'Devrim' gibi!

~ 31.12.2012, Taha AKYOL ~

HÜKÜMET geçen 4 Temmuz’da Sayıştay’ın ve dolayısıyla Meclis’in denetim yetkisini daraltan bir yasa çıkarmıştı.

Anayasa Mahkemesi’nin bunu iptal etmesi devrimsel bir karardır.
Zira, bu kanuna göre:
* Sayıştay, idarenin, yani yürütmenin “mali nitelikteki tüm hesap ve işlerlerini” eskisi gibi denetleyecek, fakat, “bunun dışında kalan diğer işlem ve faaliyetlerini” artık denetleyemeyecekti...
* Sayıştay, artık kamunun yaptığı işlerin “etkililiği, ekonomikliği, verimliliği ve benzeri gerekçelerle uygun bulunmadığı yönünde görüş ve öneri içeren raporlar” da yazamayacaktı...
* Kanunda “Kamu idareleri tarafından yapılan düzenleme ve verilen görüşlere aykırı denetim raporu düzenlenemez” diye bir hüküm bile vardı.
Anayasa Mahkemesi bunun üçünü de iptal etti, hem oybirliğiyle!

Meclis’in VET denetimi
BAŞKAN Sayın Haşim Kılıç’la konuştum. İki ana gerekçeyle iptal ettiklerini anlattı. 
“Önce Meclis’in bütçeyi denetleme hakkı... Meclis, bütçeyi sadece mali hesap açısından denetlemez. Vatandaşlar toplanan vergilerin ‘etkin, ekonomik, verimli’ kullanılıp kullanılmadığını denetleme yetkisine de sahiptir. Ona göre gerektiğinde soru veya gensoru önergesi verilir. Sayıştay’ın VET, yani Verimlilik, Etkinlik, Tutumluluk açısından denetim yetkisini kaldırırsanız, Meclis’in, yasama erkinin bu yetkisini kısıtlamış olursunuz. Oybirliğiyle anayasaya aykırı bulduk bunu.”
Kılıç, Anayasa’nın 160. maddesine göre Sayıştay’ın VET dönemini “TBMM adına” denetim yaptığını, Sayıştay’dan bu yetki alınırsa Meclis’in denetim yapmasının da zorlaşabileceğini anlattı.
Kılıç, “Yürütme erki denetimi sevmeyebilir ama demokrasi erkler-denetimler dengesine
dayanır, hükümet dışı denetim kurumları da demokrasinin zorunlu bir unsurudur” 
diye ekledi.

Evrensel kıstaslar

BAŞKAN Kılıç dünyadaki Sayıştay ve benzeri organların oluşturduğu INTOSAI (The International Organisation of Supreme Audit Institutions) yani Uluslararası Yüksek Denetim Kurumları’nın standartlarını hatırlattı. Tıpkı büyük şirketlerin kendilerini verimlilik denetimine tabi tutmaları gibi, milyarlarca lirayı yöneten yürütme kamu idarelerinin de verimlilik, performans, tutumluluk gibi kriterler açısından denetlenmesi artık Sayıştay ve benzer kurumların asli görevleri arasındadır.
Ayrıntılı bilgi veren Kılıç, şunları söyledi:
“Bütçe denetimlerinde INTOSAI standartlarının benimsenmesini AB de tavsiye ve temenni ediyor. Hükümet dışı bir kamu organı olan Sayıştay’ın, muhasebe denetimiyle yetinmeyip verimlilik, ekonomiklik gibi açılardan da denetim yapması, Sayıştayımızın üye olduğu ITOSAI’nin ilkeleri bakımından da zorunludur.”
Görülüyor ki, dünyada Sayıştay’lar artık eski ‘Divan-ı Muhasebat’ yani sadece mali denetim yapan kuruluşlar değil, verimlilik, performans gibi denetimler de yapıyorlar.

Niye ‘devrim’ gibi?
YÜKSEK Mahkeme’nin bu kararına niye ‘devrim gibi’ diyorum?
Hükümetin kuvvetler ayrılığı anlayışında her bakımdan yürütme ağır basıyor. Söz konusu kanunda Sayıştay’ın “yerindelik denetimi yapamayacağı” şeklinde tuhaf bir madde bile vardı.
Evet, yargı organları asla “yerindelik” denetimi yapamaz fakat Sayıştay yargı organı değildir! 
Sayıştay’a sadece yargıda olabilecek nitelikteki yetkiler vermek, onun raporlarıyla denetim yapacak olan Meclis’in de yürütme üzerindeki denetim yetkisini kısıtlamak olurdu. İşte bütçe kanunu Sayıştay’ın bu raporları olmadan Meclis’ten geçirilmişti...
Yüksek Mahkeme, bu iptal kararıyla Sayıştay’ın ve dolayısıyla Meclis’in yürütme üzerindeki denetim yetkisinin daraltılamayacağını kesin hüküm haline getirdi. Kuvvetler ayrılığı ilkesini güçlendirdi. Onun için ‘devrim gibi’ diyorum.
Yılbaşı tebriki: Hürriyet okurlarına ve bütün Türkiye’ye yılbaşı ışıkları kadar ferah bir yıl diliyorum.
 
(Hürriyet)
Taha AKYOL | Tüm Yazıları
Hits: 939