Hukukun sonu...

~ 03.11.2011, Melih AŞIK ~

Özel yetkili mahkemeler tarafından yeri ve adresi belirli olan yurttaşlara davetiye gönderilmeden apar topar gözaltı uygulaması...
Susma hakkını kullanmalarına karşın şühphelileri 4 gün nezarette bekletme...
Sabahlara kadar savcı - hakim sorgulaması...
Dosyadaki bilgi ve belgelerin avukatlardan saklanması...
Basında iğrenç bir linç kampanyası başlatılması...
Bunlar özel yetkili mahkemelerde artık hukuk klasiği oldu...
Adil yargılama, masumiyet karinesi gibi ilkeler paspas gibi çiğneniyor...
Evrensel ceza hukuku kuralları ve AİHM kararları ağır biçimde ihlal ediliyor...
Ergenekon soruşturmasının başından beri, dört yıldır bu böyle...
Son olarak Ragıp Zarakolu ve Prof. Büşra Ersanlı’nın gözaltı ve sorgulamasında şüphelilere aynı eziyet uygulandı...
Ancak Ergenekon soruşturmasıyla son tutuklamalar arasında büyük bir fark var...
Ergenekon sürecinde yazarlar, üniversite rektörleri, generaller tutuklanırken:
- Artık herkese dokunuluyor, diye sevinç çığlıkları atan... “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz, kurunun yanında yaş da yanar”, gibi basmakalıp laflarla adaletsizliğe kılıf uyduran yarım aydınlar bu defa çok öfkeli... Hukuk ilk kez çiğneniyormuşcasına tepkililer...
Oysa bu yargı düzeni de onların oylarıyla “Yetmez ama evet” sloganlarıyla kuruldu. Yargı onlara göre Kemalist vesayet altındaydı, referandumda anayasa değiştirildi, böylece yargı tarafsız ve bağımsız bir niteliğe kavuştu! Buyurun size bağımsız ve tarafsız yargı...
Bir; Özel mahkemeler kaldırılmadıkça hukuk kendine gelemez...
Bilelim ki... HSYK iktidarın emrinden çıkarılmadıkça, bağımsız ve tarafsız yargı hayaldir... Tam tersine, bu yapıdaki bir yargı, iktidarın siyaset silahı olarak görev yapacaktır...

(Milliyet)

Melih AŞIK | Tüm Yazıları
Hits: 980