Belki haddini aşan bir yazı

~ 14.06.2012, Cüneyt ÜLSEVER ~

Geçenlerde sanatçımız Gülben Ergen’in mayolu fotoğrafları yayınlandı gazetelerde. Resimlerin birisinde kalçalarını selülit belasının bastığı ayan beyan belli oluyordu. Dikkatle bakmadım dersem yalan söylemiş olurum. Zira kendisini pek beğenirim. Ertesi gün Gülben Hanım’ın zehir zemberek açıklamaları yayınlandı yine gazetelerde. Vücudunun kendisine ait olduğunu, üç çocuk doğurduğunu, bir sürü okul açtığını beyan ediyor, kendisinden izin almadan yayınlanan fotoğraflar için gazetelere ateş püskürüyordu.
  
Kendisine hak verdim!
  
Ayrıca, gazetelerde birisi profesör olmak üzere bazı hanımların Gülben Hanım’a yolladıkları destek mesajları da yayınlanıyordu.
  
Hanımların vücutlarına toptan sahip çıkmaları hoşuma gitti.
  
Basın haddini aşıyor diye düşündüm.
  
Ancak, daha sonra ortaya Gülben Ergen’in başka bir fotoğrafı çıktı. Gülben Hanım yine mayolu idi, yine bacakları ve kalçaları ortadaydı. Ancak, bu fotoğrafta bacakları sütun gibi düzgündü. Selülitten emare yoktu. Resme yine dikkatli baktım. Dedim ya, pek beğenirim kendisini. Herhalde kısa sürede bacakları yağlandı diye düşündüm.
  
Ancak, gerçek bambaşka idi. Muntazam bacaklı resmini medyaya kısa süre önce kendisi yollamıştı ve bacakları fotoşoplu idi! Açıkçası, resimle oynanmış, daha açıkçası teknoloji kullanılarak sahtekârlık yapılmıştı. Okur aldatılmıştı.
  
Aklım çok ama çok karıştı!

                                                                     ***
  
Başbakan da geçen günlerde Özel Yetkili Mahkemeler’e (ÖYM) çattı. Bir kanala verdiği demeçte bu mahkemeleri “haddinden fazla yetki alanı doğur(an)” olarak tarif etti ve şu cümlelerle ağır eleştirdi “…(Mahkemeler diyorlarmış ki-CÜ)... ben devlet içinde ayrı bir gücüm, devletim. Ben Cumhurbaşkanı’na varıncaya kadar hepsini istediğim anda buraya çağırırım.”
  
ÖYM’nin önemli 250. maddesinin değişmesi gerektiğini söyledi.
  
Bir ülkenin Başbakanı böyle bir demeç veriyorsa, bunu ciddiye almak gerekir diye düşündüm ve ÖYM’leri gerçekten zaman zaman hadlerini aşan, Silivri’de yaşanan insanlık dramına ön ayak olan mahkemeler olarak gördüğüm için bu açıklamaya çok sevindim.
  
Ardından, Cumhurbaşkanı da 10 yıllık bir gecikme ile daha zamanında bu mahkemeler kurulurken mahsurlarını görmüş olduğunu açıkladığında “daha önceleri nerelerdeydiniz?” diye sormak yerine bir kez daha sevinmeyi tercih ettim.
  
Bir de Meclis Başkanı Cemil Çiçek ÖYM’ler hakkında sıkıntılarını dile getirince “oldu bu iş!” dedim. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Meclis Başkanı, moda deyimle devletin zirvesi aynı minvalde görüş bildirdiğine göre huzura erebilirdim. Zaten Bekir Bozdağ da çalışmalardan dem vuruyordu. Sadece çalışmaların Başbakanlıkta mı, Adalet Bakanlığı’nda mı yapıldığı konusunda çelişkili bilgiler vardı.
  
Ancak, şimdi görüyorum ki Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a göre yapılan hiçbir hazırlık yokmuş, ayrıca konu ile ilgili konuşan kişiler kendi şahsi fikirlerini beyan etmişler!
  
Hadi Bakan’ı anlarım, Cumhurbaşkanı’nı, Meclis Başkanı’nı da anlarım da hayatımda ilk kez bir Başbakan’ın “şahsi görüşü”nü beyan ettiğine şahit oluyorum.
  
Anayasa’nın 112.maddesi Başbakan ve Bakanların görev ve yetkilerini tarif ediyor:
  
“Başbakan, Bakanlar Kurulu’nun başkanı olarak, bakanlıklar arasında işbirliğini sağlar ve hükümetin genel siyasetinin yürütülmesini gözetir. Bakanlar Kurulu, bu siyasetin yürütülmesinden birlikte sorumludur.
   
Her bakan, Başbakana karşı sorumlu olup ayrıca kendi yetkisi içindeki işlerden ve emri altındakilerin eylem ve işlemlerinden de sorumludur.”
  
Başbakan hükümetin genel siyasetini düzenliyor, Bakanlar bu siyasetin yürütülmesinden sorumlu oluyorlar. Bakanlar ayrıca Başbakan’a karşı sorumlular!
  
Anayasa böyle diyor!
  
Bu maddeye rağmen Başbakan’ın açıkladığı görüşe “kendi görüşüdür, beni bağlamaz!” diyen Bülent Arınç da Anayasa’ya fotoşop yapıyor!
                                                                     ***
Sanatçının bacaklarına fotoşop, Anayasa’ya fotoşop; benim aklım hepten karıştı!

Üstelik, aklımı Gülben Hanım mı, Bülent Bey mi, yoksa teknoloji mi karıştırıyor, bu konuda da aklım karıştı!

(Yurt Gazetesi)

Cüneyt ÜLSEVER | Tüm Yazıları
Hits: 1406