İngiltere'n Güzel mi?

~ 19.12.2012, Mine KIRIKKANAT ~

Bilgisi derya bir din âlimiyle tanıştım. O beni inançsızlığımla kabullendi, ben de onu inancıyla. Dört dörtlük bir aydın olan yeni dostumun, Türkiyedeki bazı İslamcıların emperyalizme karşı tavrını sorguladığı bir yazısını, sizinle paylaşmak isterim:

“Biz bu topraklarda yaşayan insanlar birçok sloganla boğuştuk…

Kahrolsun İsrail, Kahrolsun Amerika en çok duyduklarımız… Kahrolsun komünizm, kahrolsun şeriat, alışık olduklarımız.

Peki, hiç Kahrolsun İngiltere! diye bir slogan işiteniniz var mı?

Amacım, İngiliz düşmanlığı yapmak değil. Sadece neden Ortadoğu’ya, bir kesimin tapındığı Osmanlı’ya, Âlem-i İslam’a en büyük düşmanlığı yapmış bu ülkeye dair hiç antipati gelişmez, onu merak ediyorum.

İşkence fotoğrafları internette gezen İngiliz askerlerini protesto eden insanların, Kahrolsun Amerika-Kahrolsun İsrail, demeleri nasıl bir yanılsamanın ürünüdür? Sanki Ortadoğu’nun bitimsiz sorunlarının temel kaynağı olan haritasını Gertrude Bell değil de Ariel Şaron çizmiş...

***

Yahudilerle Müslümanlar arasında tarihsel bir nefretin var olmadığı bir gerçek. Haçlı seferlerinde, Endülüs’te, Müslümanlarla Yahudiler birlikte katledildiler. 20. yüzyılda başlayan Arap-İsrail savaşlarına kadar hiçbir Müslüman bir Yahudiden tokat yememişti ve belki Yahudilere en az zulmü Müslümanlar yapmıştı. Ama şimdi Fas’tan Pakistan’a kadar tüm Müslüman coğrafyada en çok nefret edilen ülke İsrail’dir. Oysa Fas’tan Pakistan’a kadar tüm bu ülkeler Anglosakson sömürgesiyken, İsrail’den kat kat fazla Müslüman öldürmüştür buralarda, İngilizler. Yine de hiçbir nefret gelişmez Anglosakson emperyalizme.

İngiliz askerlerinin Irak’taki işkence fantezileri doruğa çıkarken, biz Gazze için miting yaparız.

Dindarlar Çanakkale’yi kutsarlar… Menkıbelerle mistisizm birbirine karışır, ancak Türk tarihinin en çok zayiat verilen bu savaşında sanki İngilizlerle savaşmamışızdır. Onlar bize konserve atmış, biz su vermişiz ve bu piknik alanında nasılsa yüz binler ölü verilmiştir.

***

Osmanlıcı münevver örneği M.Şevket Eygi, her fırsatta İngiliz demokrasisini, siyasetini ve nezaketini Müslümanlara örnek gösterirken kimse yadırgamaz. İngiliz işgali altındaki İstanbul’u ve yaşananları nedense hiç okumadık İstanbul beyefendisi, Sayın Eygi’den.

İngiltere Kraliçesi, 2008’de niçin Bursa’yı ziyaret etti? Bilen var mı?

Said Nursi, İslamın ebedi ve ezeli düşmanı İngilizder, ama nurcularımız ve bilumum dindarlarımız İngilizlere, imanın en zayıf noktası olan kalben buğz etmekten bile imtina eder. İngilizce eğitim, İngiliz demokrasisi, İngiliz kapitalizmi… Hep örnektir bize. Biri Rus demeye görsün, hemen patates mührüyle damgalanır: Rus uşağı, gomonist. Bir lider İsrail’den geçse, kesin Yahudi uşağı veyakripto-Yahudidir. Ama İngiltere saraylarında ağırlanırsanız, kimse size İngiliz uşağı demez, çünkü dağarcığımızda karşılığı yoktur; utanılacak değil, gurur duyulacak bir tablodur, değil mi?

***

Tekrar belirteyim ki İngilizlerle bir alıp veremediğim yok, sadece aptalların bu topraklarda tutunamayacağını biliyorum ve sorguluyorum:

Hiçbir hususta birleşemeyen aşırı dincilerle aşırı sol gruplar, Atatürk ve kurucu akılla ilgili aynı nefreti niçin aynı argümanlarla sergiler? Hiçbiri Anglosaksonlar ile çatışmaz bu arada. Solun öcüsü ABD, sağın öcüsü dün Sovyetler, bugün İsrail’dir.

PKK ile müzakereler yapılırken üçüncü taraf ABD veya Rusya değildi. Tahmin edelim hangi ülkeydi acaba?

Neden?

Bu durum neyi gösterir?

Hangi toplum mühendisliğinin ürünüdür?

Son soru…

Her imparatorluk büyük bir yenilgi ile veda etmiştir tarihe.

Persler İslam ordularına, Roma Barbarlara, Doğu Roma Türklere, Osmanlılar İngilizlere yenildiler. Peki, Britanya imparatorluğu hangi savaşta, kime yenildi de son buldu?”

Rıza Heybetoğlu*

*Yazarın bu ve diğer yazılarını, MGKmedyada okuyabilirsiniz.

 

‘G’ NOKTASI

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dünkü Cumhuriyete manşet olan kuvvetler ayrılığı ilkesinden şikâyetiyle, aslında demokrasiden (daha doğrusu arta kalandan) mustarip olduğunu açıkladı.

Çünkü kuvvetler ayrılığı ilkesi, demokrasinin temel taşı. Bu temel taşını devlet yönetimine bir engel gibi görmek, Başbakanın, eğer seçilirse, hangi yetkilerle donatılmış, nasıl bir devlet başkanı olacağının da ön tadımı.

Kuvvetler ayrılığından şikâyet, Türkiyenin niçin Batı yörüngesinden çıkarılıp Ortadoğuya yamandığının ve İslamiyete abandığının da açıklaması: Ortadoğuda ve zaten hiçbir İslam ülkesinde demokrasi yok. Türkiyedeki demokrasi gibilik de kurala istisna olmamak için bitiriliyor.

Alışık olduğumuz coğrafya, alışık olduğu türde bir peygamber yaratıyor, kutsal doğumu alkışlamaya hazırlanın!

 

Tanrıyla birlikte olan, daima çoğunluğun yanındadır.

JOHN KNOX

19 Aralık 2012 - Cumhuriyet

Mine KIRIKKANAT | Tüm Yazıları
Hits: 2113