Konusu açılmışken bir kere daha Ali Sami Yen üzerine

~ 30.04.2012, Bülent SOYLAN ~
Haydi bizim söylediklerimizi bir kenara bırakalım ama bakın, 2009 yılında yapılmış bir uluslararası araştırmaya göre (*) İstanbul’umuz, Avrupa’nın 30 önemli şehri arasında çevre ve şehircilik açısından 25. Sırada bulunuyor.

Yani İstanbul, bu şehirlerin arasında çevre ve şehircilik açısından en kötü beş şehirden biri sayılmış.
İsterseniz “Keşke bu araştırmaları Mayıs ayında, yani lale zamanı yapsalardı(!)” deyip bu güne gelelim.
*
Acaba o tarihten 2012’ye gelene kadar neler oluyor,  son yılların şu çılgınca gökdelen dikme yarışı sürerken bu günlerde o yirmibeşinci sıramız “ çevre ve şehircilik açısından” yani yaşam kalitemizi belirleyen o en önemli unsurlar açısından ne kadar aşağıya kaydı dersiniz?

Haydi bu konudaki “acıklı durumu” yine biz değil de Hükümet’in bir bakanı dile getirsin:
Akşam Gazetesinden Nebahat Koç’a şunları söylüyor Ertuğrul Günay:
“Ben İstanbul'da yapılaşmanın bir süre frenlenmesi, tarihi dokunun ortaya çıkarılması için bir seferberlik ilan edilmesi, ardından da bir durup düşünme değerlendirme fırsatı bulduktan sonra yapılaşmanın belli prensipler çerçevesinde tekrar sürdürülmesinden yanayım.
Ama İstanbul'da bir çevre var ki, bulduğu her yeşil alana, Sultanahmet Meydanı dâhil olmak üzere AVM yapmaya çok hazır. Ben bunu İstanbul, Türkiye ve dünya içinde tehlike olarak görüyorum.

*
Bu demeçten hemen birkaç gün sonra başka bir haber ilişti gözümüze:
Habertürk Gazetesinde 28 Nisan 2012 günü çıkan ve internet sitelerinde yayılan bir habere göre Çevre ve Şehircilik Bakanı’mızBayraktar, bizim de başından beri izlediğimiz konuda; Ali Sami Yen Stadı yerine yapılacak gökdelen inşaatı konusunda, inşaatçı ortaklarının kendi aralarında anlaşamaması üzerine şunu söylemiş:
Böyle giderse orayı yeşil alan yaparım, onu söyleyeyim. Elimden gelirse yaparım. İhaleyi iptal ederim. Çok da keyif alırım o işten. Orayı yeşil alan yaparsak çok iyi olur. Zaten iş oraya doğru gidiyor. Çok yakında onların ihalesini iptal edersek şaşırmayın”.

Gökdelenciler aralarında anlaşamazlarsa bakan işi gerçekten iptal edebilir mi dersiniz?

Bakın bunu biz üyesi bulunduğumuz sıralarda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisinde CHP Grubunu ziyareti sırasında Sayın Topbaş’a yüz yüze sormuş ve “bize bırakmazlar ki” cevabını almıştık.
 Bu sözler yine Habertürk Gazetesinde, 21 Nisan 2010 tarihinde, Yiğit Bulut’un yazısında ve bazı başka yayın organlarında aşağıdaki şekilde yer almıştı(**):

 “Ali Sami Yen Stadı'nın İstanbullulara armağan edilmesi gerektiğini kaydeden Soylan, "Topbaş'la bununla ilgili konuştunuz mu?" sorusuna da, "Sayın Topbaş'a 'Buraya kıymayın' dedim, aldığım cevap çok hazindi: Bize bırakmazlar"
*
Ne dersiniz?
-Uluslararası araştırmalar, “İstanbul Avrupa’nın 30 önemli şehri arasında çevre ve şehircilik açısından en kötü 5 şehir arasında” deyip bu sonuca nasıl vardığını 98 sayfalık raporunda anlatıyor.

-Hükümetin iki bakanından biri;
İstanbul'da bir çevre var ki, bulduğu her yeşil alana Sultanahmet Meydanı dahil olmak üzere AVM yapmaya çok hazır, ve ben bunu İstanbul, Türkiye ve dünya içinde tehlike olarak görüyorum.” derken;

Bir diğeri; ”Elimden gelirse yaparım. İhaleyi iptal ederim. Çok da keyif alırım o işten. Orayı yeşil alan yaparsak çok iyi olur” diyor.

-İstanbul’un Büyükşehir Belediye Başkanı, ”Neden İstanbul’u kurtarmıyorsunuz, neden Mecidiyeköy ve Şişli’yi daha da betonlaştırıyorsunuz, el atsanıza” şeklindeki önerimize “bize bırakmazlar” diye çaresizlik taşıyan bir cevap veriyor.

Ne dersiniz?
İstanbul gerçekten “iyi” mi idare ediliyor?
Bundan sonra da böyle mi idare edilsin?
Bu günlerde İstanbul’un orasına burasına dikilen laleler bu acı gerçekleri örtbas etmeye yetiyor mu?
Bizzat
icraatın içindekiler” durumu böyle değerlendirirken asıl siz, buna evet ya da hayır diyecek olan sizler ne diyorsunuz?
“Sen onları bırak da lalelere bak lalelere” mi?
Kendi düşüncemi söyliyeyim:
Ben bu işin yetkili ve sorumlularının yukarıdaki beyanlarına aynen katılıyorum.

Ertuğrul Günay’ın da,
Erdoğan Bayraktar’ın da,
Kadir Topbaşın da…

“Beyanlarına” ama.
“Yaptıklarına” değil.
Hani demişler ya: Hocanın dediğine bakacaksın, yaptıklarına değil diye.
İşte aynen o hesap.
-
(*) www.siemens.com/entry/cc/features/greencityindex_international/all/en/pdf/report_en.pdf
(**) http://ekonomi.haberturk.com/ekonomi/haber/509764-ali-sami-yende-neler-oluyor
Bülent SOYLAN | Tüm Yazıları
Hits: 1659