Cana Kıyma Çıkmazı

~ 04.02.2013, Mümtaz SOYSAL ~

CEZA hukuku öğreniminin ve öğretiminin en ilginç fasıllarından biridir kriminoloji, yani suçluluğun bilimi. Ruhbilimden toplumbilime kadar, hepsi ayrı ayrı zaten umman olan kritik alanların araştırılması, anlaşılması, öğrenilmesi ve anlatılması.

Ömürler verilse yetmez. Ömür ise can ister. Bir tek insan canına kıymanın acı sonuçlarını o insan, yakınları ve insanlık açısından ayrıca anlatmaya gerek var mı? Ne var ki, bu açıdan bakınca, intihar bombacılığı, intihar suikastçılığı ya da intihar teröristliği gibi durumları anlamak ve açıklamak biraz zor oluyor. 
Adli Tıp gibi, birkaç bilimin yan yana gelip açıklama ve anlatma çabasına giriştiği zamanlarda bile.
Yine de, başka canlara kıyarken kendi canına da kıymayı anlamaya ve anlatmaya temel olabilecek kuramlar eksik değil. Hem de kolayına kaçıp akıl ya da ruh hastalıklarından söz etmeksizin, toplumsal durumları ele alarak. 
Örneğin, yoğun suçlamalar ve nefret yüklü propagandalar bazı kişileri, grupları ve yabancı temsilcilikleri kalabalıkların gözünde “mikrop”durumuna sokunca, kimilerinin de mikrop temizlemeye soyunup en ağır cezaları, ömür boyu hapsi, eğer varsa idamı göze alarak“kahraman”laşmak istemesi bazı cinayetleri açıklayabiliyor.
Ama soykırım ya da akıl hastalığı alanlarına girmeden de, düpedüz tıpla ilgili yanları da olmalı bu açıklamaların. 
Öyle açıklamalardan biri şu: Erken ve yanlış bir anlatımla “ölümcül” denen hastalıkların henüz kökünü kazıyamamış olmak bir bakıma, cana kıyacak tetikçi arayanların işini kolaylaştırmış oluyor. Yaşamı boyunca feleğin hışmına uğrayan ve ömrünün sonuna zaten çok yaklaştığını bilen bir insanın daha sonra yakınlarına biraz refah getirebilecek dolaylı ve örtülü vaatler karşılığında tetik çekmeye ikna edilip canlı bomba olmaya ikna edilmesi çok zayıf bir olasılık değildir. 
Miras cinayetlerinde, gangster kavgalarında ve intiharlı terör patlamalarında hiç rastlanmayan bir gerçeklik sayılmaz bu.
Öyleyse, bu tür meşum ve iç burkucu olasılıklara karşı çapraşık çözümlerden medet ummak yerine planlı ekonomik gelişmeye ve sosyal devlet uygulamalarına sımsıkı sarılarak bu olasılıkları yok etmekten başka çare kalmamıştır.
 
(Cumhuriyet)
Mümtaz SOYSAL | Tüm Yazıları
Hits: 787