Diyanet'e 6 milyar, Alevilere birkaç bin lira

~ 25.06.2012, Necdet SARAÇ ~

Hafta sonu Antalya’nın Elmalı İlçesi sınırları içinde yer alan Tekke Köyü’nde 28. kez “Abdal Musa Anma Törenleri” yapıldı.  Türkiye’nin dört bir yanından binlerce Alevinin katıldığı anma törenine gelenler yine her zamanki sıkıntılarla karşı karşıya kaldılar: Dergâh bakımsızdı, dergâhın bahçesi ve çevresi panayır yeri gibiydi, tuvalet ve temizlik gibi hizmetleri yapacak eleman sayısı son derece sınırlıydı...

Suriye’den “kaçtığı iddia edilen mültecilere” birkaç günde modern prefabrik evler ya da çadırlar inşa eden devlet, on binlerce Alevinin katıldığı ve Hacı Bektaş Veli’den sonraki en önemli anma etkinliğine hizmet için kılını bile kıpırdatmamıştı: Dergâhın etrafına devletimiz Kızılay çadırlarını kurmayı, iki tane prefabrik tuvalet yapmayı bile çok görmüştü… Yani anlayacağınız, devletimiz vergilerini aldığı Alevilere topladığı vergi payından hizmet vermek bir yana, Alevilerden topladığı vergilerle Diyanet’e ve Sünni ulemaya sefayı,  Alevilere ise cefayı reva görmeye daha devam ediyordu.

Yıl içi yapılan etkinlikler hariç, 6 milyar lirayı Diyanet İşleri Başkanlığı’na aktaran devlet, Kültür ve Turizm Bakanlığı aracılığıyla böylesine önemli bir inanç merkezinin etkinliğine yalnızca birkaç bin lira aktarıyor. Geçen sene devletimizin etkinliğe aktardığı para yalnızca 4 bin lira (evet yanlış okumadınız, yazı ile de dört bin Türk Lirası) imiş! Bu yıl ise bütçe “henüz” belli olmamış! Ama tereddüdünüz olmasın, verilecek miktar geçen seneden farklı olmayacaktır!  Kıyaslama yapmak bazen iyi olmuyor ama Kutlu Doğum Haftası’na veya Mevlana törenlerine aktarılan paraları da işin doğrusu insan merak ediyor! Rakamlar açıklansa, herhalde pek çok kişinin dudağı uçuklar diye düşünüyorum…
Devletin bu ayıptan, bu utançtan bir an önce kurtulması gerekiyor!
Devletin hemen hemen hiçbir katkı sunmadığı Alevi inanç merkezilerine yaptığı ayrımcı uygulama bununla da sınırlı değil. Devletimiz, Osmanlı’dan devraldığı geleneği sürdürüyor ve Alevilere ait inanç merkezlerine, dergâhlarını müze statüsünde tutmakla kalmıyor, bir de onlardan kira alıyor… Örnek mi?

Örneğin İstanbul’da hafta sonları binlerce Alevinin ziyaret ettiği Şahkulu ve Karacaahmet Dergâhları’na Alevi dernekleri kira ödüyor. Hacı Bektaş Dergâhı’nı ziyaret eden Aleviler inanç ziyaretleri karşısında “giriş parası” ödüyor!

Bu konuda Şahkulu Sultan Vakfı öncülüğünde, bütün Alevi kuruluşlarının katılacağı bir kampanya hazırlığı son aşamaya gelmiş durumda. Kamuoyuna açıklanan bildirgede söylenenler çok net ve anlaşılır:

“Alevi  inancının serçeşmesi olarak bilinen, Hacı Bektaş Veli Dergâhı, Şahkulu Sultan Hilmi Dede  Baba  Dergâhı, Abdal Musa  Dergâhı, Sucaettin Veli Dergâhı, Karacaahmet , Hasan Dede, Erikli Baba, Garip Dede, Karaağaç  dergâhlarının malları ellerinden alınarak  evvela kamu kuruluşlarına  oradan da  özel kişilere yok pahasına satılmış olup bu dergâhlar  kendi inanç önderlerinin kendileri için vakfettikleri veya kurdukları yerlerin kiracıları durumuna  getirilmişlerdir… Bu uygulama, ahlaki, vicdani ve hukuki değildir… Hükümet, cemaat vakıfları olarak nitelenen Ermeni ve Rum Vakıf mallarının sahiplerine iadesi konusunda 27.08.2011 tarihinde çıkardığı  ve 23038 sayılı Resmi Gazete’de  yayınlanan   Kanun Hükmünde Kararname ile  karara bağlamış olup, her nedense  Alevi dergâh mallarının iadesi ya unutulmuş ya da bilerek göz ardı edilmiştir! Kurumlarımızın mallarının iade edilmesi, Anayasamızın mülkiyet hakkını düzenleyen hükümlerine, eşitlik ilkesine, AİHS’ne aykırı olup, iadeye ilişkin yasal bir düzenlemenin acilen yapılması, hakkaniyet, adalet ve hukuka bağlılığın zorunlu bir gereğidir.”

(Yurt Gazetesi)

Necdet SARAÇ | Tüm Yazıları
Hits: 1220