RTE İktidar Oyununu Kaybeder mi?

~ 28.05.2012, Orhan BURSALI ~

Başbakan için işler zorlaşıyor. Özellikle koltuk değişimlerinin gündeme geleceği 2014 ve 2015 yılları henüz büyük belirsizlikler taşıyor, RTE de bunun nasıl sonuçlanacağını bilmiyor; gerçi planı açık, ama gerçekleşmesi zor; zaman da hızla Erdoğanı sıkıştırıyor.

Koltuk değişimlerine ilişkin saflar iyice belirginleşti sayılır.

İki tutum işaretti. İlki, Erdoğanın, Cemaat- Fenerbahçe ilişkileri üzerine yöneltilen soruya verdiği kısa ve net yanıttı: Cemaat camide olur, camide cemaatle beraberim...

Bu sözler, Erdoğanın kararlılığını ve Cemaate yerini gösteriyor:

Cami, oradan çıkma, siyasete, hele hele benim yerime hiç soyunma.. Cami ile ilgili siyaseti zaten ben yapıyorum. Şimdi sen karşıma, siyaset ile camiyi birleştiren ikinci bir güç olarak çıkıyorsun, bunu yemem. Seni iktidarıma ortak etmem. Evet, bana hizmet ettin, özellikle orduya karşı büyük operasyonları belki de sen olmasaydın bu kadar başarıyla yapamazdım... Ama işleri berbat ettiğin, kafana göre takıldığın, beni de çok zor durumlara soktuğun olaylara da giriştin... Sen, camiye...

F. Gülen ve ekibi, Fenerbahçe Cumhuriyetine bulaşması ve oradan da Erdoğanı vurmaya kalkışması sonucu uğradığı büyük tökezlemeye rağmen, köşesine, sınırlarına, camiye çekilecek ve iktidar mücadelesini bırakacak bir güç değil.

Çünkü F. Gülen Cemaati, bircami cemaati değil! Yöneten bir cemaat. Camii ile işleri yok dersek, biraz abartmış ama derdimizi de anlatmış oluruz! Eğitimden tutun, finans, iş, dış alım-satım, her türlü ticarete kadar işin içinde. Yetmedi, ordunun içinde, özellikle polis ve yargıda örgütlenmeleri var... Kaymakamları, valileri var.. Kaç milletvekilini yönlendiriyor ve bakanlardan kimler var, doğrusu bilen varsa mesaj atsın da öğrenelim! Mesela bir Büyük Türk Gazetecisi iken AKP’ ye transfer olan Suat Kılıç, Gülenci mi?

Neyse, 2014 ve 2015 yıllarında yeniden doldurulacak 4 koltuk (Köşk, Başbakanlık, parti başkanlığı ve milletvekilliği kadroları), konusunda, Erdoğanın Hadi bakalım camiye kışkışlamasına, F. Gülenin baş üstüne diyeceğini kimse sanmasın!

Kartlar karılıyor, hesaplar yapılıyor...

***

İkinci önemli nokta, Cumhurbaşkanı Gülün demeci. Erdoğan ve ekibi, Cumhurbaşkanına bir koltuk daha önerdi: NATO Genel Sekreterliği! Gül, Hayır teşekkür ederim, almayacağım, dedi. Dönemin alçalmış bazı renkli kalemleri, biliyorsunuz, Erdoğanın el altındaki önerisini, gazetesinin yarım sayfasını rezil rüsva ederek sayfasına taşımış ve Güle Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği yakışır, Türkiye bunu başarabilecek güçtedir...” biçiminde yazmıştı..

Gül, bu öneriye de hayır teşekkür ederim, almayayım, demişti..

Bunlar, politikacı Gülü memurluğa indirgeme yoklamalarıydı!

Erdoğanın önünde iki temel engel var... Yooo hayır Cemaat değil; bunlardan biri Gül ve anayasa! (Erdoğan, Cemaat ve cami meselesini iki üç yıl içinde çözer!)

Gül, Erdoğanla eş düzeyde, üstelik cumhurbaşkanlığı yapmış kişi olarak AKPye, politikaya dönecek. Normal olan, Erdoğanın Köşke çıkarken var olan yetkilerle yetinmesidir. Ama başkanlıktacıyla ve anayasa değişikliğiyle bunu yapmayı kafasına koydu. Bugünkü yasal çerçevede, Gülün Başbakanlıka gelmesi ve kendisinin Köşke çıkması durumunda, Başbakanlıkı ve hatta partiyi yöneten ipleri de epey veya tamamen bırakmak durumunda kalır.

Gül, Köşkün müdahalesini kabul etmez. Tıpkı Erdoğan gibi! Roller tam ve eşit değişmelidir! Siyaset budur! Artık, düşman Kemalizme karşı bütünleşmek diye bir mesele de ortadan kalkmıştır!

Erdoğan, en kötü senaryoyu garanti altına almak niyetinde: Diyelim anayasa değişmedi veya başkanlık sistemi kabul olmadı, cumhurbaşkanı da seçildi; ama o zaman Başbakanlıkta ve parti başkanlığında, onu dinleyecek ve dediklerini uygulayacak birileri olmalı...

Ama Erdoğanın yaverliğini yapacak kişi, Gül değil! Bu nedenle de Güle politika dışında memuriyet aranıyor!

Tabii, aslında en kötüsenaryo, Erdoğanın cumhurbaşkanı seçilememesidir! O zaman işler karışır, yine eski görevine dönebilir mi, Güle de Dışişleri Bakanlığı gibi başka bir memuriyet verilir mi.. Bir sürü bilinmezlik.

Bütün bunları ve yeni olasılıkları, 1.5 yıl içinde daha net göreceğiz.

Şu milleti silme planına ve vajina bekçiliğine girecektim ama iki önemli konu bir köşeye sığmıyor, umarım yarına...

(Cumhuriyet)

Orhan BURSALI | Tüm Yazıları
Hits: 1235