Cevap verin kardeşler

~ 17.08.2012, Rıfat SERDAROĞLU ~

“Kardeşim Abdullah,  Cumhurbaşkanı adayımızdır”  dedi, Tayyip Bey.

“Aramızdaki ilişki, kardeşlik hukukundan daha ileridir” dedi, Abdullah Bey.

İki kardeş 10 senedir Türkiye’yi yönetiyorlar. Gerçekleştiremeyecekleri bir iş, yapamayacakları bir atama, çıkaramayacakları bir yasa yok. Her şey, ülkenin kaderi dahil her şey, bu iki kardeşin elinde. Atatürk’ün Ordusunun günümüzdeki layt komutanları, kardeşlere iftar vermek ve basında reklamını yapmak için sıraya girmişler. Yakında, “Kuleli Askeri İmam-Hatip Okulu” açarlarsa hiç şaşırmam.

Yasamayı, yargıyı, orduyu, üniversiteleri, medyanın %95’ini istedikleri gibi düzenlediler.

Hâkim de hekim de- hacı da- hoca da- komutan da- yazar da- çizer de artık bu iki kardeşin emrinde. Elbette, aynı zamanda yapılan her işin sorumluluğu ve vebali de iki kardeşin omuzlarında. Buraya kadar yazılanlar doğru mu? İtirazı olan var mı? 
O zaman, iki kardeşe bazı sorular soralım ve tarihe not düşelim ki, ileride gerçek hâkimlerin işine yarasın;

*Doğu ve Güneydoğu’daki yerleşim birimlerinin isimlerini, yürürlükteki yasaya aykırı olarak Kürtçe yaptınız. PKK, Türkiye’nin askerini-polisini-korucusunu öldürmekten vazgeçti mi?

*24 saat Kürtçe yayın yapan televizyonu, Anayasa’ya aykırı olarak kurdunuz.
PKK, Türkiye’nin insanlarını kaçırıp öldürmekten vazgeçti mi?

*Yerel yönetimlere sonsuz özerklik tanıyıp, onlara vergi toplama dahil yeni haklar verirseniz, PKK, Türkiye’nin yatırımlarını engellemekten, iş makinelerini yakmaktan vazgeçer mi?

*Kürtçe eğitim ve öğretim hakkı tanısanız,
PKK, Türkiye’nin resmi ve sivil binalarına çoluk çocuk ayırt etmeden ateş edip öldürmekten vazgeçer mi?

*Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemize, kendi parlamentosunu açacak, kendi yönetimlerini oluşturacak, kendi ordusunu kuracak bir özerk yapı kurulmasına izin verseniz, PKK, silahlarını teslim edip, “Büyük Kürdistan” idealinden vazgeçer mi?

Yürekli, Cesur, Akıllı ve Bağımsız Kardeşler;

PKK’nın dayatması olan bu talepler yerine getirilince, Türkiye’nin bütünlüğü bozulmayacaksa, çocuklarımızın ölmesi- anaların ağlaması bitecekse niçin bunları yerine getirmiyorsunuz? Elinizi kolunuzu tutan mı var?

Sorun Türk Milletine ve eğer kabul ediyorsa yapın. Oslo-Londra görüşmelerinin veya Anayasa değişikliğinin içine bunları nasıl yerleştiririz kurnazlığını bırakın, açık olun…

Yok, bu talepleri yerine getirseniz dahi, PKK’nın ve patronlarının, Büyük Ortadoğu Projesinin temeli olan “Büyük Kürdistan”dan vazgeçmeyeceklerini biliyorsanız, kalkın yerinizden ve görevinizi yapın.

2002 yılından önce yapılanlar gibi vatanınızı savunun ve bu kan emicilere gereken dersi verin.

Hem bunlardan hiçbirini yapmıyor ve yerinizde oturarak, ülkeyi bir iç savaşa götürecek sürecin önünü açıyorsanız, biliniz ki, “İhanet” kelimesi bu yaptığınızın yanında ufacık kalır…

Not: CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu;

Milletvekiliniz Hüseyin Aygün’ün, serbest bırakıldıktan sonraki açıklamalarını nasıl değerlendirdiğinizi Türk Milleti çok merak ediyor.

Lütfen düşüncelerinizi bizimle paylaşır mısınız?

(Yurt Gazetesi)

Rıfat SERDAROĞLU | Tüm Yazıları
Hits: 961