Türkçesi titretiyor, kendisi yürü ya kulum

~ 29.03.2012, Yalçın DOĞAN ~

SİZ şu cümleden ne anlıyorsunuz?
 

“2015 yılı sonuna kadar yapılacak mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinde üst yöneticinin onayıyla 15 yıla kadar gelecek yıllara yaygın yüklenmelere girişilebilir”.
Yok, bu ülkeye gerçekten yeni bir eğitim sistemi şart. Bu muhteşem Türkçe’ye şapka çıkartılır. Ne, nereye yükleniyor? Ne, nasıl yaygın olacak? 15 yıl olayın neresinde? Yaygın yüklenmelere girişilmek ne demek?
Bu cümle 4+4+4 ile eğitim sistemini kökten değiştirmeyi öngören tasarının 25. maddesi.
Eğitimi değiştirmeyi amaçlıyor ama, daha ilk adımda Türkçe’den çakıyor. Tasarının özü büyük dert, nasıl hazırlandığı ise, Türkçesi’nden belli.
ÖLÜNCEYE KADAR
Böyle bir Türkçe’yi kullananlara ciddi eğitim verilmesi gerektiği ortada. Hele de, o kişiler koca bir sistemi bütünüyle değiştiren önerinin sahibi olan koca koca milletvekilleri ise. O maddeyi adam gibi Türkçe’ye çevirirsek, Türkçesi gibi, amacı da insanı titretiyor.
4+4+4 okullarda kullanılacak tablet bilgisayarların sağlanmasını Kamu İhale Yasası dışında tutuyor. Tabletlerin toplam maliyeti 9.2 milyar lira. 9.2 milyar liralık alım ihale dışında bırakılıyor. İş bununla bitmiyor. İşi bitiren yukarıda aktardığım cümle. O anlaşılmaz cümle şu anlama geliyor:
Okullarda teknik altyapının kurulmasına yönelik mal ve hizmet alımları 2030’a kadar Kamu İhale Yasası dışında tutulacak. Sadece 2015 yılı sonuna kadar değil, sonraki 15 yıl süreyle de.
TV’lerdeki bal reklamları yaya kalır. 2012-2030, birileri neredeyse ölünceye kadar bu pastadan pay alacak.
Kim olmaz ki, böyle bir 4+4+4’ten yana. Olmayanlar, kıskançlıktan çatlıyor.

Platform fırtınaya tutuldu

SIRADAN bir tören. İnsanlar birbirinin elini sıkıyor. Normal. O da ne, normal olmayan bir sahne. Başbakan Erdoğan önde, Meclis Başkanı Cemil Çiçek onun arkasında. Oysa, Meclis Başkanı protokolde Başbakanın önünde, Cumhurbaşkanından sonra devletin iki numarası. Bu devirde Meclis Başkanı geride kalıyor.
CHP bu sahneyi not ediyor.  Meclis Başkanının Başbakanın gölgesinden çıkamadığı düşüncesiyle.
Seçimden sonra Meclis açılışında “yemin gerginliği” yaşanıyor. Seçildikleri halde, mahkemece serbest bırakılmayan tutuklu milletvekillerinin durumunu protesto için CHP yemin etmiyor. Devreye Cemil Çiçek giriyor, uzun görüşmeler sonrasında bir protokol imzalanıyor. CHP yemin edecek, ama tutuklu milletvekillerinin serbest kalması için Cemil Çiçek girişimde bulunacak. Bunun üzerinden aylar geçiyor, tutuklu milletvekilleri hala tutuklu.
CHP, “duyarsızlık” diye nitelediği bu tavrı not ediyor. Çiçek’i yine suçlayarak.
4+4+4’ün görüşüldüğü kavgalı komisyon toplantası sonrasında Çiçek Komisyon Başkanı Nabi Avcı’yı arayarak, “geçmiş olsun” dileğinde bulunuyor. Aynı toplantıda AKP’lilerin tekmelerine maruz kalan  CHP miletvekili Engin Altay’ı aramıyor.
CHP bu tavrı not ediyor. Çiçek’i “tarafgirlikle” suçlayarak.
İADE OLMAYINCA
CHP ile Cemil Çiçek arasında gerilim adım adım artıyor. Bardak iade sorununda taşıyor.
CHP 4+4+4’ün komisyona iade edilmesini istiyor, “görüşmelerin içtüzüğe aykırı” olduğu gerekçesiyle. CHP Gurup Başkan Vekili Akif Hamzaçebi Çiçek’e geçmişte Meclis Başkanlarından örnekler vererek, onların içtüzüğe aykırı olan tasarıları nasıl komisyona geri gönderdiğini anlatıyor. Örnekler AKP’li Meclis Başkanları Bülent Arınç, Köksal Toptan, Mehmet Ali Şahin’den. Çiçek tasarıyı komisyona iade etmiyor.
CHP artık not almaktan vazgeçiyor, Çiçek’le ilgili şimşekler çakıyor.
İplerin koptuğu yer, önceki gün Tandoğan’daki CHP mitingi. Kemal Kılıçdaroğlu orada Çiçek’e çok ağır sözlerle yükleniyor.
CHP, Çiçek’in sürekli Başbakan Erdoğan’ın etkisinde kaldığından, bu nedenle partizan davrandığından hiç kuşku duymuyor.
ANAYASA KOMİSYONU
Bunların dışında, CHP’li üyeler ile Cemil Çiçek Anayasa Uzlaşma Platformunda her toplantıda karşı karşıya geliyor. CHP’liler orada belli konularda Çiçek’i tarafsızlığa davet ediyor.
Nihayet geçen toplantıda CHP Konya milletvekili Atilla Kart iddialı bir çıkışla:
“Sayın Çiçek, kırılma noktalarında iktidardan yana tavır almaya devam ederseniz, yeni anayasa için çalışmalarımızı heba edersiniz. Yeni anayasa için ortak paydaya ihtiyaç var. O ortak payda şu anda eksik ve sabote ediliyor. Böyle giderse, bu platform çöker”.
CHP ile Meclis Başkanının ilişkisi şimdi böyle. Oysa, Cemil Çiçek Başkan seçildiğinde sevinenler arasında CHP de var, onun deneyimi ve uzlaşmacı kimliğine güvenle.
Bu sürtüşmeler lay lay lom gibi ama, gelinen yer tam güven bunalımı. Yeni Anayasa çalışmalarını tehdit eden sınıra dayanmış durumda.
Umarım, yine diyalogla aşılır.

(Hürriyet)

Yalçın DOĞAN | Tüm Yazıları
Hits: 1052