Sol Planlamadır

~ 27.07.2012, Ercan YEŞİLYURT ~

Toplumsal hayatın tümünün, ekonomi, eğitim, kültür, sağlık gibi temel gereksinimlerin nasıl, hangi insan malzemesiyle yapılacağının somut verilerle yapılandırılmasıdır planlama. Ama ülkemizde anti-sol bir yapı oluştuğu için, planlama lafı edildiğinde bir irkilme olur ve nedensiz bir itiraz teorisi geliştirilir. Halbuki planlama, belli hedeflere ulaşabilmek için ekonomik ve sosyal hayatın hangi noktalarına nasıl ve ne ölçüde müdahale edilmesi gerektiğini gösteren bir yapılanmadır. Ülkemizin geri kalmış olması, bizi gelişmiş Batı ülkelerinden farklı duruşa zorluyor. Batı ülkeleri uzun zamana dayalı bir süreçte gelişmiş, büyümüş, kalkınmış... Devletin sosyalleşmediği dönemlerde sermaye birikimi sağlandı. Bütün fakir ülkeleri sömürmekle de zenginleşti Batılılar. Bu gelişme önceden düşünülüp planlanarak yapılmadı.

Ortada somut bir durum var, gelişmiş ülkeler seviyesine ülkemizin nasıl çıkarılacağı. Bu kalkınma işini, tek amacı kâr etmek olan piyasacılara bırakarak olmayacağını öncelikle kavrayıp, kabul etmek gerekir. Bu da devletin ekonomik sosyal hayatı bir plan dahilinde yönlendirmesiyle mümkün olabilir. Bunun göstergesi üretim ve dolayısıyla milli gelirin artırılmasıdır. Ancak ana hedef insanlara daha iyi yaşam sağlamak olsa da sadece ekonomiyi güçlendirmek tek hedef olmamalıdır. Artan ekonomik imkânların eğitim, kültür, sağlık, insan gücü ve kişisel gelir dağılımında sosyal adaleti sağlayacak ve bölgeler arası dengeyi kuracak, sosyal sorunları çözecek biçimde kullanılması, yani ölçülü kalkınma belirleyicidir. Bu da kamunun önceliği ve planlamasıyla sağlanabilir.

Ülkemiz, birincisi 1923-38 ikincisini 1962-70 planlama döneminde kalkınmıştır. Türkiyedeki planlı dönem, bugün uygulandığı söylenen serbest piyasa ekonomisinin altyapısının kurulduğu dönemlerdir. Plan Türkiyede solun işi olduğu özel sektörü yok edeceği belletilerek anlatıldı. Halbuki plan, özel sektör için yol gösterici, devlet için zorunlu bir belgedir. Devletin gelir gider trafiğinin düzenlenmesini, özel sektörün gerçekleştirebileceği yatırımlar yapmasını hedef alır.

Türkiyedeki milyarder artışına ve ne iş yaptıklarına bakılırsa görülecektir ki, hemen hepsi konut inşaatı yapanlardır. Plansızlık yüzünden sanayiye, ihraç malları üretecek sektörlere gidecek parayı emiyor inşaat. Üretim için sanayileşmeye ihtiyaç var, ülkenin döviz dar boğazıyla karşılaşmaması için, ihracatın milli gelirin artış hızının üzerinde gelişmesi gerekir. Üretimde hem dünya kalitesini hem de fiyatı tutturmak gerekiyor, bu da yetmez yeni pazarlar bulmak da şart. Bütün bunları kıytırık, türedi sanayi ve sermaye gruplarına bırakarak çözemeyiz. Kesinlikle bunun planlayıcısı, yönlendiricisi kamu yönetimi olmalıdır.

10 yıllık AKP iktidarı, ülkenin temel sorunlarına çözüm getirememiştir. Hükümetin, ülke sorunlarının çözümünde hiçbir birikimleri olmadığı için yaptıkları her hamle boşa gidiyor. Tamam bunlar gidecek de, muhalefet edenler bu işleri nasıl yapacaklarını bir türlü söylemiyorlar. Kürt meselesindeki temel sorunlardan birisi de, fukaralık olduğuna göre, bunu kamunun gücüyle olacak bir kalkınmayla çözeceklerini bile ifade etmiyorlar. Eşitsizlik, gelir dağılımı, insan hakları, özgürlükler, demokrasi, barış lafları iyi de bunları piyasa ekonomisiyle sağlayamazsınız ki... Söylenmesi gerekir, kalkınmayı sağlayacak, sol planlamadır.

Oruç tutmadan iftar, plan yapmadan kalkınma olmaz, bu bilinmeli ve ifade edilmelidir...

(Cumhuriyet)

Ercan YEŞİLYURT | Tüm Yazıları
Hits: 1135