İktidar, CHP ve Suriye

~ 01.03.2012, Orhan BURSALI ~

İktidarın Suriyede izlediği koçbaşılıkpolitikası, ulusun güvenliğini tehlikeye düşürücü niteliktedir. Olaylar hızla gelişiyor! Suriye üzerindeki Washington odaklı bütün görüşmelerin içinde Erdoğan ve Davutoğlu vardır... ABD ve AB, doğrudan Suriyeye askeri müdahaleye yanaşmıyorlar, çünkü:

a) Bu ekonomik krizde bu kadar pahalı bir savaşı göze alamıyorlar,

b) Rusya (Çin) ve İran, Suriyenin arkasında,

c) ABD ve AB Suriyeye BM Güvenlik Konseyinden karar çıkartamadılar ve şimdilik müdahale için yasal bir zemin bulamadılar, ama örneğin güttükleri Arap Birliğini Suriyenin üzerine salmak için her türlü karanlık dolabı çeviriyorlar... Bir de, Suriyenin Dostları adı altında, Arap + Türkiye + AB ülkelerinden katılımlara oluşturdukları ve Beyaz Saraydan yönetilen platform da, Suriyeye müdahale için olanaklar yaratmaya çalışıyor...

Şimdilik, tek alternatifleri, iç savaşı büyütmek...

Türkiye dahil, ABD güdümlü medya, iç çatışmalarda ölümleri sanki büyük bir gözyaşı ile duyuruyor... Ah vahları göklere tırmanıyor...

İstedikleri ise şu: Bu kadar az ölüm yetmez... Suriyede onar-ellişer değil, her gün yüzer - beş yüzer - biner insanın ölmesi! Suriyedeki iç savaş ne kadar kanlı geçerse... Ne kadar çok ölüm olursa... Hele hele kadınlar ve çocuklar ölürse... Bu ülkeye yapılacak her türlü müdahale için uygun zemin hazırlanmış olacak.

***

AKP iktidarı, ikinci sınavında.

İlk sınav 2003 Irak savaşıydı ve Meclisin asker göndermeyi reddetmesi, ABDde hiç iyi karşılanmadı. Ama iktidar, ABDye Irak savaşında her türlü kolaylığı fazlasıyla göstererek, hatalarını giderdi!

2005’lerde, biliyorsunuz, ABD-AKP ilişkilerinde güven tazelemede en büyük arabuluculuğu Cüneyt Zapsu yapmıştı. Orada bir konferansta Bu adamı silmeyin, süpürüp atmayın, kullanın mesajını vermişti... Bu mesajın kaynağını iyi okuyan Amerikalılar, iktidara daha büyük destek verdi.

AKPnin güçlü ve istikrarlı siyasal iktidarı için gerçekleştirilen bütün siyasal operasyonlara en büyük destek de hep oradan geldi. Böylece ülkeye büyük ölçüde uluslararası para akışı da sağlandı. İktidar, bugüne kadarki bütün icraatlarını kolayca gerçekleştirdi...

Şimdi ABD, Suriye için, bunun faturasını iktidarın burnuna dayatıyor...

***

Diyor ki: Suriyede ana rol sana düşüyor.

Bak seni Obamanın dünyadaki en yakın 6 dostundan biri ilan ettik.

BOB-MOP, Medeniyetler İttifakı, BM Terorizme Karşı Mücadele Platformu eşbaşkanı yaptık... Şimdi bütün bu unvanların gereğini yap. Bölgenin terörist ülkeleri Suriye ve İranın demokratikleşmesiiçin rol senin...

Ankara, bir yandan CHPye ve güvendiği medyaya el altından Suriyede savaşa girmeyeceğiz, ordu göndermeyeceğiz...” mesajları gönderiyor... Öte yandan, savaşa girme pozisyonu için hazırlıklarını hızla yapıyor.

Ve ağızlarından kaçırıyorlar: Irakta masada değildik, Suriyede masadayız! Masada ancak savaşın tarafı oturur! Demek ki, her türlü olasılığa açık, açık çek yazılmış durumda!

Ankara, ABDnin Suriye baskısına dayanamaz, çünkü iktidarı-ekonomisi buna bağlı. Ancak dışarıdan para akışı ile karşılayabildikleri dış açıkları, kısa sürede ekonomik krizi tetikler..

Ama kendimizi içinde bulacağımız savaş da, aynı sonucu doğurabilir...

Suriyenin çökertilmesi için kolları sıvayan Arap ülkeleri, Türkiyeye, Korkma, sana 50-100 milyar dolar savaş tazminatı vermeye hazırız gibi bir açık çek verdiler mi?

***

Suriye, iktidar ve Türkiye için belirleyici bir etkene dönüşüyor. Tabii arkasından İran da. İktidarın en yumuşak karınlarından birisi oluştu.

CHP, iyi bir politika oluşturmalı...

Örneğin, Suriye ile sıfır sorundöneminde Hatay ve benzeri illerde çok kazanan ticaret erbabı ve yatırımcılar kan ağlıyor. Çünkü her şey bıçak gibi kesildi. Suriye ile hedeflenen 4 milyar dolarlık ticaret yerlerde sürünüyor.

Ayrıca bizle hiç ilgisi olmayan bir savaşa, taşeronluğa hayır... Bu kadar açık ve seçik her şey...

Suriye çökerse, Türkiyenin de ulusal birliğini tehlikeye düşürecek olasılıklar hızla artacaktır...

(Cumhuriyet)

Orhan BURSALI | Tüm Yazıları
Hits: 1266