Adalet diliyoruz

~ 29.12.2012, Güngör MENGİ ~

Balyoz davasının 365 sanığı adına beş generalin imzasını taşıyan bir mektup aldım.

“Asrın İftirası, Balyoz Davası mağdurları adına” imzalarını koyan komutanlar Orgeneral Bilgin Balanlı, Korgeneral Rıdvan Ulugüler, Koramiral C. Can Erenoğlu, Tümgeneral Halil Helvacıoğlu, Tümgeneral Gürbüz Kaya...

Hadımköy Askeri Ceza ve Tutukevi’nde çürümeye bırakılan askerler, mahkemeye dinletemedikleri seslerini kamuoyuna duyurmaya uğraşıyorlar.

Hak ve adalet için pek çok hamasi söz söylenmiştir.

Ama Balyoz davasının sanıklarına reva görülen yargılama ihlâlleri ve ağır hapis cezaları, o fazilet yansıtan sözlerin ışığından sanki hiç nasip almamış.

“Bir masum içeride kalacağına yüz suçlu dışarıda olsun.”

Balyoz Davası, bu anlayışın tam zıddını temsil ediyor.

Tutuklu komutanlar, mahkemenin usul hatalarını bilinçli olarak yaptığını öne sürüyor.

Mesela bilirkişi talebi reddedilmiş olmasaydı, suçlamaların sahte delillere dayandığı anlaşılacaktı.

Bilirkişiler “Delil olarak kullanılması mümkün değildir” diye yazmak mecburiyetinde kalacaklardı.

Mahkeme, sanıklarca çağırılması istenen tanıkların birini bile dinlememiştir.

Aynı şekilde delilleri değerlendirme safhası atlanmış, savcı esas hakkındaki mütâlaasını avukatların olmadığı bir duruşmada okumuştur.

Mektupta “Bu basit bir usul hatası değildir, bilinçli bir hukuk ihlâlidir” diye yazıyor.

2003 yılındaki seminerde hiçbir zaman darbe planı tartışılmadığı, Balyoz’un sonradan komplo çetesi tarafından üretilen düzmece dijital verilerle yaratıldığı belirtiliyor.

Komutanlar dikkate değer bir tespit yapıyorlar:

“Balyoz davasında hiç olmazsa bir itirafçı çıkmaz mı?

Çıkmaz çünkü, işlenmeyen bir suçun itirafçısı olamaz!”

Mektup Balyoz’un, eşi görülmemiş bir milli güvenlik zafiyeti yarattığını belirtiyor ve bu komployu kimlerin hazırladıkları sorusunun cevaplanmasını talep ediyor.

Balyoz’a bakan özel yetkili mahkemenin hâkim ve savcılarının bu gerçekleri neden görmediğini sorarken, adaletin temyiz mahkemesinde tecelli edeceği ümidini gizleyemiyor.

Biz de adalet diliyoruz onlara!

Adaletin bu mu?

Adalet kanayan yaramız gibi...

Gazeteci Soner Yalçın’ın tahliyesi hepimizi sevindirdi ama davanın öteki iki tutuklu sanığı niçin bırakılmadı?

Soner Yalçın’ın Üçüncü Yargı Paketi ile gelen kolaylıklar çerçevesinde tahliye edildiği belirtildi.

1. O paket temmuz ayında çıkmıştı; getirdiği imkânı kullanmak niçin altı ay gecikti?

2. Yalçın Küçük ile Hanefi Avcı niçin aynı haktan yararlandırılmadı?

3. Soner Yalçın örgüt yöneticisi olmakla, Hanefi Avcı örgüte yardım ve yataklıkla suçlanıyor; yöneticiyi bırakan mahkeme, yardım ve yataklıkla suçlanan Avcı’dan niçin özgürlüğü esirgedi?

4. Bir sonraki duruşmanın üç ay sonraya atılması makul mü?

“Kör tuttuğunu seviyor” sözü hiç adalet çağrıştırıyor mu?

(GazeteVatan)

Güngör MENGİ | Tüm Yazıları
Hits: 952