Hassas Dengeler.

~ 23.11.2010, Emre KONGAR ~

Toplumdaki hassas dengeler:

Türk-Kürt…

Sünni-Alevi…

Dinci-Laik…

Köylü-Kentli…

Türbanlı-Türbansız…

Genç-Yaşlı…

Eğitimli-Eğitimsiz…

Ve daha birçokları…

Demokrasideki hassas dengeler:

Birey-Devlet…

İktidar-Muhalefet…

Özgürlük-Anarşi…

Adalet-Zulüm…

Sermaye-Emek…

Zengin-Yoksul…

Ve daha birçokları…

Ailedeki hassas dengeler:

Karı-Koca…

Ebeveyn-Çocuk…

Ağabey-Kardeş…

Abla-Kardeş…

Gelin-Kayınvalide…

Ve daha birçokları…

Bireyin hassas dengeleri

Aile-İş…

Dışavurmak-İçine atmak…

Çalışmak-Eğlenmek…

Kızmak-Hoş görmek…

İntikam almak-Bağışlamak…

Sevmek-Nefret etmek…

Ve daha birçokları…

***

Edward Albee’nin Hassas Bir Denge, (A Delicate Balance) adlı oyunu, aile içi ve bireysel dengelere ilişkin…

Albee, Pulitzer ödülünü üç kez kazanmış.

Kim Korkar Hain Kurttan (Who’s Afraid of Virginia Woolf?) adlı yapıtı filme de çekilmiş, Türkiye’de Kenterler tarafından sergilenmiş bir oyun yazarı.

Samuel Beckett ve Eugene Ionesco gibi Avrupalı avangard oyun yazarlarıyla, Amerikan tiyatrosu arasında bir köprü. Zaten ilk oyunu Hayvanat Bahçesi (The Zoo Story) da ilk prömiyerini Berlin’de yapmış, sonra da Amerika’da Beckett’in Krappın Son Bandı oyunuyla birlikte sahnelenmiş.

Bireyin hem topluma, hem çevresine, hemde kendine yabancılaşmasını, absürd tiyatroya biraz da konu ve anlam katarak, çelişkileri vurguladığı için de kimi zaman komedi havasında izleyiciye aktaran bir yazar.

Aslında hayata zengin bir aile tarafından evlatlık edinilerek başlayan ve her zaman marjinal kimliği ağır basan Albee’in kendi yaşamöyküsü de başlı başına edebi başarılarla dolu trajik bir serüven.

Yukarda siyahla dizilmiş olan bu çelişkili ifadenin gerçek anlamı ancak Albee’in tüm yaşamöyküsünü irdelenerek anlaşılabilir.

Hassas Bir Denge 22 Ekim ile 13 Kasım tarihleri arasında New Haven’de Yale Repertuvar Tiyatrosu’nda sahnelendi.

Oyunu sahneye koyan, aynı zamanda tiyatronun genel sanat yönetmenliğini de yapan Yale Tiyatro Okulu’nun dekanı James Bundy.

Bu arada ünlü tiyatro sanatçıları Haldun Dormen ve Engin Cezzar’ın da bu okuldan mezun olduklarını anımsatmalıyım.

Oyuncuların hepsi kamuoyunun filmlerden ve televizyon dizilerinden tanıdığı ünlü sanatçılar.

Ben oyunu son gecesinde izleyebildim.

Sahneleniş biçimi, oyuncuların tarzları ve telaffuzları bana sanki Ankara Devlet Tiyatrosu sahnesinde bir oyun seyrediyormuşum izlenimi verdi.

(Bu yorumumu bir eleştiri değil, her iki kurum için de bir övgü olarak yazdığımı belirtmek isterim.)

Oyunu izlerken, tabii zihnimin arka planında Türkiye, Türk toplumu, yaşadığımız toplumsal, siyasal, psikolojik ve ailevi baskılar vardı.

Oyundan çıkarken “Keşke bizim politikacılar, özellikle de Türkiyeyi yönettiklerini ve sorunları çözdüklerini sananlar, hassas dengelerle pervasızca oynayanlar bu oyunu görseler de, her türlü eleştiriye ve muhalefete kulak tıkayarak toplumu ve insanları germenin nasıl tahrip edici sonuçlar verdiğini biraz öğrenseler diye düşündüm.

(Cumhuriyet 23.11.2010)

Emre KONGAR | Tüm Yazıları
Hits: 1605