'Yetmez ama evet'çiler gibi olmayalım!..

~ 03.12.2012, Mehmet TEZKAN ~

Herhangi bir konu açıldığında.. İktidar partisinden yeni bir hamle geldiğinde..
Sürekli muhalif olanlar anında karşı çıkardı..
Her şartta iktidarı destekleyenler gözü kapalı alkış tutardı..
Ortada duranlar, yapılmak istenene göre tavır alanlar akıllarına yatıyorsa destek çıkar, yatmıyorsa eleştirirlerdi..
Bu durum geçmişte kaldı..
İlk iki grupta yer alanlar pozisyonlarını koruyor, milim kımıldamadılar.. Ortada duranlar, duruma göre vaziyet alanlar değişti..
Eskiden anında tavır sergilerlerdi, şimdi bekliyorlar.. Hamlenin kodlarını çözmeye çalışıyorlar, gerçek niyeti öğrenmek istiyorlar..
Niye mi?
‘Yetmez ama evet’çiler gibi olmamak için..
Bu ne demek?
Hayal kırıklığı demek..
Çok azı dile getirdi ama ‘yetmez ama evet’ diyerek Anayasa’daki değişikliklere destek verenler pişman..
Ne umuyorduk ne bulduk ruh halindeler..
Bu sebeple olacak; sütten ağzı yanıp yoğurdu üfleyerek yeme hali var..
Nasıl olmasın ki..
Mesela yargı reformu denildi, tutuklu milletvekillerinin çıkacağı havası yaratıldı.. Kolay tutukluluğun önüne geçileceği iddia edildi..
Çıka çıka katillere tahliye çıktı..
Destek verenler apışıp kaldı..

Bir benzeri başkanlık tartışmasında.. İktidar adamları hep ABD’yi örnek verdi.. Kuvvetler ayrılığından söz etti.. Dengeleme olacağını söyledi..
ABD’deki sistemi övdükçe övdü..
Ama Meclis’e çok farklı bir önerge verdiler.. Meğerse ABD modelini değil, Latin Amerika modelini istiyorlarmış..
Başkan değil, başkan baba!..

Yanılmanın da hayal kırıklığının da bir sınırı vardır diyenler kılık kıyafet serbestliğine de, dördüncü yargı paketine de bu sebeple mesafeli duruyor..
Asıl niyeti öğrenmek istiyorlar..
Gol yemek istemiyorlar..
‘Yetmez ama evet’çiler gibi olmayalım diyorlar..

Galip Ensarioğlu’na helal olsun derken

Bu devirde her babayiğidin göstereceği tavır değil..
AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, BDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına karşı çıktı..
Oyunun rengini açıkladı..
Başbakan kaldıralım demişken.. İktidar partisi desteğini ortaya koymuşken..
Bunun niye yaptı..
BİR: Başbakan gibi düşünmediği için..
İKİ: Diyarbakırlı seçmeninin nabzını tuttuğu için..

Anladığım kadarıyla lideriyle seçmeni arasında kalmıştı, seçmenine yaslanmayı tercih etti..
Darısı tüm milletvekillerinin başına..

Bülent Arınç, Zahid Akman’ı unuttu..

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın bir cümlesine takıldım..
Aslında konuşmasının tamamı sorunlu.. İmam hatip mezunlarını ayrı yere koymuş..
İmam hatipten çıkanları kutsamış, öteki liselerden çıkanları töhmet altında bırakmış..
Demiş ki; “Ama çok şükür bugün satanist olanlar, memleketi soyup soyanlar, yolsuzluk yapanlar imam hatipten yetişmedi. Bu milletin alın terini en güzel şekilde değerlendirenler onlardır yine.”

Bunun anlamı şu.. Din ağırlıklı eğitim almayanlar arasında yamuk insanlar vardır, din eğitimi alanlar arasında yoktur..
Bu tespit doğruysa eski RTÜK Başkanı Zahid Akman’ı nereye koyacağız.. Almanya’daki yüzyılın yolsuzluğuna imza attığı iddia ediliyor..
Dört yıldır yargının karşısına çıkmaması için bin takla atıldı.. Soruşturmayı sürdüren savcılar görevden alındı, dava açıldı..
Haklarındaki iddialar küçük bir müdahaleyle değiştirildi, hafifletildi..

Zahid Akman hangi okuldan mezun mu?
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden..

Başbakan’ın dili

Başbakan’ın kendisine göre bir üslubu var.. Kendine özgü dili..
Yapmacık değil..
Hakiki.. Üstüne yapıştırılmış değil, doğal..
Kimse böyle konuşursan daha iyi olur dememiş, empoze etmemiş.. O ifade tarzı içinden gelmiş..
Noktasında kelimesini seviyor..
Bir meseleyi ifade etmek için çok kullanıyor.. Eğitim noktasında diyor, Suriye’deki çatışmalar noktasında diyor, BM’nin tavrı noktasında diyor..
Bu onun ifade biçimi..

Karşı çıktığım bu ifade biçimi değil.. Bu ifade biçiminin herkesin diline pelesenk olması..
Bunu gayri ihtiyari mi yapıyorlar..
İktidar yanlısı olduklarını göstermek için mi yapıyorlar..
Başbakan’ın dilini kullanmak için mi yapıyorlar..
Başbakan’a hoş görünmek için mi yapıyorlar bilemiyorum..
Ama yakışmıyor..
Taklit oluyor..
Sahte duruyor..
Bi şey ifade etmiyor..

Bu yeni bir şey değil diyeceksiniz.. Haklısınız, ama giderek yaygınlaşıyor.. Dün bir TV kanalında haberleri izlerken dehşete düştüm..
Haberde dokunulmazlıkların kalkması noktasında diye bir ifade vardı..
Pes dedim..
Pes yani!..

(Milliyet)

Mehmet TEZKAN | Tüm Yazıları
Hits: 1047