Devletin ve milletin arkasına saklanmayın

~ 31.12.2012, Kadri GÜRSEL ~

Milliyet’in Ankara Büro Şefi Serpil Çevikcan, Başbakan Erdoğan’ın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan’la “Türkiye’nin bir numaralı sorunu terör ve Kürt meselesi” hakkında bir söyleşi yapmış; önceki günkü gazetede okumuşsunuzdur.
Serpil Çevikcan, “PKK’nın silah bırakması ya da Kuzey Irak’a çekilmesi mümkün mü?” diye sormuş; Akdoğan, “Devlet için amaç, silahların bırakılmasını sağlamaktır. Teorik olarak silah bırakmadan önceki ilk adım sınır dışına çekilme aşamasıdır” diye cevap vermiş.
“Yeni Türkiye”de, devlet dediğin neticede artık “özne” değil, bir nesne. Bugün devlete egemen olan, onun “öznesi” haline gelen ise AKP iktidarı.
Dolayısıyla bugün “devletin amacı” diye bir kavrama müracaat etmek, kaçak oynamaktır. Ama AKP iktidarının bir amacı olabilir. Nedir acaba?
PKK’nın silah bırakmasını, Kürt sorununa çözüm öngören bir yol haritasının belirli bir aşamasında sağlamak mıdır?
Ya da güvenlik güçlerinin kahhar baskısı karşısında PKK’nın aman dileyerek silah bırakmaya mecbur edilmesi midir?
Veya bu iki seçeneğin ortasında bir yerde duran bir çözüm beklentisi midir? PKK’nın ağır askeri baskı altında AKP’nin istediği çözüme razı edilmesi gibi...
Devam edelim.
“Şu anda İmralı ile bir diyalog sürdürülüyor diyebilir miyiz?” şeklindeki soruya Akdoğan “zımni Evet” anlamına gelen şu cevabı vermiş ama yine devletin arkasına saklanarak:
“Devlet, ihtiyaç hissettiği her enstrümanı kullanarak kendi yol haritasını uygular.”
Devamında fikrinin takibi açısından bir anahtar cümle var:
“Burada asıl olan sizin nasıl bir sonuca ulaşmaya çalıştığınızdır. Bugün kendi oyun planını uygulayan bir hükümet var.”
E güzel, hükümetin bir oyun planı varmış. Demek ki Sayın Akdoğan’ın “devletin amacı” dediği, aslında “hükümetin oyun planı”ndan başkası değilmiş.
Yine umutlanıyoruz. Hükümet acaba 2013’te Kürt sorununu çözüm yoluna koymak için gizli bir oyun planı mı yapmış?
İki cümle sonra böyle bir planın da olmadığını yine kendisi söylemiş oluyor:
“Halkın oyuyla gelen hiçbir iktidar halka rağmen bir projeyi hayata geçiremez, millete rağmen bir çözüm projesini kabullenemez. (...) Milletin istediği çözümü gerçekleştirmeye çalışan bir yönetim iş başında.”
Peki, “milletin istediği çözüm” nedir?
Bana göre şudur: “Şu terör belası bitsin ama Kürt sorunu çözülmesin”.
Kürt sorununu çözmeyi aslında istemeden PKK’nın silah bırakmasına çabalamak... AKP hükümetinin şu an yaptığı, işte tam da bu.
Halbuki siyasi iktidarlar çözüm üretmek için vardır. AKP iktidarı “devlet” ve “millet” kavramlarının arkasına saklanmayı bırakmalıdır.
Çünkü Kürt sorununa gerçek bir çözümü düşünmeden ve bu amaçla çalışmadan yıllar geçtikçe, hem çözümün, hem de çözümsüzlüğün maliyeti müthiş artıyor. Bir gün çözümü gerçekten istediğiniz an gelebilir ama bir bakarsınız elinizde kalan da gitmiş.
Bakın, Akdoğan “Öcalan hala en önemli figür. Örgütte Öcalan’a karşı kimse pozisyon almaya cesaret edemez” diyor.
Kürt sorunu artık bölgeselleşti ve Öcalan AKP iktidarının elinde kalan gerçekten yerli tek önemli unsur.
Yeni yılda kıymetini bilin bari.
Tüm okurlara 2013’te barış ve mutluluk.

(Milliyet)

Kadri GÜRSEL | Tüm Yazıları
Hits: 805