KUTSAL İTTİFAK ÇÖKTÜ; EVLİLİK BİTTİ

~ 10.06.2012, Mehmet TEZKAN ~

Türkiye’de her şey o kadar hızlı değişiyor ki; dün kol kola olanlar bir bakıyorsun karşı karşıya..
İttifaklar çatlamış, yeni ittifaklar gündeme gelmiş..
Gelin bu pazar vaktimiz de varken; ne olup ne bittiğini anlamaya çalışalım..
Bakalım bir yılda neler olmuş neler!..
2010 yılında referanduma giderken iktidar bloğundaki ittifak güçlüydü..
Muhafazakârlar, Gülen cemaati, liberal demokratlar, eski solcular, MHP’den kopan milliyetçiler aynı cephedeydi..
Bir grup yürekten ‘evet’ dedi..
Öteki grup ‘yetmez ama evet’..
Sonunda hep birlikte evet dediler.. Kutsal ittifak bu zaferle taçlandı..
*
9 ay sonra seçim yapıldı.. Kutsal ittifak bozulmadı..
Hiç sorun yokmuş, hiç sorun çıkmayacakmış gibi bir hava vardı.. Kutsal ittifak hiç bozulmayacak gibiydi..
Ama o hava çok sürmedi..
Önce bazı liberal demokratlar seslerini yükseltmeye başladı.. Sayıları fazla değildi ama derin bir hayal kırıklığı yaşadıkları aşikârdı..
Hükümetin Kürt meselesinde izlediği politika canlarını sıkmıştı.. KCK operasyonları, gözaltılar, tutuklamalar morallerini bozmuştu..
Liberal demokratlar saf mı değiştiriyor sorusu ortaya atılmıştı ki..
Türkiye peş peşe kırılmalar yaşadı..
Birincisi Uludere’ydi..
İkincisi yargının MİT Müsteşarı’na yönelik hamlesi..
Üçüncüsü kürtajın Uludere ile aynı kefeye konularak cinayet ilan edilmesi oldu..
Kutsal ittifakın yerinde yeller esmeye başladı.. Her grup bir başka yere savruldu..
*
Uludere’yle başlayalım.. İktidara yakın duran muhafazakârlarla, dindar Müslümanlar arasındaki ittifakı yerle bir etti.. AKP’ye omuz veren kesim, Uludere’ye hak vermedi, iyi olmuş demedi ama iktidarlarını da topa tutmadı..
Dindar Müslümanlar topa tuttu..
Kırılma noktasıydı..
*
Üzerine MİT Müsteşarı’na yönelik operasyon geldi.. Başbakan üzerine aldı.. Kendine yapılmış saydı.. Nitekim geçen akşam ‘alacaksan beni al’ çıkışı bunun kanıtıydı..
İktidar misilleme hazırlığına başladı..
Özel yetkili mahkemeler ya kapatılacak ya da yetkileri sınırlanacak, alanları daraltılacak..
Bu gelişim..
İktidarla Gülen cemaatinin arasını açtı..
Herkes biliyor ki; özel yetkili mahkemelerde görev yapan çoğu savcı ve hâkim cemaate yakın..
Başbakan Yardımcısı Bozdağ’ın ‘özel yetkili mahkemeler normal bir hukuk devletinde olmaması gereken mahkemelerdir’ sözü ipleri kopardı..
*
Mesela Zaman’dan Hüseyin Gülerce lafını esirgemedi.. ‘Başkaları ile el ele tutuşulurken, vefalı ellerden uzaklaşılırsa, geri dönülmez bir akşamın ufkuna yürümek de var’ diye yazdı..
Sonuç şu..
Cemaatten olanlar; özel yetkili mahkemeler kapatılırsa, 250 değiştirilirse büyük davalar sekteye uğrar, tahliyeler başlar, Rahşan affı gibi olur derken..
Başbakan; çizmenin aşındığını ve devlet içinde devlet haline gelindiğinde ısrarlı..
*
Gelelim üçüncü kırılma noktasına..
Kürtaj..
Bu da kutsal ittifakı bir kez daha çatırdattı.. Bırakın ittifakı AKP yanlılarını bile böldü.. Dindar AKP’lilerle dindar olmayan AKP’lileri karşı karşıya getirdi..
Çünkü bir taraf kürtaj için gözyaşı dökerken.. Öteki taraf kadını rahat bırakın diye çıkıştı..
*
Yıllardır hükümet için kalem oynatmakla bilinen Sabah’tan Emre Aköz’ün şu satırları ayrılığın derinliğini gösteriyor..
Demiş ki; “Eski arkadaşlar çekinmesin.. ‘Bizim inancımıza uygun yaşamayanların zerre kadar değeri yoktur’ diyebilirler..
İtiraf rahatlatır.”
Eski arkadaşlar vurgusu çok önemli.. Ta başından beri olmasa bile beş, altı yıldır arkadaşlarla iç içe, yan yana, omuz omuza..
Yıllardır benzer şeyleri söyleyenlerle alay etti..
Şimdi söylüyor.. İtiraf rahatlatır diyor!..
*
Sonuç şu..
Kutsal ittifak çözüldü.. Gönüllü müydü, zoraki miydi bilemem ama evlilik bitti..

İktidarın rotası

Soru şu.. İktidar kendine yeni bir yol haritası mı çizdi?
Rotası nere.. Bütün bu olan biten neyi ifade ediyor..
Gülen cemaatinin etkili isimlerinden Hüseyin Gülerce iktidarın başkalarıyla el ele tutuştuğunu, vefalı ellerden uzaklaştığını yazmıştı...
Zaman gazetesinin bir başka yazarı Turan Alkan; iktidar kimyasındaki terkibi yeniden gözden geçiriyor demiş..
İmajını düzeltmek istediğini yazmış..
Tespiti şöyle..
“Yargıya çekidüzen, CHP ile cicim ayları, liberallere gülücükler... Tutuklu milletvekillerinin, belli başlı generallerin, entelektüellerin salıverildiğini düşün bi an; belli cenahtan nasıl aferinler yağdığını düşün! Bu arada asli seçmen tabanını tutmak için devasa cami projeleri, kürtaj tartışmaları, eğitim reformu gibi ‘Muhafazakar soslu’ hamleleri de bir kenara yazmayı unutma.
Eyüp’teki Pierre Loti semtinin ismini değiştirmek için sazanlar atlasın diye açılan polemiğe dikkatini çekerim ayrıca. Tesadüf falan değildir; sun’i, zorlama gündem maddeleridir ve geniş çerçeveli koalisyon arayışları esnasında tabanda oy kaybına uğramamak endişesinin tezahürleridir.”

Mehmet TEZKAN | Tüm Yazıları
Hits: 1062