HALKLARI KIRDIRAN!..

~ 29.07.2011, Mustafa ÇEBİ ~
Ölü haberleri. Kanaat önderleri, siyasetçi yorumları mecralardan…
Sömürge savaşları; farklı iddialı, ideolojik, sosyal, ekonomik çatışmalar. Ortam çatışmasını destekleyen ve taraf olan, örgütleyen odaklar; egemenlik isteklerini; tüm zamanlarda halklara karşı savaş ve siyaset biçimleri ile sergilerler…
Bu tür güçlerin sıradan hayatlar içine meşru yerleşikliği; kendi siyasetini ve çıkar gruplarını da örgütler, besler. Daha çok yanılsamalarla modern ve teknik sahnelerde yasalar çıkararak statükosunu korur.
İnandırıcı hamaset ve retorik ile, kılı kırk yaran “kül yutmaz”, “müthiş” seyirlik bu yeni formatlar; tüm vakitler ve mecralarda, yeniden örgütlenerek; ortamlarda çatıştırılır ve dengelenir.
Sermaye kazancını tartışmaz; siyaset ve çatışmalar üzerinden sergiler… Ölümü tartışmaz; öldürür!.. Sahne üzerindeki illüzyonun mağduru; ölüme koşullanmış oyuncular bizleriz. Ve çığlık çığlığa dayatılan, birbirimize kırdırtılmakla düzenlenmiş yaşadıklarımız!..
Gerilimin zirvesinde neler olabilir güdülü ve meraklandırıcı bir mutlu cennet finaline odaklı hayatlarımız. Kuşkusuz kesin olan; ölüler ve acılı ailelerinin gelecekleri ile sömürgeci yandaşların maddi kazançları ve itibarlarıdır.
Oyunun biletleri satılıyor; biz satın alıyoruz. Ölü rakamları geliyor; ortam geriliyor. Bir süre sonra sayılar anlamsızlaşıyor. Görücüye çıkmış bu seyirlik senaryolar, taraftarlarını da, eleştirenlerini de aramızdan ediniyorlar.
Yeni talepler, yeni adaklar, bedeller istiyor güç tanrıları. Oysa kendi oyunlarını sahneye sürmek zorunda halklar. Küresele karşı yeni barış oyunları. Bunlara ihtiyacımız var; evrensel paylaşım, dayanışma ve yardımlaşmalarımıza... Kardeşliklerimizi yaşatmamıza!
Bizim ölülerimiz. Halkların ölüleri... Ne için ve kim için onlar… Sermaye oyunları, çatışma ritüelleri içinde; silahlar, ağıtlar, pankartlar, flamalar cesetler ve cesetler. Kim finanse ediyor bunları, kim için. Evrensel nutuklar içine yerleşik öfke ve çatışma içerikli sınırlı yaşantılarımız için ortamlar hazırlanmakta ve tüm bu tasarlanan ortamlar üzerinde oynatılmakta halklar. Yaşam alışkanlıkları ve kısa hayat kültürlerimiz korkuları içinde bizler; siyasetin önümüze koyduğu düşler üzerinden nasıl da çatıştırılabilmekteyiz.
Ölülerimiz üzerinden  itibar kazananlar, elde ettikleri kazançlarla kusursuz bir hayat ve yaşamın yapay duygularını tüketim metaları üzerinden üretiyor ve örnekliyorlar bizlere… Kazananın düdüğünün öttüğü ve değer kazandığı bir dünya tasarlanmış. Hikaye bu ya; sonunda başarılı ve değerli olanların elleri halkların kanlarından çıkamıyor. Bu kan peşinde olanlar halklar tarafından biliniyor.
Mustafa ÇEBİ | Tüm Yazıları
Hits: 1605