Kestaneyi Ateşten Çekme İşi

~ 08.02.2012, Güray ÖZ ~

Libyayı, Mısırı konuştuk; şimdi Suriyeyi konuşuyoruz. Ama Arap Emirliklerini, Katarı, Suudi Arabistanı konuşmayacağız. Onları sık sık ziyaret edeceğiz. Körfezden gelen milyarları da sık sık telaffuz edeceğiz. Etmeliyiz. Reel politikdedikleri böyle bir şeydir, biz de böyle yapıyoruz zaten.

Açık sözlü yazarlarımızın bize öğütlediği de budur:

Gerçeği gör!

***

Onlar çok akıllı yazarlardır, yazdıklarının uzmanlıklarının kanıtı olduğunu bilmeyen mi var. Durumu pek açık, pek çıplak yazıyorlarsa, yazdıkları sana pek edep dışı geliyorsa neden suçu kendinde aramıyorsun?

Bak ne güzel resmediyor gerçeği o yazar, yani Çandar.

Türkiye, ne olup bittiğinin farkında olmayan ve Suriye halkının büyük çoğunluğunun çilesini umursamayan bir kesim bozguncunun iddia ettiğinin tersine askeri müdahaleden yana değil.

Neymiş?

Türkiye Suriyeye askeri müdahaleden yana değilmiş.

Peki ABD böyle bir müdahaleden yana mıymış? O da değilmiş. ABD, Iraktan çekilmişken, Afganistandan çekilmeyi takvimine almışken ve üstelik başkanlık seçimleri öncesi Suriyeye karşı askeri eylemde rol almayacakmış. Peki Beşşarın askeri müdahale olmadan devrilmesi imkânsızken ne yapacakmış ABD?

İşte yazarımızın durumu bütün açıklığı, çıplaklığı ile resmeden, yürekten katıldığından emin olduğum önerisi burada devreye girmektedir. ABDnin beklentisi, kestaneyi ateşten çekmekişinin bölgesel güç sıfatı kabul edilen bir ülke tarafından yerine getirilmesi.

Kim bu ülke? Belki siz bilmiyorsunuz, ama yazarımız biliyor:

Türkiyeden başka bu role uygun bir ülke yok.

Bu kadar açık sözlüsüne her zaman rastlayamazsınız. Lafı eğip bükenlerden değildir o. Mademki siz bölgesel liderlik iddiasındasınız, iddianızı iddia olmaktan çıkarıp, somutlaştıracaksınız. Gül ve Erdoğanın son açıklamaları da yazarımızın gördüğü bu gerçeği onların da görmeye başladığını, kestanenin ateşten çekilmesi görevinin yerine getirilme ihtimalinin arttığını göstermektedir. Bu yapılmazsa ne olur peki? Yazarımıza kulak verelim; Türkiyenin bölgesel güç olma ufku kararır.

***

Peki hepsi bu kadar mı?

Kuşkusuz hepsi bu kadar değil. Asıl önemlisi, yazının anafikri, yol gösterici cümleleri, sona saklanmıştır. Son zamanlarda tıpkı Irak meselesinde olduğu gibi o münafık solcular, salak pasifistler tarafından anlamsız savaş karşıtlığının hortlatılması, yeniden piyasaya sürülmesi, liberal kesimdeki savrulmalar, AKP ile ilgili kuşkuların yerli yersiz dile getirilmesi işi zorlaştırmaktadır. Bu kadar büyük bir tarihi an kapımızı çalmış, görev, ayağımıza kadar gelmişken heba mı edilsin yani fırsat.

Kuşkusuz öyle olmamalıdır, öyle olmayacaktır. Durumu açıklığıyla görenler gereğini yerine getirecek, bagajları arabadan atacaklardır. Atacaklardır ki, araba hızla köşeyi dönebilsin. Yazarımızın dediği gibidir; bu işin, bu görevin yerine getirilmesi Türkiyenin bazı iç bagajlarından kurtulmasını da zorunlu kılmaktadır.

Ey arabanın hızını kesen safralar, bagajlar, henüz vakit varken, kendiniz mi arabadan atlayacak, tarihin hükmünün yerine getirilmesine engel olmaktan vazgeçeceksiniz...

Yoksa arkadaşlar mı gelip işi bitirsinler?

(Cumhuriyet)

Güray ÖZ | Tüm Yazıları
Hits: 1162