Türkiye'de en etkin muhalefet: Fenerbahçe!

~ 05.07.2012, Cüneyt ÜLSEVER ~

Türk hukuk sistemini en doğru Müyesser Yıldız özetledi:
  
“Polis savcı olmuş, savcı hâkim. Hâkimin ne iş yaptığını çözemedim.”
  
Ben küçük bir katkıda bulunayım. Her daim ve her dönemde ülkemizde hâkimin işi, her kim iktidarda ise, onun ilgilendiği davadan nasıl bir karar çıkması gerektiğini sezmek ve kararı o yönde almaktır.
  
Cumhuriyet kurulalı beri bu kural değişmemiştir! Sadece bu dönem cumhuriyetin 89 yıllık uygulamalarının intikamını aldığı için çok daha acımasız ve vurdumduymazdır.
  
Tarihimizde hiçbir zaman yargı yürütmenin sultasından kurtulamamıştır.

                                                                     ***
  
Ergenekon, Balyoz, Odatv davaları vb. gibi Şike Davası da hukukun en basit kurallarının bile ayaklar altına alındığı içler acısı bir davadır.
  
Ancak, bu dava diğerlerine göre daha çabuk sonuçlanmıştır. Sanıklar diğer sanıklara oranla çok daha çabuk salıverilmiştir.
  
Şahsi kanaatime göre bunun en önemli nedenlerinden birisi, tek bu davada parlamento dışı muhalefet, daha açık söyleyelim halkın bizzat kendisi gerçek muhalefet yapmış, hem iktidar üzerinde hem de mahkeme heyeti üzerinde baskı grubu olarak muazzam etkili olmuştur.
  
Başbakan’ı bile iki arada bir derede bırakmıştır.
  
Bir Fenerbahçeli olarak gururla söylüyorum ki, yaşadığımız olağanüstü dönemde gerçek muhalefetin ne olduğunu tüm Türkiye’ye Fenerbahçe taraftarı öğretti. Yine gururla ifade ederim ki bu gerçeği Cimbomlu, Kara Kartallı dostlarım da kabul ediyor.
  
Halkın örgütlü gücünün ne anlama geldiğini hepimize Fenerbahçe gösterdi.
  
Halkın haksızlığa karşı pervasız isyanı karşısında en haşin iktidarlar bile kendilerine çekidüzen vermek zorunda kalırlar.
  
Fenerbahçe’yi ülkeye verdiği ders için kutlarım!
  
Kar-kış demeden gerek Çağlayan’a, gerek Silivri’ye, gerek Metris’e otobüslerle akın eden Sarı Kanarya taraftarına en derin saygılarımı sunuyorum.

                                                                     ***
  
Ne yazık ki, diğer davalara halkın tepkisi bu kadar güçlü olmadı. İP, TGS, Vardiya Bizde Platformu vb. zaman zaman örgütlü direniş gayretleri gösterdiler ama hiçbirisi Fenerbahçe kadar etkili olamadı.
  
Ben bu konuda CHP’ye sitem etmek isterim. Türkiye’de 81 il var ve CHP hepsinde örgütlü. Eğer, Fenerbahçe’nin yaptığı gibi Silivri’deki duruşmalara sıra ile her il 10’ar otobüs insan ile katılsaydı, eğer her il kendi toprağından sembolik bir miktarı Silivri’deki mahkemenin önüne dökebilseydi, ısrarla söylerim ki, bundan etkilenmeyecek iktidarı ve mahkeme heyetini dünyanın hiçbir yerinde bulamazsınız.
  
Tutuklular da büyük moral kazanacaktı.  
  
Üstelik her ile yeniden sıra 81 dava sonra gelecekti!
  
Yağmadı yağmur, esmedi rüzgâr!
                                                                     ***

Dayanışma konusunda kabahati sadece siyasilerde bulmak da yanlış. Bu dönemde medya da sınıfta kaldı. Ulusal Kanal’ın basılması ile ilgili protesto yürüyüşüne katılım o kadar cılızdı ki utandım. Büyük baş gazeteler Aydınlık’ın, Odatv’nin başına gelenleri utanmadan ve sıkılmadan görmezden geldiler. Protesto yürüyüşlerinde bile ikiye bölündük.
  
Gazetecilerin kıdemlisi (örn: Cengiz Çandar), daha az kıdemlisi (örn: Sevilay Yükselir) Odatv’yi baştan suçlu ilan ederek hukuku ayaklar altına aldırlar, davayı Soner Yalçın’a şahsi garezlerine panzehir olarak görecek kadar küçüldüler.
  
Bu dönem 4. Kuvvet medya kendi meslektaşlarına tekmeyi ilk atan kurum oldu.  

                                                                     ***
  
Şike Davası sırasında Fenerbahçe taraftarının muhalefet gücü kadar, Başkan Aziz Yıldırım’ın vakur duruşundan da çok etkilendim. Hapishanede bir gün olsun boynunu bükmedi, hiçbir konuda taviz vermedi. Dimdik durdu.
  
Helal olsun!
  
İlginçtir, salıverildiği gün bulunduğum mahfillerde Cumhurbaşkanı adayı olarak CHP’nin Aziz Yıldırım’a teklif götürmesi konuşuldu.

                                                                     ***
  
Son sözüm Mahkeme Başkanı’na:
  
Siz kanaatle değil, delil ile karar vermek zorundasınız. Şike ve teşvik ile ilgili verdiğiniz kararı her maç için nasıl delillendireceksiniz, çok ama çok merak ediyorum.
  
Şikenin delili nasıl oluyor?
  
Ayrıca Aziz Yıldırım nasıl bir çete kurmuş, bunu da çok merak ediyorum. Onun için “gerekçeli karar”ınızı dört gözle bekliyorum.
  
Bir de merak ettiğim başka bir konu var:
  
Geceleri rahat uyuyor musunuz?

(Yurt Gazetesi)

Cüneyt ÜLSEVER | Tüm Yazıları
Hits: 1302