Aşşa.lık İktidar!

~ 15.03.2013, Mustafa ÇEBİ ~

“OtoRite”, sorunları kolaylaştırıp, çözüm üretmesiyle ilgi odağı olur. Etkileşim alanları ve çevresini korumak isterken: sınırlandırır, eksiltir, azaltır, aşağılar; Baskı ve Korku salar.

Otorite “Yükümlülüklerimiz ve rutinlerimizde” yaşamsal işlev görür. O olmadığında hayatın ritmi bozulur, anlamı uçar.

Bizleri değersizleştirmesi tartışılmaz mıdır.
Mutlak mıdırlar.
Saygıyı hak ederler mi!
Sorularının cevabı kuşkusuz Hayırdır!..

Otorite yenilenmeyi; daha kullanılır değerlerle sürekli değiştirilmeyi hak eder!...

İtaatkar eleştiri!
Kapitalist sistem, çekici kimlikleri talep etmemize uygun duygu ve ortamlar hazırlar… Oluşumuna katılacağımız (refah, başarı, tanınmışlık, pazar kurumları, değişim değerleri, mülkiyet v.s.) girdilerine boyun eğeriz önce.
“Otorite” Promosyonlarla belli etmeden girer hayatlarımıza. Çevre ve yaşamlarımızı üretmede önemli yer tutarlar. Karşılıksız sunulan ebeveyn hizmetleri, gülücükler, öpücükler… Bağımlı ve itaatsiz kendiliğindenlikliğiniz sorun haline gelmeye başladığında; saygı, korku ve aşağılanma soğukluğu çocuk yüzünüze çarpar… Otorite oyuncağı olmadan konforlardan vazgeçmeniz gerektiğini anlarsınız. İşinizi kolaylaştırılır aslında! Gine de “otorite”yi sarsacak espri sınırları türlü irrasyonel tuzaklarda debelenerek evrim geçirir, akıllanır… Burada yolunuzu seçmeniz için önünüze konulan; dayatılan verileri değiştirmek, eleştirmek işinize yarayabilir. Yeni bir hayat tasarlayamazsınız ve peşinize kimseyi takamazsınız. Hiçbir zaman! Önünüze konulanlar arasından sonsuza kadar ‘keyifle’ seçebilirsiniz tabii!

Eski çağlar
Asur rölyefleri, Mısır piramit resimlerindeki v.s. abartılmış büyüklükte güçlü ve ezici “otorite figürleri” seyircisini baskı altına almak ister. Din, büyü, fiziki güç, sanat ile; sınıflı toplum hiyerarşisindeki turistik gezi bugün hala bizlere itaat ve aşağılama dayatır!

Bugün, sınıf atlama umudumuza verilen “çaresiz değilsiniz” kodları sadece ‘yem’dir. İçerik değiştirilmeden eski çağ sınıfsal yapısı Modern dünya ve zamana aktarılmıştır!.. Biçimler yenilenmiş; ‘Kral’ sıradanlaştırılmış; günümüze uyarlanmıştır. İnsan hakları, demokrasi ve özgürlükçü ideolojiler ve mütevazi siyasetçileri, temsil ettiği hakim sınıflarca biçimlenir, desteklenir. Halk kitlelerinin, umutlarından oy ve destek alarak; yaşam ve otorite beklentilerini karşılarlar. Ve insanların katledilmesi böyle sağlanır… Putin, Recep Tayyip, Obama; eski çağ krallarından daha az savaşçı, daha az acımasız değildirler. O dönemden daha az kan akıtılmıyor. Estetize ettikleri “Demokrasi, insan hakları - otoritesi” adına insan öldürüyorlar! Herkesin ve hiç kimsenin haklarını koruyarak; sahiplendikleri iktidarlarını sürdürüyorlar.
Otorite gölgesini seçiyor; ona işlev veren şeyleri üretiyoruz… Hayatın bu yerleşik algısı, içimizi dönüştürüyor...

Sevindirik yaşam, gerçek derinliklerimizi baskılar. Kendi öznelerini içermeyenleri yüzeyde maskeler; tutsak eder. Hayatın kolaylaştırıcı ve aldatıcı hızı gerekli midir gerçekten. Gerekli olduğunu kabul etsek bile; otoritenin bizleri kuşatmasına neden izin verelim! Eski krallık çağlarındaki korku hala içimizde mi…
“Otoriteye itaatsiz” yaşam esprimizi (çocukluğumuzu); erişkin olabilmek adına susturmuştuk. Belki “özgürlüğümüzü” bize yeniden geri verecek olan bir “yeni itaatsiz” durumdur!.. Yeni özgürlük arayışları, hayat olasılıkları için risk almak gerekli… Yeniye dönüşecek akışlara katışırken; otoriteye karşı; ‘İsyan ve eşitlik” anlayışını geliştirmek, kendimiz ve çağımız için gerekli!..


MUSTAFA ÇEBİ

Mustafa ÇEBİ | Tüm Yazıları
Hits: 1033