'Büyük Oynamak'

~ 21.03.2012, Güray ÖZ ~

Savaş kışkırtıcılarının bunca yıldır bitip tükenmeyen tatmin edilmemiş heveslerine çok uygun bir ortamdayız artık. Libyada kolumuzu insani görevler kapsamında bataklığa uzatmıştık; şimdi artık bu insanı görevlere yeni görevler eklemenin zamanıdır diyor, gözlerini Osmanlı payitahtının vilayetlerinedikmiş olanlar.

Oysa tarih hiçbir zaman yinelenemiyor. Ne Fetih filmleri, ne kaleminden kan damlayan savaş heveskârları bu gerçeği değiştirebilir. Ama acaba onların maksadı, muradı Osmanlıyı diriltmek Türkiyeye yeni bir emperyal vizyonla gelecek kurmak mı? Bu kadar saf olabileceklerini doğrusu düşünemiyorum.

Öyleyse ne istiyorlar?

Onlar bir şey istemiyor, düdük çalıyorlar. İsteyen başkalarıdır ve başka bir şey istiyorlar.

***

Tunus, Libya, Mısır, şimdi Suriye diye ülkeleri sıraya dizen, Arap Baharı diye alkış tutanlar, götürülenlerin yerine neyin geldiğini, bu basit soruyu, ne kendilerine soruyorlar ne de sorulmasından hoşnut oluyorlar. Tuzakları da pek sıradandır. Ne yani sen Kaddafiyi, Mübareki, Esadı mı savunuyorsun, Baasçı mısın sen?

Oysa gerçek, bu aptal sorunun dışındadır. Bu ülkelerde şimdi iktidarda kimler var, kimler iktidara aday sorusundadır.

Başka sorular da var aslında.

Neden Suriyede muhalifleri Suudi Arabistan silahlandırıyor? Neden muhalifler sürekli dış müdahale istiyor? Neden ABD, Batı ülkeleri sürekli Türkiyeyi Suriyeye müdahale etmek için pohpohluyor? Neden Batı medyası tıpkı Irakta olduğu gibi yalanı baş tacı etmiştir?

Soruları çoğaltabilirsiniz, ama yanıt veren bulmakta zorlanacaksınız.

***

Sorulara yanıt ararken olup biteni devrim gibi görmek isteyen solculara da rastlayabilirsiniz. Onların da Türkiyeye emperyalist bir vizyon arayan işbirlikçi entellerden farkları yoktur; olup biteni değerlendirirken olgulara değil, olmayanlara bakmakta ve devrim heves etmektedirler. Bu isyanlardan devrim çıkmayacağını göremiyorlar, çünkü emperyalistlerin düşünce kalıbını kırmak, onun dışında düşünebilmek gibi bir merakın içinde değiller.

Oysa bu kalıbı kırmak için ilk yapılacak iş bölgede Iraka saldırıyla başlamış emperyalist programın kesintisiz sürdürüldüğü gerçeğini görmektir. ABDnin Obama ile bu programı değiştirdiğini ondan vazgeçtiğini düşünenler, ne Pentagonu, Bidenı biliyorlar ne de emperyalizmin doğasından haberleri var.

***

Çıplak gerçek, Arap halklarının bir kere daha Batının saldırısıyla karşı karşıya kaldığıdır. Osmanlının dağılış sürecinde haritalarını çizmeyi Batılılara havale etmiş Arap egemenleri, şimdi yine aynı karta oynuyorlar.

Sonuçta Arap ülkeleri ve halkları bağımsızlıklarını bir kere daha yitirecekler, daha geri yönetimlerin altında maddi ya da stratejik nimetlerini Batıya sunmaya devam edeceklerdir.

Burada Türkiye açısından tuhaf olan, bağımsızlığını emperyalist Batıya karşı kazanmış olan Türkiyenin bu kez Batı adına savaşa zorlanmasıdır. Türkiyede iktidar sahipleri bu kez büyük oynamaya niyetli olduklarını söylüyorlar. ABDnin Irak saldırısında kaybettiklerini, bu kez Türkiye ile ilgili yürürlükteki planlarına da pek uygun düştüğünü hesap ederek, ülke içindeki zorlukları böylece saf dışı bırakabileceklerini hayal ederek, daha pek çok şeye heves ederek, kazanmayı düşündükleri anlaşılıyor.

Şimdi onlara ve onları sürekli savaşa kışkırtan, Osmanlı vizyonundan söz ederek okşayan, soldan çark kalemşorlara söylenebilecek olan, yalnız ve yalnızca şudur:

Büyük oynayan büyük kaybeder.

(Cumhuriyet)

Güray ÖZ | Tüm Yazıları
Hits: 968