Ortadoğu'da vaziyet-i umumiye

~ 24.07.2012, Cüneyt ÜLSEVER ~

Vatan gazetesinden Uğur Koçbaş’ın haberine göre; Suriye’deki Kürtler (Suriye Kürt Ulusal Konseyi- KNC) adı altında 2011 yılının 26 Ekim’inde Kuzey Irak’ın Erbil kentinde imzalanan anlaşmayla tek bir çatıda toplandı. PKK’nın Suriye’deki kolu olan ve aynı PKK gibi Öcalan’ı liderleri olarak kabul eden PYD ile KNC, Esad rejiminin Kürt bölgelerinden çekilmesi sonrasında ilk kez uzlaşma sağladı. Afrin, Derik ve Kobani   gibi büyük Kürt kentlerinin ele geçirilmesinden sonra buradaki devlet kurumlarına Kürt bayrağının yanı sıra PYD’nin örgüt bayrakları da asıldı. PYD böylece ‘Halk Savunma Birlikleri’ (YPG) adını alarak KNC’nin    silahlı kolu oldu. 2 bin PKK militanı hemen bu Kürt kentlerine konuşlandırıldı ve kontrol noktaları oluşturuldu… Öte yanda Özgür Suriye Ordusu Selahattin Eyyubi Birliği Komutanı yaptığı açıklamada  şöyle dedi: “Özgür ordu katil PKK’yı uyardı. Esad’ı desteklemeyi bırakın, yoksa sizi yok ederiz.” 

***

Bu özel haber çerçevesinde şunları not edebiliriz.
1)Beşşar Esad “düşmanımın düşmanı dostumdur” prensibi gereği PKK’yı destekliyor.
2)Son dönemde PKK’ya karşı Türkiye’nin yanında yer aldığı söylenen Mesud Barzani Suriye’deki Kürtleri örgütlediği gibi Suriye’de PKK ile işbirliği de yapıyor.
3)Barzani Türkiye-Suriye-Irak ve İran’daki Kürtleri “Bağımsız Kürdistan” çatısı altında toplamak ideali doğrultusunda önemli bir adım atıyor.
4)Aynı Barzani Kuzey Irak’daki petrol kaynaklarının gelirini, Irak Anayasası’na rağmen, merkezi hükümetten kaçırmak uğruna Türkiye’den yardım alıyor. Türkiye Irak Başbakanı Maliki ile tüm bağlarını
çoktan kopardı.
5)PKK ile yaşadığı sorunlarda bölgede Türkiye’nin yanında yer alan tek güç şimdi bir sürü çapulcudan oluşan Özgür Suriye Ordusu!
6)Ama Türkiye’nin sahip çıktığı Suriyeli mülteciler Gaziantep’in İslâhiye İlçesi’ndeki mülteci kampında isyan çıkarıyorlar. Sığınmacılar, Türk bayrağını indirip kendi bayraklarını asıyorlar. Polislerin silahlarıyla birlikte rehin alındığı olaylar, özel harekât timlerinin havaya ateş açarak kampa girmesiyle bastırılıyor.

***

Ortadoğu’da lider olmak üzere yola çıktığı “Yeni Osmanlı Serüveni”nde Türkiye Suriye ve Irak’la açık düşman haline geldiği gibi Malatya-Kürecik’e yerleştirdiği füze kalkanı ile İran’ı karşısına aldı. Mısır’da Müslüman Kardeşler Ortadoğu’da kendi egemenlik alanını kurmak istediği için artık Türkiye ile mesafeli. Ayrıca, Esad’ı yıkmak uğruna Türkiye Rusya ve Çin ile diplomatik yollarla da olsa, çatışıyor. Türkiye’nin  bölgede tek “dostu” kimlerden oluştuğu tam belli olmayan Suriye Ulusal Konseyi (SUK) ve Suriye’de ağırlığı çok tartışmalı Müslüman Kardeşler! Ama yine de Türkiye’nin kucak açtığı Suriyeli mülteciler  kamplarda isyan çıkarmaktan, kamplara kendi bayraklarını dikmekten, Türk güvenlik güçleri ile çatışmaktan geri kalmıyor. Hâlbuki daha birkaç ay evvel ne demişti Ahmet Davutoğlu: “1911-1923 yılları  arasında nereleri kaybetmişsek 2011-2023 yılları arasında o kaybettiğimiz topraklardaki kardeşlerimizle buluşacağız”

Soruyorum Ahmet Davutoğlu’na:
1)Hani tıpkı Britanya’nın eski kolonileri ile yaptığı gibi Türkiye de bir milletler birliğine dönüşecekti?
2)Nasıl ki Britanya eski kolonileri ile bir ortak refah bölgesine sahip. Hani Türkiye de liderliğini Balkanlardaki eski Osmanlı topraklarında, Ortadoğu’da ve Orta Asya’da yeniden inşa edecekti? (Ahmet Davutoğlu Jackson Diehl’e “Yeni Osmanlı” hayalini bu sözlerle anlatmıştı-The Washington Post-5.12. 2010)

***

Türkiye’nin dış politikasının ana doktrinini ilan ediyorum: “Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak!”

(Yurt Gazetesi)

Cüneyt ÜLSEVER | Tüm Yazıları
Hits: 1029