Neden ayaklanmıyoruz?

~ 17.10.2011, Mehveş Evin ~

Protestolar Wall Street’ten Times Meydanı’na sıçradı.

Wall Street işgali, New York’tan dünyaya  sıçradı. Haftasonu 82 ülkede , onbinlerce insan sokaklara döküldü.
Ancak “Ayaklan İstanbul” adıyla duyurulan eyleme, Taksim’de sadece 50 kişi  katıldı. Peki kapitalizmin yıkıcılığına verilen global tepki, neden bizde ilgi görmedi? Bu düzene dair hiç mi derdimiz yok ?

Dört maddede “neden düzene isyan eden az”ın cevabı:

1. VAKTİ GELMEDİ: Her ne kadar zamlardan şikayet etsek de dünya ekonomilerine kıyasla halen daha avantajlıyız. Daha doğrusu, global krizin etkilerini minimum seviyede hissettik...
ABD’de “1929 buhranı” ile karşılaştırılan 2008 krizinin etkilerinin hissedilmesi ve insanları sokağa dökmesi içinse üç yıl gerekti. Başta Yunanistan ve İspanya olmak üzere, Avrupa ülkeleri son bir yıldır batmanın eşiğinde.
Ekonomistler, pek yakında krizde “ikinci dip” yaşanacağını öngörüyor. Türk ekonomisi kendini her ne kadar çıpalarla, vergilerle, zamlarla “koruma”ya alsa da mevcut cari açık rakamlarıyla bu defa krizin “teğet” geçmesi zor.

Eylem yapmak= Terörizm

2. SOKAĞA ÇIKAN YANAR: Parasız eğitim için pankart açanın, hükümet politikalarını protesto edenin hapse tıkıldığı , gazetecilerin yazdıkları yüzünden “terörist” olmakla suçlandığı, HES protestocusu genç kıza “eylemcilerle konuşma yasağı”nın verildiği bir ülkede yaşıyoruz!
KCK tutuklamalarını protesto eden vekillerin 20-30 yıl hapis istemiyle  yargılandığı Türkiye’de, değil Taksim’de çadır kurmak, oturma eylemi yapmak bile büyük sorun.

3. KEMER SIKMAYA ALIŞIĞIZ: Haziran’da AKP yüzde 50 ile iktidara geldi. Seçim analizlerinde öne çıkan neden, AKP iktidarının tüm sorunlarına rağmen krizi “atlatma” becerisi  ve sağlıktaki atılımlarıydı.
İşsizlik sorunu çözülemiyor, memur ve işçi ezilmeye devam ediyor... Buna rağmen kitlesel işten çıkarmalar, mortgage krizi gibi büyük sıkıntıları (henüz) yaşamadık. Üstelik biz kemer sıkmaya, krize ezelden alışığız!
Düzene isyan eden, bankacılık sistemine lanet yağdıran ülkelerdeyse mevcut iktidarların para politikalarına isyan sözkonusu.

12 Eylül, bin yıl sürer

4. BİR ARAYA GELME KÜLTÜRÜ:
Türkiye, son iki yılda sokak gösterileri anlamında hareketliydi. Ancak aynı dertten mustarip insanların dahi bir araya gelme kültüründen yoksun olması, bir araya gelseler de birbirlerinin kuyusunu kazması, kolaylıkla dağıtılıp bölünmelerine neden oluyor.
Üzerinden sayısız darbe geçmiş, 12 Eylül’le hala hesaplaşamamış, solu bitirilmiş, buna rağmen solculuğu hala öcü sayan, iktidara yönelik eleştirinin “Ergenekonculuk” la eş tutulduğu bir ülkede “kapitalizme isyan” için kitlelerin birleşmesi, şimdilik uzak görünüyor.
Neymiş? 28 Şubat değil ama 12 Eylül, bin yıl sürermiş ...


GÜNÜN TVİT’İ

Baysam: “1 çocuk yapıp ona porsche alacağınıza -ki her aile alır çocuğuna-  3 çocuk yapıp üçüne de Fiat alın” #recepboylebuyurdu


VATANDAŞ BUNU YAP!


Son zamları eleştirenlere karşılık Başbakan’ın “Sigara içmeyin, alkolü az tüketin, Porsche almayın” şeklindeki sözleri, şimdiden literatüre girdi.
- Erdoğan, asıl sıkıntının benzine, doğalgaza ve elektriğe yapılan zam  -pardon, güncelleme - olduğunu pekala biliyor. Fakat dikkati yine sigaraya, alkole ve lüks tüketime çekmeyi başarıp dalgasını geçiyor.
- Fiat ve Volkswagen’ın reklama ihtiyacı kalmadı... Ne var ki örnek verdiği arabalar da sıradan vatandaş için ucuz alternatifler değil. Bu araçlar benzinle çalışmıyor mu? Devamlı ‘güncellenen’ vergiler, araç kullananı cezalandırmıyor mu?
- Alkolü içmeyin dememiş Başbakan, “az” tüketin demiş. Peki “az”ın ölçüsü ne? Bir kadeh mi? İki mi?
- Bu tariften hareketle “öğrenci andı”nı güncelleyelim, biraz eğlenelim: “Türk’üm, Müslüman’ım, Porsche almam... İlkem; sigara içmemek, içkiyi az tüketmek, Zerdüştlere prim vermemektir! Ülküm, üç çocuk yapmak...

(Milliyet)

Mehveş Evin | Tüm Yazıları
Hits: 1030