Bir Ahmet Davutoğlu analizi

~ 27.07.2012, Cüneyt ÜLSEVER ~

Barack Obama ABD’de 20.01.2009’da Başkanlık koltuğuna oturdu. Hemen ardından Davutoğlu o zamanki “danışman” sıfatı ile ABD’ye gitti. Dönüşte verdiği demeçte “Obama ile Türkiye’nin dış politika tercihleri ve öncelikleri tamamen örtüşmektedir” dedi. Davutoğlu da 01.05.2009’da Türkiye’de Dışişleri Bakanı oldu. Kısa sürede mevkidaşı Bayan Clinton’un da gözdesi haline geldi. Bakanlığı sırasında daha önceleri şiddetle reddettiği “tek kutuplu dış politika” (ABD merkezli dış politika) baş tacı edilmekte, “komşularla sıfır sorun” hedefi de “ABD ile sıfır sorun” hedefi olarak düzeltilmektedir. 
   
                                                                 ***
Türkiye’deki İslamcı ve sözüm ona liberal gazeteciler Obama ve Davutoğlu’na övgüler dizerken ben ikisine de başından beri ihtiyatla yaklaştım. (Bkz: Hürriyet arşivleri)
  
Ahmet Davutoğlu ile başından beri temel sıkıntım, kendisinin “ideal dış politika” ile “gerçekçi dış politika”yı karıştırmasıdır. Aldığım eğitim gereği “iyi matematik bilmeyen sosyal olguları çözemez” diye düşünüyorum.
  
Davutoğlu’nun hayal dünyasında “matris” kavramı yok. Sosyal olguların çok değişkenli yapısında; değişkenler arasında sizin denetiminiz dışında olanların birbirlerini sizden bağımsız etkilemesi bütün dengeleri anında bozar. Örneğin, siz (A) olarak (B) ve (C) üzerinde doğrudan politikalar üretebilirsiniz ama (B)’nin sizden bağımsız olarak güttüğü (C) politikası sizin kurduğunuz (A-B) ve (A-C) denklemlerini altüst edebilir. 
  
Bunun içindir ki, iyi bir siyasetçi, kendi ürettiği doğrudan politikalar yanında denetimi dışındaki değişkenlerin de birbirini nasıl etkilediğini gözetmek zorundadır.
  
Ahmet Davutoğlu’nun dünyasında “matris” olgusu hiç yok. Bunun için Türk dış politikası devamlı çamura batıyor.

                                                                  ***
Bazı örnekler:
  
1)Ahmet Davutoğlu “komşularla sıfır sorun” hedefine dönük olarak başta Bayan Clinton olmak üzere 5 adet
dışişleri bakanı önünde Türkiye adına (A) Ermenistan (B) ile 11.10.2009 tarihinde “barış protokolü” imzaladı (A-B). Dünya, “Türkiye muazzam bir atak yapıyor”, diyerek ayağa kalktı. Ancak, protokol imzalanırken Türkiye’nin en büyük enerji tedarikçilerinden Azerbaycan’ın (C) Ermenistan (B) ile yaşadığı tarihi “Dağlık Karabağ sorunu” unutulmuştu (C-B). Hali ile Azerbaycan hop oturdu hop kalktı. Başbakan anında Azerbaycan’ın ayağına gitti. Ermenistan protokolü de yandı bitti kül oldu. (C-B) dengesizliği (A-B) denklemini altüst etti.
  
2)Ahmet Davutoğlu İran’a uygulanacak ambargoya, “çok kutuplu dış politika” ayağı ile karşı çıktı. “Ne var yani, İsrail’in de nükleer silahı var!” dendi. ABD, Davutoğlu’na merdiven altında ne gösterdi ise aynı Türkiye İran’ın nükleer saldırısına karşı İsrail’i korumak amacı ile Malatya-Kürecik’e füze kalkanı yerleştirdi. Bu sefer de ABD faktörünü hesap edememişti.
  
3)Bayan Clinton, Suriye meselesi için “Rusya ve Çin bedel ödemeli” dedi. Ardından Davutoğlu da bu iki ülkeyi kast ederek mealen “Suriye’ye arka çıkan ülkeleri izole edelim” deyiverdi. Davutoğlu yine (C) ülkesinin denklemlerdeki “mana ve önemini” unutuvermişti. Apar topar Başbakan Rusya’ya gitti. Rusya ile “Suriye Meselesi”nde tam mutabık hale geldik!

4) Matris bilmemenin en vahim göstergesi ise Ahmet Davutoğlu’nun Suriye’ye çatarken Rusya’yı unutmak dışında i)Suriye-PKK, ii)Barzani-Suriye Kürtleri, iii)Barzani-PKK ilişkilerini de unutmuş olmasıdır. Daha doğrusu, “Beşar Esad yıkılırsa Suriye’ye ne olur?” sorusuna hiç cevap aramamış olduğu şimdi ortaya çıkıyor.
  
Davutoğlu’nun matematikte çok değişkenliler dünyası hakkında bilgisinin zayıf olmasının maliyeti:
  
a)PKK’nın Türkiye’nin sorunu olmaktan çıkıp, daha da büyüyerek bölgenin sorunu haline gelmesidir.
  
b)Daha önce PKK’nın etki alanı Kuzey Irak ile sınırlı olup, kabaca 331 km. iken, artık denkleme 877 km’lik sınır ile bir de Kuzey Suriye girmiştir.
  
Ahmet Davutoğlu ise “hiç hesapta olmayan bu gelişme” karşısında Suriye muhaliflerinin birilerinden garanti almış!
  
İçmeye ayranı olmayanlar PKK’nın üstüne atla gidecekler!

                                                                    ***
 
PKK’nın Suriye’deki kolu olarak tanınan PYD’nin eş başkanı Salih Müslim bile Davutoğlu’nu yalanlıyor:
  
“Muhalefet parça parçadır. Bizim ilişkide bulunduğumuz muhalefet (içinde Özgür Suriye Ordusu da var-CÜ) bizim isteklerimizi kabul ediyor ve çok makul görüyor. Diğer muhalefet (Davutoğlu’nun görüştüğü muhalefet-CÜ), dışa bağlı güçler kabul etmiyor. Ama demokratik muhalefet, Suriye içindeki muhalefet, hepsini kabul ediyor.”  (Mahmut Hamsici-BBC Türkçe-25.07.2012)

                                                                    ***
Yanlış hesap önce Bağdat’tan döndü.
Şimdi de Şam’dan dönecek!

(Yurt Gazetesi)

Cüneyt ÜLSEVER | Tüm Yazıları
Hits: 1220