Atatürk gençliği

~ 19.05.2012, Güngör MENGİ ~

Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuşunu borçlu olduğu mucizevi şahlanışın yıldönümüdür.

İktidar tarafından üçe bölünmüş, gözden düşürülme kastına hedef yapılmış da olsa 19 Mayıs’ı milletçe sahiplenmeli, bayramı ulusal kurtuluşa bizi ulaştıran milli mücadele ruhu ile kutlamalıyız.

Milli Eğitim Bakanlığı 19 Mayıs’ın başkent dışındaki kentlerin stadyum ve meydanlarında kutlanmasına yasak getirmişti.

Danıştay’ın bu genelgeyi iptal etmesi, 19 Mayıs kutlamalarını kurtaramadı.

Dün CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztrak “Üç gündür partililerim Atatürk anıtlarına çelenk sunabilmek için valiliklerden izin peşinde koşuyorlar” diye yakınıyordu.

Korktuğu için adının gizli tutulmasını isteyen bir öğretmen “İktidar dini bayramlarla oynamayı aklından bile geçiremez; milli bayramlarla ne hakla oynuyorlar?” diye soruyordu.

Onun umut kaynağı

Milli bayramlar, bireyleri ortak ülküler ve heyecanlar zemininde bütünleştiren günlerdir.

Bizim tarihimiz bayram olarak kutlanmaya değer gerçekten büyük olaylarla doludur.

19 Mayıs, dünyanın “Türk Mucizesi” dediği ihtilâlin başlangıç günü, Samsun da başlangıç noktasıdır.

Gazi Mustafa Kemal, tarihimizin en karanlık ve ümitsiz günlerinde Samsun’dan güneş gibi doğmuş, 23 Nisan 1920’de Meclis’i açarak Cumhuriyet’in temelini atmış, 30 Ağustos 1922’de Başkumandan Meydan Muharebesi’nde giydiği zafer tacı ile 29 Ekim’e yürümüştür.

Atatürk kadar gençliğine güvenen ve gençliği ile bütünleşen bir lider yoktur.

Birinci Dünya Savaşı’nın felâketli sonuçları üstüne kurulan Milli Mücadele askeri stratejistlere göre umutsuz bir macera idi.

Bu karanlıkta Atatürk’ün umut kaynağı Türk Gençliği idi.

Atatürk’ün gençliğe olan güven ve inancını ortaya koyan en eski belge 1918’de el yazısı ile yazdığı şu satırlardır:

İnkâr ahlâksızlıktır

“Her şeye rağmen muhakkak bir ışığa doğru yürümekteyiz.

Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletim hakkındaki sonsuz sevgim değil, bugünün karanlıkları, ahlâksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir.”

Gençlik Atatürk’ü yanıltmamıştır. Büyük Zafer ardından şu söyledikleri, gençliğe beslediği güvenin kanıtıdır:

“Milletin bağrından temiz bir nesil yetişiyor. Bu eseri ona bırakacağım ve gözüm arkamda olmayacak.”

19 Mayıs’ı Gençlik Bayramı yapan şey işte bu güven ve inançtır.

Atatürk’e yönelen nankörlük ve saygısızlıkları ifade özgürlüğü saymak akla ve ahlâka sığmaz.

Gençlik Atatürk’ten uzaklaştırılmamalı, soğutulmamalıdır.

Başarısını milletin birlik ve bütünlüğünde gören iktidarlar Atatürk’ün bu yolda en büyük yardımcı güç ve ruh olduğunu bilmelidir.

Ülkenin teminatı Atatürk gençliğidir.

Bu geleneksel zenginliğe alternatif yaratmaya kalkışmak ülke geleceğine kötülüktür.

Bayramınız kutlu olsun..

(GazeteVatan)

Güngör MENGİ | Tüm Yazıları
Hits: 1089