Bahtsız bedevi

~ 07.11.2012, Güngör MENGİ ~

Salı günlerinin geleneksel ağız dalaşlarına dün renkli bir boyut eklendi.

İktidar ve ana muhalefet liderleri birbirlerini “bahtsız bedevi” deyişinin alaycı tekerlemesiyle mat etmeye çalıştılar.

Polemiği haber gündeminin üst sıralarına sıçrayan başlangıcı Başbakan yaptı. Başbakan Erdoğan Türkiye’nin ekonomik başarılarına gelen övgüleri Kılıçdaroğlu’nun görmediğini öne sürerek şöyle dedi:

“Okuma körlüğü mü denir, ülkesine şaşı bakmak mı; milletimin takdirine bırakıyorum. Hani var ya tam bahtsız bedevi misali...”

Başbakan’ın yaptığı benzetmenin açılmış hâlini Kılıçdaroğlu’na kurmayları hemen yetiştirmiş olmalıdır.

O sözün çocukları koruma tedbiri ile söylenen şekli şu:

“Bahtsız bedeviyi çölde kutup ayısı öpermiş!”

Kılıçdaroğlu Başbakan’a cevap verirken rövanşist bir hırs içinde davrandı.

Başbakan’ın benzetmesini “terbiyesiz bir açıklama” diye niteleyip Suriye, Libya ve Arabistan çöllerinde gezenin kendisi değil Başbakan olduğunu öne sürerek şöyle devam etti:

“Dön aynaya bak; bahtsız bedeviyi orada göreceksin. O çöllerde gezerken aman ha kutup ayılarına dikkat et!”

Hırsını alamamış olmalı ki tartışma ile ilgisi kurulamayan bir horoz fıkrası da ekledi sözlerine:

“Horoza sormuşlar ‘tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan?’

Horoz da ‘Onu ben bilmem, ben söyler (öper) geçerim’ demiş..”

Siyasi liderlerin gerginlikten doğan zararları fark ettiğini gösteren nükteli konuşma arayışını iyiye işaret saymak gerekir.

Evet, bu değişime hazır olduklarını söylemek zordur ama niyeti ve arayışı desteklemek herkes için hayırlı olur.

Nükte hitabette, öfkeden daha sempatik ve daha kazançlı bir tercihtir.

Ama öfkeden daha zor bir sanattır. Gayret...

Gülümsemeye çok ihtiyacımız var.
 

 

*****



Hocalar karıştı

Başbakan dün yerinde bir tespit yaptı.

“Artık terör bitsin, terör örgütü silâh bıraksın dedikçe bunlar kana ölüme daha çok sarılıyor!”

Halkın ve yönetimin her zaafından yararlanmak terör örgütlerinin işidir.

Başbakan bu gerçeği toplumun önüne koyarken haksız değil ama kitleyi ikna ederek bu oyunu bozmayı başarması da hayal edilmemeli.

Açlık grevlerini mazur gösterecek bir durum yok. Buna rağmen dün akademisyenlerden bir destek açıklaması geldi.

Tanınmış hocaların imza attığı bildiri,

1. Kürt tutuklular ana dillerinde savunma hakkına kavuşana;

2. Barış görüşmelerinin tekrar başlamasına imkân verecek biçimde Öcalan’ın avukatlarıyla görüşmesi sağlanana kadar akademisyenlerin Kürt sorunu ve taleplerini öncelikli gündemleri yapacaklarını duyuruyor.

Açlık grevlerini kışkırtan adamları bırakıp kışkırtan sebepleri halletmenin zamanı geldi.

Daha fazla gecikilmesin!

 

(GazeteVatan)

Güngör MENGİ | Tüm Yazıları
Hits: 1052