Cemaat ve ABD Yükseliş ve Düşüş

~ 26.04.2012, Orhan BURSALI ~

Erdoğan, ABDlilere defter mi dürdürtüyor! Üç gün boyunca, salı günkü AKPnin oylarının kaynaklarıanalizimin devamını yazacaktım, ama hobi konum devreye girdi! O da ne demeyin, Cemaat- AKP ilişkileri tabii ki! Son durumda bu ilişki, Gülen Hareketi (Partisi)-ABD ilişkilerine dönüştü!

Biliyorsunuz, ABDde Cemaati tırmalayan irili ufaklı haberlerden yayımlandıktan sonra, Internationale Herald Tribune gazetesinde Gülen Siyasi Partisini küt diye vuran, Ahmet Şıklı büyük bir haber yayımlanmıştı. Gülen Partisi küçük bir kıyamet kopardı, Zamanın müdürü E. Dumanlı IHTye giydirdi... Protesto falan derken... Amerikalılar hiç tınmadı ve bu kez New York Times (NYT) benzer yazıyı bastı...

***

Taa 15 Aralık 2011 tarihli 3 Koltuk Boşalıyor-4 başlıklı yazımda Cemaat: Bedel Zamanı başlığı altında, Erdoğan ile girdiği Politika oyununu kaybetmesi durumumda, bir de bedeli olacaktır! Cemaat, artık bir siyasi iktidar odağıdır! Bunun da bedelini er geç ödeyecektir!” demişim.

Yine 12 Ocak 2012 tarihli Erdoğanı Kuklalaştırma yazımda ise: Baş aşağıya gidiş, kaçınılmaz olarak başlamıştır. Cemaat de bu kaderden kurtulamayacaktır.. tetikçiler de..” Ayrıca, Cemaat iktidar siyaseti yaparak yükseldi, düşüşü de bu siyasetle olacak..” öngörüsünde bulunmuşum. İşte hepsini yaşıyoruz.

***

NYTde bu haberin yayımlanması önemli! Ama yorumu da gerek. Ama önce NYTye bakalım: Başlıkta Türkiye, ABDde inzivada olan din adamının egemenliğini hissediyor demekte ve Güleni Milyonlarca takipçisi ve 140 ülkede bulunan okullarıyla dünyanın en etkili İslami hareketlerinden birinin karizmatik vaizi olarak nitelendiriyor, ayrıca gazeteci Ahmet Şıkın tutuklanması, Gülen ile bağlantılı olabilir diyor.

Olabiliri fazla! Üst düzey bir Amerikan yetkilisi şöyle diyor: Gülen Hareketinin doğası bilinmezlerle dolu, tedirginiz. Her şey bir saptırmaca, göz boyama. Etki ve güç istedikleri çok açık. Laik Türkiyeye meydan okumak için gizli bir ajandalarının olduğundan endişe duyuyoruz ve ülke daha İslami bir yönde ilerliyor”.

NYT, Ergenekon soruşturmalarına da işaret etti, Ancak taktikler ve şeffaf olmamanın yanı sıra hareketin gücünün gizlice yayılması Gülenin... daha fazla muhafazakâr bir Türkiye yaratmak istediğine dikkat çekti. Muhaliflerine karşı bir cadı avı başlatmak için Türkiyedeki mahkemelerde, poliste ve istihbarat servisinde elemanlarını kullandıkları suçlamasını da anımsattı gazete. Bir de, Erdoğanın da, Gülenin, otoritesine meydan okumasına karşı duyarlı olduğuna dikkat çekti.

Her neyse; bunları aylarca yazdığım için bir de NYTde, üstelik sıradan ifadelerle okumaktan sıkılıyor insan, ayrıntısını bulup okuyun!

***

Biz yorumuna bakalım: ABD basınında bu Gülen Hareketine eleştiri ne zaman geldi? Sen yıllarca sus sus ve şimdi konuş...

Şimdi derken: 6-7 aydır Gülen Erdoğan arasındaki iktidar savaşı sona ermeye başladıktan ve galipler-mağluplar belli olduktan sonra, ABDnin Beyaz Saraya yakın, ciddi, ama ABDnin Sesigazetesi bu yazıyı yazıyor. Nokta koyuyor!

ABD, Gülen okullarını da biraz daha yakın mercek altına aldı ve bir mi üç mü ne, okulunu kapattı!

***

ABD, Gülen Hareketini Erdoğana karşı koz olarak kullanıyordu. Kullanım süresi bitti

4 nokta etkili oldu ABDnin şimdiki tavrında.

a) Türkiyede iktidar kapışması neredeyse sonuçlandı. Erdoğan kesin tavrını aldı. Gülencileri dizginledi: İktidar olamazsınız, ama bana hizmette bulunabilirsiniz, devlet içinde benden izinsiz güç kullanmanıza izin vermem, ama bazı koltukları koruyabilirsiniz...” ABD de Erdoğanın bu tavrını gördü

b) Erdoğan, ABDye Bana güven Ortadoğu politikalarında. Gülene ihtiyacın yok mesajını verdi. Hatta ABDye, Gülencileri dizginle, sonra senin de başına bela olurlar demiş bile olabilir.

c) ABD, koruduğu Gülencilerin hem Türkiyede hem dünyada yayılma derecelerinden endişe etmiş de olabilir. Kontrol edemeyecekleri bir noktada diyor ki: Bu kadar... Daha fazla sıçrayamazsın. Gülenciler sonuna kadar karşıdevrimci”, sınır tanımıyorlar! Yarın ayaklarına dolanacak bir siyasi- toplumsal hareket yarattıklarını görmüş olabilirler.

d) Gülencilere artık ihtiyaçları yok. Bavulcuları, tetikçileri ne kadar varsa, hepsini kullandı, ordu vesayetine son verdi, güçlü bir ABD-Erdoğan ittifakı kuruldu, orduyu Ortadoğuda istedikleri gibi kullanabilirler.

e) Erdoğan, orduyu istikrarsızlaştırmak istiyor. Artık giden gitti, kalan sağlara sahip olması gerekir. Yoksa Ortadoğuda 230 bin kişilik polis gücüyle savaşacak!

Emrelerin, Baransuların vb. iplerinin çekilmesi de bu gelişmeleri doğruluyor. E. Uslu basbas bağırıyor! Her ne kadar sonunda Erdoğanın zulmünü Ergenekoncuların zulmüne yeğlerim biçiminde biat noktasına geldiyse de!

Atı alan Üsküdarı geçti kardeşim, geçmiş olsun.. Hadi askere!

(Cumhuriyet)

Orhan BURSALI | Tüm Yazıları
Hits: 1240