Bir kaç milyon kişi hapse girebilir

~ 19.06.2012, Yalçın DOĞAN ~

TELAŞLA aranıyor CHP milletvekilleri. Arayan Sanayi Bakanlığı bürokratları ya da Bakanın danışmanları:
 

“Sayın Bakan çok rica ediyor, komisyonda yasanın hemen kabul edilmesine yardımcı olun”.
Bu kadar telaşa yol açan yasa, değerli iktisatçı ve Hürriyet yazarı Şükrü Kızılot’un yazı dizisinde ele aldığı Türk Ticaret Kanunu. Kızılot’un yerinde vurguladığı gibi, yasa 1 Temmuz’da yürürlüğe girecek. Ama, bu haliyle girerse, ticaret ve sanayi dünyasının haline vay ki, vay.
Geçen yıl seçimden önce bu yasa büyük bir hızla Meclis’ten geçiyor. O kadar ki, yasanın maddeleri tek tek görüşülmeden, bütünü kabul ediliyor. Benim çoğunluğum var, kabul ettim, oldu mantığı.
O tarihte Bütçe Komisyonu üyesi CHP İstanbul milletvekili Prof. Aydın Ayaydın bin kere uyarıyor, sakıncalarını dile getiriyor, ama dinleyen kim. Şimdi telaş bacayı sarıyor, çünkü 1 Temmuz’a kadar mutlaka değişmesi şart. Yoksa, siz maceradan macera beğenin.

SAKAT KURALLAR

Yasa garip, artık garip demek bile garip, çeşitli yaptırımlar getiriyor. Birini dün Şükrü Kızılot yazıyor. Kendi şirketinden bir lira bile çeken birine hapis cezası geliyor.
Kızılot da değinecektir, ben de ikisini ekliyorum:
- Şirkete ait bilgiler internette yer alacak. Sana ne kardeşim benim özel şirketimin bilgilerinden? Ben özel bilgileri neden başkalarıyla paylaşıyorum? Ticari sırlarımı açıklamaya neden zorlanıyorum?
- Özel şirketler yönetilemez duruma düşerse, devlet kayyum atayacak. Sana ne kardeşim, yönetemezsem, şirket batar, ben zarar ederim. Tipik, “devlet benim” zihniyeti. Sözüm ona, liberal ekonomi.
Aceleye getirilen yasanın pek çok sakat hükmü var. Sanayi Bakanlığı şimdi onları gidermek üzere, yasayı görüşmeye açıyor.

844 BİN ŞİRKET

Eldeki verilere göre, Türkiye’de şu anda değişik yapıda, limited, anonim, v.s. şirket var. Bunların sayısı 844 bin.
Bir şirket en az iki kişiyle kurulabileceğine, ayrıca çok ortaklı şirketler de bulunduğuna göre, 844 bin şirket üzerinden, bu yasa kapsamına bir kaç milyon insan giriyor.
Günümüz gerçeklerinden ve ticari hayattan kopuk bu yasa nedeniyle, ihlali halinde, saçma sapan nedenlerle bir kaç milyon insan hapse girme tehlikesiyle karşı karşıya.
Türk Ticaret Kanunu geçen yıl seçimden önce kabul ediliyor. Aradan bir yılı aşkın süre geçiyor. Şimdi yumurta kapıya geliyor, yasanın sakıncaları ticari hayata kabus gibi çöküyor.

ODALAR NEREDE

On gün içinde çok uzun yasanın Meclis’ten geçmesi imkansız. Pratik çözüm var. Yürürlük maddesini yıl sonuna uzatmak, zaman kazanmak.
Onun dışında, dikkat çeken durum şu. Türkiye’de onca sanayi ve ticaret odası var, onların şemsiye kuruluşu TOBB var. Yasanın bu maddesi şöyle, şu maddesi böyle diyerek, hükümeti uyaran tek bir yürekli sanayi ve ticaret erbabı ara ki, bulasın. Kamu oyu önünde uyarmamış olabilirler. Yine de, herkesi haberdar edebilmek açısından, kamu oyu önünde iyi olurdu.
1 Temmuz’a kadar sürecek maraton Meclis’te bugün ya da yarın başlıyor.

Büyükelçinin cami randevusu

1 Temmuz günü için Stuttgart’a haber gönderiyor Berlin Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu. Oradaki yurttaşlarımızla toplantı yapacak. Her büyükelçinin bulunduğu ülkedeki yurttaşlarımızla ilgilenmesi yerinde bir girişim.
Yalnız tuhaf bir nokta var. Büyükelçi yurttaşlarımızla bir camide buluşmak istiyor. Önce namaz kılacak, sonra mı görüşecek, yoksa ne? Stuttgart’taki yurttaşlarımızın algısı “toplantı camide”. Muhtemelen yanlış anlama var, camide herhalde toplantı olmayacak. Bununla birlikte, toplantı camide ise, günümüzde artık şaşmamak gerek. Kağıt üstünde de olsa, laik Cumhuriyetin büyükelçisi camide nasıl randevu veriyor, garip ve bu bir ilk. Yok böyle bir şey.
Karslıoğlu Berlin’e atanmadan önce Cumhurbaşkanı Gül’ün danışmanı. Çankaya’daki danışmanlıktan Berlin’e atanıyor. Şimdi hakkını veriyor.

Dönemin belgelerine Haberal katkısı

HAFTA sonunda Kemal Kılıçdaroğlu’nun Zonguldak’ta düzenlediği “Özgürlük Mitingini” izliyorum.
Zonguldak’ta sokaklar ve meydan aynı dili konuşuyor:
“Millet Burada Vekili Nerede”. Ya da “Halkın İradesi Tutsak”. Ya da “Haberal - Balbay, İrade Bizim Seçim Bizim”.
Kılıçdaroğlu da bu sloganlara benzer söylemde bulunuyor. Malum, tutuklu Mehmet Haberal CHP Zonguldak milletvekili.
Miting meydanında Haberal’a ait iki kitap dağıtılıyor. Biri, Haberal, Belgelerle Silivri Gerçeği. Bu kitap duruşma tutanaklarından oluşuyor. Diğeri, “Suçum Ne? Haberal’ın Sözlü Silivri Savunması”. Adı üstünde, savunması.
Değişik suç iddialarıyla bilim adamları, gazeteciler, askerler, aydınlar Silivri’de tutuklu. Her biri yaşadıkları olaylarla ilgili kitaplar yazıyor. Dönemin belgesi olmak üzere. Bunlara şimdi Haberal’ın iki kitabı ekleniyor. Bu kitapların her biri ayrı bir tarih.

(Hürriyet)

Yalçın DOĞAN | Tüm Yazıları
Hits: 1009