Düşündüşleme (*)

Değerli Hocam Bakır Çağlar’ın anısına…(**)
• Sınır aşan sular gibi, zaman aşan sözlerimiz var. Bunlarla bedeli beden ufuk aşan yolculuklara çıkarız.
• Küçük kal. Büyümek insanlıktan çıkarıyor.
• Kaplumbağanın telaşını gördünüz mü hiç!
• Var olduklarını bilmiyorduk. Şimdi yok olduklarını biliyoruz.
• Dar zamanında kaçacak, ya da kaçacağın insanlarla vakit geçirme.
• Sürmek değil, olmak hayatı!
• Emekle / Düş / Tohumlasın diye toprağı / İme / Düş // Düşünebildiğince
• Emek, acı çekiyorsa, haklıdır. İnanç da öyle…
• Tüm bunlar kendimizden kurtulmak için mi? Ya kendimizi bulmak için olanlar… Nedir onlar?
• (Sosyalizme emek verenlere…) Arıydık bal eyledik / Arındık yol eyledik / Ayrıydık bir eyledik / Görünür kıldık yüzümüzü
• Düşündüşleme, düşüne, düşleye bir gezinme orda, burda…
• Doğana dek söyle, ölene dek sus!
• Umut bir mucize / Mucize bir umut // İnsanın içinde // İnanmakla doğuyor / Birbirine / Ve kendine // Yeryüzü yalnızlığında / Çaresizliğine / Çare oluyor
• Işık düşmek ister // Şiir / Düşmek ister // Çiğ gibi / Kirpiklerine // Çığ gibi / Yüreğine // Düşmek İster / Şiir // Usuna // Işık düşmek ister
• Siyah renk değildir, dedi. Renk nedir ki, siyahın yanında!
• Haz ve heves ne, ödev kim olduğumuzu söyler. Kimesne’liğimiz sanki bir bedende hem kim, hem ne olduğumuzu der gibidir.
• Onu, bunu, şunu olmak isteyen kurbağa / yalnızca güldürüyor patlayıncaya!
• Güzel anda durur / Durmaz bir yerde.
• Çocukluğumdan, bir sarhoşun meyhanenin kapısında, gelip geçene, “Ne kadar güzel, ne kadar hoş / Hayat bu / Gerisi boş” diye nara attığını anımsıyorum. “Kime Ne” meyhanesiydi içtiği yer.
• Ölecekleri evlerinde bırakıp / Sokağa atıyorlar kendilerini // Herkes kendini sokağa atıyor // Onlar da bir gün ölecekler evlerinde / Baka kalan gözleriyle / Ziyaretçilerinin ardından
• (Eylüle doğru Pınar’a…) Bir daha yapmayacağım yapamayacağım şeylerle dolu hayatım / Belli ki bundan sonra da böyle olacak // Ölmek olacak sonunda / Bir daha yapmayacağım şey // Yapamayacağım şey / Ölmek olacak / Hayatımda // Hep bir kez daha yapacağım şeylerle dolu hayatım / Yazmak örneğin / Küçük kâğıtlarına aklımın / Seni sevdiğimi / Gün gece / Ölünceye değin // Yapamayacağım bir şey olacak / Ölmek / Bu yüzden / Hayatımda.
• Düşündüşleme, heykeltıraşın ocaklarda mermerini araması gibi bir şey…
• Pek çok şeyi ancak birbirimize (doğaya da) vererek kendimize alabileceğimizi iyice kavradığımızda, her şey daha güzel olacak!
• Bedenimiz duyguların bir makinesi... Düşünüyor da! Kendimizi bütünüyle ele geçirmeye; ondan bir mutluluk makinesi yapmaya çalışıyoruz. Biz kimiz?
• Adalet hukuka ve devlete astığımız bir tabeladır.
• Düşünen insan mutlaka sınırlara çarpar. Düşünmezsen, hiçbir yere çarpmazsın.
• Medya önce istediği gibi görünmene, sonra da göründüğün gibi olmana zorluyor seni. Olduğu gibi görünmek her yiğidin harcı değil.
(*) ”Flu(x)us – VI. Bir Denizin Kıyısından Bir Avuç Çakıl Taşı”mdan
(**)”(…) Hukuku hiç sevmedim. Bir tek şeyini sevdim (…): Hukuk bir teknik değil, bir sanattır. Ben sanat olduğunu kabul ediyorum. Bir insanlık mesleği olarak, teknik değil, sanat.” Bakır Çağlar, (Nakleden Pınar Öğünç, Radikal, 27.7.2011)
—-
Çıktı: (flsf), Sosyal Bilimler ve Felsefe Dergisi, sayı: 11, Temmuz 2011; Baykuş Felsefe Yazıları Dergisi, Sayı: 7, Temmuz 2011

(Cumhuriyet Bilim ve Teknik 26.08.2011)

Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ | Tüm Yazıları
Hits: 1609