz. Çözüm sürecini nasıl tanımlıyorlar, onu dinleyeceğiz. Biz de onlara karşı kendi tanımlarımızı söyleyeceğiz. Bu tanım heyetin tanımı olmayacak, konuşanın tanımı olacak.

Herkesinsürecikendine, başka deyişle.

Heyetin ortak tanımı yok. Kiminceduvar, kimince mızrak, kimine göre deyılanya da halatbu süreç.

Başbakanın kafasındaki sürecin bile tam neleri, ne kadar kapsadığını bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey, RTEnin tahayyülündeki sürecinşu bu biçimde eli mahkûm kendisini Başkan Babalığataşıyacak olması.

Bu bağlamda başkanlık, yarı başkanlık, ekmek arası, pilav üstü fark etmiyor: Törkiş başkanlık”, “Başkan Babalık!güzergâhın son noktası oluyor.

Görev tanımı yapılmadan ortalığa salıverilenakiller, şimdi ayırdına vararak ya da varmayarak bu Başkan Babalığagiden yolun taşlarını döşeyecekler!

Türkiyeyi bugünlere getiren yolun taşlarını vaktiyle, yetmez ama evetkampanyasına verdikleri destekle döşemiş oldukları gibi

Çoğu zaten yetmez ama evetçi. Birer birer tek seçicitarafından belirlenmiş ve Dolmabahçedeki meşhur beş saatlik toplantı sonucunda sahneye çıkarılmışlar.

Görev tanımı yok, rol tanımı var

Sahne alırken görev tanımı belirtilmemişse de oyunu yöneten biricik seçici tarafından özenli bir rol dağıtımı yapılmış

Bütün annelerin melek olduğunu hepimize anlatan değerli sanatçımız Hülya Koçyiğitten, Anadolunun, Trakyanın melek misali annelerinin gözyaşlarını dindirecek yeni bir rol bekliyorumdiyor malum seçici:

O unutulmaz Tatar Ramazanrolünde bir ekmeği beraber bölüşerek yemektir hünerdiyen Sevgili Kadir İnanırdan 76 milyonun kardeşliğine yeniden vurgu istiyoruz.Dertler, benim, hasret benim, ömrüm senin olsundiyen Sevgili Orhan Gencebaydan dertleri de hasreti de ortadan kaldıracak yeni bir duruş bekliyoruz… ‘Vizontele filminde Bir yerde mutlu mesut olmanın ilk şartı orayı sevmektir. Burayı seversen burası dünyanın en güzel yeridirdiyen Sevgili Yılmaz Erdoğandan daha fazla seveceğimiz, mesut olacağımız bir Türkiyenin inşasında katkı arzuluyoruz. Ortak vicdanı temsil etmesi gereken sanatçılar arasında bile barışa kuşku duyulması gereken bir şeymiş gibi bakanlar vardiyen değerli sanatçımız Lale Mansurdan, barışın kaybedenleri olmayacağını daha güçlü anlatmasını bekliyoruz. Meselenin sancısını yıllarca çekmiş Yılmaz Ensaroğlu kardeşimizden, yıllarca hapis yatmış sevgili Oral Çalışlardan, Sayın Doğu Ergilden, devletin değil, insanın özne olabileceğini güçlü şekilde savunan Sayın Deniz Ülke Arıboğandan, andıçlanan Ali Bayramoğlundan, hukukun sesi Kezban Hatemi Hanım’dan, milletin ve milliyetçiliğin derin analizlerini yapmış Sayın Erol Gökadan eserleri kadar yüreklerini de sürece koymalarını istiyoruz.

Tez malzemesi olabilir

Usta senaristlere ve yönetmenlere taş çıkaracak bu rol dağıtımına ancak şapka çıkarılabilir!

Akilllergörevlerini bilmeseler de, tribünlere hangi rolleri oynayacaklarını biliyorlar

Hülya Koçyiğit verdiği ilk demeçte nitekim -yönetmenin rol dağıtımıyla birebir uyumlu olarak!- derhal Ben burada bir anne olarak yer alıyorum! demedi mi?

Sanatçılar, aydınlar, yazarlar bu aleni ortaoyununun parçası olmaktan en ufak eziklik/sıkıntı duymuyorlar. Bilakis tek seçiciile yakın temas halinde bulunmaktan mutlular!

Her şey bir yana

Süreç,piyongibi öne sürülerek seferber edilen yandaşlarla,tek seçiciiktidarın ilişkileri üzerine doktora tezi olabilecek muazzam ders niteliğinde!

16 Nisan 2013 - Cumhuriyet

Nilgün CERRAHOĞLU | Tüm Yazıları
Hits: 1197