2023 için insani gelişme hedefleri gerekiyor

~ 30.03.2013, Sedat ERGİN ~

DÜNYANIN en büyük 20 ekonomisi arasına giren, Batı ekonomilerinin kriz içinde savrulduğu bir dönemde etkileyici büyüme oranları yakalayan Türkiye, iş büyümenin insani ve sosyal gelişmeye tahvil edilmesine geldiğinde aynı başarıyı gösterebiliyor mu?
 


Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) geçenlerde açıkladığı “2013 İnsani Gelişme Endeksi Raporu”, bu soruya olumsuz bir yanıt veriyor. Türkiye insani gelişme sıralamasına giren 186 ülke arasında 90’ıncı sırada yer alıyor. Yani dünya sıralamasının ortasında bir yerde duruyor.

BM, bu endeksi bir dizi ölçüt üzerinden hesaplıyor. Bu hesaplamada, ortalama yaşam beklentisi süresi (74.2), 25 yaş üstü nüfusun ortalama eğitim süresi (6.5), beklenen ortalama eğitim süresi (12.9), kişi başına düşen gayrisafi milli hasıla (13.710 dolar) ve milli gelir sıralaması-insani gelişme sıralaması farkı (-32) gibi 5 temel ölçüt esas alınıyor.
Türkiye, kişi başına düşen milli gelirde son yıllarda ilerleme gösterse de, diğer kategorilerde hâlâ düşük bir performansa sahip olduğu için insani gelişme endeksinde dünya sıralamasında ortalardan yukarı doğru bir türlü çıkamıyor.
Bir kıyaslama yapabilmek açısından bundan önceki yıllara bakabiliriz. UNDP’nin 2010 sıralamasında Türkiye 169 ülke arasında 83’üncüydü. 2011’de daha kalabalık bir listede 187 ülke arasında 92’nciliğe düştü. 2012’de rapor çıkmadı. Aslında 2012 raporu yerine geçen 2013 raporunda Türkiye bu kez 186’lık bir listede 0.722’lik bir endeks değeri ile 90’ıncı sırayı tutuyor.
Dünya liginde tam nerede durduğumuzu görebilmek için aslında yakın endeks değerleriyle Türkiye’nin biraz önünde olan ve arkasında dizilen bazı ülkelere göz atmamız yeterli. Önde olanlar: İran (76), Bosna (81), Umman (84), Brezilya (85), Jamaika (86), Ermenistan (87), Ekvador 89. Hemen arkadan gelen ülkeler: Kolombiya (91), Sri Lanka (92), Cezayir (93), Tunus (94).

Bu sıralamada Türkiye açısından çok düşündürücü bir durum var. O da milli gelir sıralaması ile insani gelişme sıralaması arasındaki fark üzerinden hesaplanan değerdeki kötüleşme. Bu değerin artı çıkması, insani gelişmenin ekonomik gelişmenin önüne geçtiğini, eksi çıkması ise insani gelişmenin ekonomik büyümenin gerisinde kaldığını gösteriyor. İnsani gelişme endeksinde dünya birincisi olan Norveç’te bu değer ‘artı 4’. Türkiye’de ise ‘eksi 32’. Türkiye’nin bu başlıkta dünyadaki en yüksek eksi puana sahip ülkelerden biri olduğuna dikkat çekelim. Bu oran Batı ülkelerinde genellikle artı çıkıyor.
Daha da vahim bir durum var. Bu değer, UNDP’nin bir önceki 2011 raporunda ‘eksi 25’ti. 2010 raporunda ise ‘eksi 26’. Bu değerin 2012 sonu itibarıyla ‘eksi 32’ye yükselmiş olması Türkiye’de ekonomik büyüme ile insani gelişme arasındaki makasın giderek açılmakta olduğunu gösteriyor.

İnsani gelişme endeksiyle birlikte hazırlanan alt endeks listeleri de çok önemli. Rapordaki önemli bir tablo “Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi”ni konu alıyor. Bu listede Türkiye bir önceki rapora kıyasla biraz düzelme göstermekle birlikte, yine de küresel ligin ortasında bir yerde konumlanıyor.
Bu endeks, doğum sırasında anne ölümleri, 15-19 yaşları arası genç anne doğumları, parlamentodaki kadın milletvekili oranı, 25 yaş üstü nüfus içinde lise mezunlarının oranı ve çalışarak ya da iş arayarak işgücü piyasasına katılan kadınların toplam çalışabilir kadın nüfusuna oranı gibi ölçütler esas alınarak hesaplanıyor. Bu endekste 2011 sıralamasında Türkiye 138 ülke arasında 77’nci olurken, 2013’te 147 ülke arasında 68’inciliğe yükselmiş. Burada, insani gelişme endeksine kıyasla olumlu bir yöneliş söz konusu.
Sonuçta, Türkiye’nin insani gelişme alanında kat etmesi gereken çok uzun bir yol var. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2023’te Cumhuriyet’in 100’üncü yıldönümüne büyük iddialı hedeflerle yaklaşıyor. Erdoğan, sıkça dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girme hedefinden söz ediyor, 2023’e ilişkin büyüme ve ihracat rakamlarını vurguluyor.
Kuşkusuz, bir ülkenin büyük hedeflerin peşine düşmesi güzel bir şey. Ancak 2023’e bakarken artık Türkiye’nin insani gelişmede dünya sıralamasındaki vasat durumunun iyileştirilmesi yönünde de iddialı hedefler koymak ve bunları hayata geçirmek zamanı gelmedi mi?

(Hürriyet)

Sedat ERGİN | Tüm Yazıları
Hits: 1037