İslami Türklerde 'Pan'cılık

~ 29.08.2012, Mine KIRIKKANAT ~

Siyasal önderleri sıradan politikacılardan ayıran üstünlük, sıra dışı hayalleridir. Ne var ki hayal kurmak, çok ciddi bir iştir.

Gerçekleşebilir bir umut kurgusudur, hayal. Kurgudaki bilinmeyenin bilineni çağrıştırması ya da bilinenin bilinmeyene gönderme yapması beklenir. Yetmez, olmayanı tahmin ve tarif gerektirir. Dolayısıyla hayalin eni, boyu, çapı ve içeriği, hayal kurucunun salt bilgi birikimiyle değil, yaratıcı zekâsıyla da doğrudan ilintilidir.

20. yüzyılın başında Osmanlı Harbiye Nazırı Enver Paşa ile 21. yüzyılın başında Türkiyenin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlunun, bir yüzyıl arayla aynı sıklet, yandaş kulvarda, benzer hayalleri kurmakta yarıştığını fark ettim.

Raslantıya bakınız ki, ikisi de vatansever ve hizmet ettikleri devlet için sıra dışı hayaller kuran iki politikacı da Alman eğitimi almış, Almanca ve Arapça konuşuyorlar. Davutoğlunun fazladan İngilizcesi de var. Biri asker, öteki sivil, zaman ve koşul farkını bir yana bırakırsak, deparları aynı yüce emellere doğru oldu, umarım finişleri benzemez.

***

Enver Paşanın yaşadığı ve yaşattığı tarih, tartışılmaz bilgi birikimine karşın hırsları ve tutkuları ölçüsünde abartılı, ama yaratıcı zekâyla buluşmayan hayallerin, nasıl yıkıcı olabildiklerinin kanıtıdır.

Belki de bu yüzdendir ki Enver ve Cemal Paşaların yanı sıra Osmanlının ipini çeken üç darbeciden biri olan Talat Paşa, 1918’de kaçtığı Almanyada 1921de öldürülmeden az önce Aubrey Herberte verdiği son röportajda, Enver Paşa için Gözüpek ve vatansever bir kimsedir, ama zeki olduğu söylenemezdemiştir. Sanırım kendisi de çok zeki değildi. Çünkü gazeteci sandığı Aubrey Herbert, kendisini İsveçten beri izliyordu; Sovyet Rusya ve Britanya gizli servislerinin ortaklaşa verdikleri death warrant(ölüm emri) gereği, yerini celladı Ermeni komitacıya bildirecek olan bir İngiliz ajanıydı. Oysa Talat Paşa, röportaj boyunca birkaç kez, muhbir gazeteci Aubrey Herbertten İngilizlerin kendisini korumasına aracılık etmesini istemişti!..

***

Kırımdan İstanbula göçen ailesi, doğumundan (1881) sadece bir yüzyıl önce İslamiyeti kabul eden Gagavuz kökenli Enver Paşa, önce Alman özentisi bir Türk milliyetçiliği benimsedi. Jön Türklere katıldı. Sultan Abdülhamiti tahttan indiren darbecilerin başını çekti. Derken Sultan 5. Mehmetin damadı şehriyarisi ve sarayın gerçek hâkimi olarak Osmanlıyı Almanyanın yanı sıra savaşa soktu. Savaş yitirilip imparatorluktan geri kalan da elden gidince, böylesi hırslı ve memleketin 2 milyon evladının telefinden sorumlu bir önderin, onurluysa intihar etmesi gerekir değil mi? Ne gezer Kaçtığı Almanyada Pantürkist oldu, Osmanlıyı batırdıktan sonra Orta Asyada bağımsız bir Türkistan kurmak hayalinin peşine düştü. Asyada önce Almanların hesabına İngilizlerle savaştırdı oradaki Türkleri, sonra Bolşeviklerin hesabına Tacikistanda patlayanPanislamistisyanı bastırmak için

İlahi adalet midir, yoksa raslantı mı, bilinmez: Ermeni tehcirinden sorumlu Üç Paşa İktidarının Ermeniler tarafından öldürülen Talat ve Cemal Paşaları gibi Enver Paşavuremrini de bir Ermeni verdi. Agop Melkumyanın komutasındaki Kızıl Ordu piyadelerinin açtığı ateşle öldürüldü!

Enver Paşanın küçük bir zekâsı ve hırsı kadar büyük hayalleri vardı. Neyse ki tarih, onunla aynı yıl doğan, bambaşka yücelik hayalleri kuran, ama zekâsı deha düzeyinde bir başka paşaya da geçit vermişti: Mustafa Kemal.

***

Aralarındaki fark, salt zekâ değildi tabii. Enver Paşa, pek vatansever, pek cesur hayalleriyle önce vatanı parçalattı; ardından Almanlara mı, Bolşeviklere mi hizmet etti, belli olamadı. Ama Anadoludan Asyaya Türkleri telef etti, bu kesin.

Mustafa Kemal Paşa ise yaşıtı Enver Paşa ile yamaklarının devirdiği yerde ayağa kaldırdığı Anadolu halklarından bir millet yaratmayı, onların yitirdiği mülkten yeni bir devlet kurmayı başardı.

Çünkü Mustafa Kemal Paşanın hırsı değil, zekâsı hayallerini yönlendiriyordu. Enver Paşanın ise hırsı hayallerini, hayalleri hırsını

21. yüzyılın başında Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, pek vatansever, pek cesur hayalleriyle Enver Paşanın Pantürkist emellerini, Panislamist kulvarda besliyor. Arkasında Talat Paşa, Cemal Paşa ve Almanya yok ama, kapı gibi AKP hükümeti, dağ gibi ABD, Suudi, Katari ittifakı var. Allahın izniyle Suriyeden başladılar, Panislamizm için gereken savaşı Ortadoğuda çıkaracaklar!

‘G’ NOKTASI

Bugün Türkiyeye Pantürkist değil de Panislamist gömlek biçenYeni Osmanlıoldumcuklar, Bolşeviklerin hizmetinde Panislamist isyan bastıran Enver Paşa Türk İslam sentezinin kahramanı, onun darbeyle devirdiği çapsız, gaddar ve paranoyak Abdülhamiti de hanlar hanı diye yerlere göklere koymuyorlar.

Devlet kuranlar karalanıyor, devlet yıkanlar alkışlanıyor.

Normal.

Çünkü Osmanlıdan sonra Türkiye Cumhuriyetini de yıkmak için elbette yanılanları övmek, beceriksiz muhterislerin peşine düşmek gerek!

“Budalaların anası hep gebedir.”

ANONİM BİLGE

(Cumhuriyet)

Mine KIRIKKANAT | Tüm Yazıları
Hits: 1877