Mustafa'ya Mektup.

~ 23.11.2010, Bekir COŞKUN ~

Benim için hapishaneden yazdığın Hoş geldin yazısını okuyunca, ancak böyle yanıt verebiliyorum.

Bana senin yanındaki odayı verdiler, üçüncü katta… Sabahları gazeteye geldiğimde gözüm hep o kapıya takılıyor…

Bu mevsim Ankara güzeldir bilirsin…

Binamızın olduğu sokağa sabahları yapraklardan sarı-kahverengi desenli bir halı seriliyor… Evlerin bahçelerindeki güller henüz canlı, kuş sesleri eksik olmuyor…

Şu ağaçlar biraz size benziyorlar; yaprakları dökülüyor, renkleri solgun, dallar yalnızlaşmış…

Ama dimdikler…

Geçen mevsimlerde de varlardı ağaçlar, gelecek mevsimde de olacaklar…

Cumhuriyetin ilk yıllarında ekmişler ağaçların çoğunu. Buralar Cumhuriyetin ilk filiz verdiği Çankaya sırtları… O günden bu yana ağaçlar köklerini saldılar bu topraklara. Ve karakış gelip geçip de bahar geldiğinde yine tomurcuklar yapraklara dönüşecek, dallar biraz daha büyüyecek, ağaç yine yeşerecek, göreceksin…

*

Bana Hoş geldin diyen yazını on binlerce okurumuz ile birlikte okuduk…

Sağ ol…

Seni, Tuncay Özkan’ı, Mehmet Haberal hocamızı çok yakından tanıdığım için, öbür tutukluların da -en azından çoğunun- ne kadar haksız yere orada olduklarını biliyorum. Keşke seninle ikimiz üniversitelerde gençlere Demokrasiden ve hukuktan başka yol yok diye öğüt verdiğimizde, savcılarınız birer öğrenci olarak orada olsalardı…

*

İlhan Ağabey’in o gece bize söylediği doğruymuş; Cumhuriyet Babıâli’de bir ada…

Sokakta, çarşıda, markette Cumhuriyet’i okuyanlar ile karşılaşıp, dolu dolu gözlerine baktığımda, ayaküstü söyleşip boyunlarına sarılarak ayrıldığımızda… Arkalarından Ya siz olmasaydınız…diye şükrettiğimde, bunu daha iyi anlıyorum…

*

Bilgisayarımın tıkırtısı durduğunda seslerine kulak veriyorum, ikimizin penceresinin baktığı ağaçlarda kumrular var.

Sonbahar günleri…

Sadece yapraklar ağaçları terk etti…

Ağaçlar dimdik ayaktalar…

(Cumhuriyet 23.11.2010)

Bekir COŞKUN | Tüm Yazıları
Hits: 1869