Ucube değil; "insandır sanat".

~ 12.01.2011, Mustafa ÇEBİ ~

“Mantıksal olan şaşırtıcıdır” der Bertolt Brecht.
Özellikle “olağan olandan” kuşku duyulmalıdır.  İnsanlıktan çıkmış bir insanlık döneminde;
her şey yolunda imiş gibi gösterilmek istenir söz birliği içinde…

Dünyayı değiştirme iradesini ortaya koyabilecek şekilde; olguları ve insanı yabancılaştırarak sahneye ve seyircinin önüne koyar Brecht. “Bu iş böyle sürmez buna bir son vermeli”…

“Duygu düşünce” arasındaki çatışmayı verimli kılmak. Düşünce aydınlığı ve söz birliği içinde yaşamı örgütlemeye yönelik doğru ve temel sorular sorar Brecht. Hayatı özgürleştirmedeki temel işlevleri sorgular.
İnsanın içinden geçmekte olduğu durumu anlaması ve mücadele etmesi için güç araçlarını sunar; büyü salar epik tiyatrosundan.

Sanat insandır!..
“Tüm sanatlar yaşama sanatına hizmet eder” der Goethe.
Picasso sanat çevresinde “dünyayı yeniden tasarlayan ve yaratan” adamdır…

Sanat iktidar ilişkisinin son tartışılan gündemi; Taliban’ın, kültür ve sanat ürünlerini hiçe sayma ve yok etme iradesi olmuştu.

Ucube sanat
Doğaya karşı mücadelesinde insanın, bir büyü işlevi vardır sanat eyleminin.
Ritmler, sesler, danslar, masklar, mağara çizimleri ve yontuları karşısında “Toplumsal ritüeli ” birliğini ve gücünü üretmiş, hayata geçirmiştir.  Bugün “doğanın yok edilmesi” noktasına gelen yolculuğumuzun, böylesi masum bir başlangıcı var.
Doğanın karşısında, insanla birlikteki yaşamına bir güç, bir silah olarak  başlar sanat ve sanat üreticisi…

Günümüzde; “Ne işe yarar, kaç para eder” ile ölçülen: pazar kavram ve niyet dayatısına indirgenmek istense de; “Büyülü yanı” sürer.
Ortamlar tecimselleşmiş olsa da sanatın büyülü yanı onu; “meta” hediyelik ve eğlencelik eşyalardan korur; ayırır..
Sanat, insanı özgür kılar
Geniş kitlelerinin en kısa yoldan varoluşlarına destek vermesi, sanatın yaratıcı derinliği ve işlevidir.
Oysa çağımız; faşist, neoliberal, egemen, AVM  estetik siparişli pazar ortamını tüm dünyaya dayatır.

Sanatçı üretim ve çevre  ilişki kirliliği ülkemizde de yoğundur. Sanatçı ile halkı ile arasındaki ilişkilerin önünü; siyaset, bürokrasiler, yarışmalar, ekonomik ablukalar ve egemen yürütme tasarımları engeller; ortalık ucube kirlerle yıkanmak istenir.

Toplumlar sanatçı ve politikacılarını hak eder
Halkımız, yaşamdaki baskıyı kaldırmada bir araç olan sanat ve sanatçısıyla daha yoğun buluşmalıdır. Ve siyasi temsilcilerini daha titiz seçmelidir.

Sanat ritüelinin yerine; Televizyon ve “eğlence tüketim ortamı” ikamesi olan “ucubeleştirilme” sürgit olmayacaktır.

Ucubeleyici yaklaşım bir yaşam felsefesidir… Bu felsefe, cehaletini; farklı fikirleri ötekileştirme isteğini dayatmak istemektedir.  Kendi yaşam, söylem ve öngörülerinin bir ve tek gerçek olduğunu her fırsatta sergilemekte; “Taliban” yöntemiyle kusmaktadır…

Oysa; toplumuna sorumluluk duyan her gerçekçi sanatçının bu enerji ile ürettiği insanının ve sanatının büyü kavramsalı, gelecek toplumları biçimlendirmektedir ve süreç tüm bu sorunlarıyla birlikte yaşamaktadır…

Sanat ve kültür insanı sevgili Mehmet Aksoy, bu meselenin tüm sanat çevresini ilgilendirdiğini; yanında olduğumuzu bilmesini istedim.  Başbakan ve çalışma arkadaşlarının; sanatçı, aydın ve demokratlar ile bilek güreşi hevesleri anlaşılmazdır. Ve yenildikleri ulusumuzun ve dünyanın gözü önünde ortadadır.

Sanat toplumu dönüştürürken görevini egemen sınıflardan almaz ve almamalıdır. Bu “ucubet” siyasetin işidir.

(12.01.2011)

Mustafa ÇEBİ | Tüm Yazıları
Hits: 2659