ABD'nin Yönetim Sistemi ve Kongre Seçimleri

~ 06.11.2020, Prof. Dr. Ersan ŞEN ~

Amerika Birleşik Devletleri; çoğulcu demokrasiye dayalı, başkanlık sistemiyle yönetilen federal bir cumhuriyettir. ABD’nin federal devlet yapısı; 50 federe eyaletten oluşup, başkent Washington’ı içeren “District of Columbia”yı kapsamaktadır[1].

“Kuvvetler ayrılığı” ilkesini benimseyen ABD; klasik bir kuvvetler ayrılığından ziyade, ayrılmış erklerin gücü paylaşması usulünü benimsemiştir. “Kontrol denge” olarak adlandırılan sistem, bugün ABD’de yasama ile yürütmenin ilişkilerini düzenler. Seçimle gelenler; gücün sahibi olarak değil, kamu kudretini kullanma yetkisiyle hukuk kurallarına göre hareket ederler. ABD’de yasama ve yürütme erklerinin seçimi çok önemlidir. Başsavcılar ve eyalet hakimleri seçimle belirlenirler. Savcıların ve yargıçların atanmasına siyasi erkin etkisi, atanan yargı mensubunun niteliklerinin önüne geçemez. Seçilen veya atanan bir hakim görevi sırasında yargı bağımsız olup, sübjektif ve objektif tarafsızlığından taviz vermez. Yargı kararları mutlaka yerine getirilir.

Yasama

Federal yasama yetkisi Kongreye aittir. Kongre, nüfus esasına göre seçilen 435 üyeli Temsilciler Meclisi (TM) ile her eyaletin iki kişiyle temsil edildiği 100 üyeli Senatodan oluşur. Temsilciler Meclisi üyeleri iki yıl, senatörler ise altı yıl süreyle seçilir. Anayasa değişikliği için, Kongrenin her iki kanadında en az üçte iki çoğunluk sağlanmalıdır.

1. Senato[2]

- "Üst Meclis" olarak kabul edilen Senatoda yapılan müzakerelerin Temsilciler Meclisinden daha önemli olduğu düşünülür.

- 100 Senatörden (her eyaletten iki senatör) oluşur.

- Senatörler altı yıl görev yapmakla beraber görev dönem sürelerine kısıtlama getirilmemiştir.

- Seçim süreci açısından senatörler üç sınıfa ayrılır; bu üç sınıftan birisi her iki yılda bir seçime girer. Böylece, Kongrede daima deneyimli kişilerin görev yapması sağlanır.

- Senatodaki boş pozisyonlar, genellikle boş pozisyon olan eyaletin valisi tarafından yapılan atamalarla doldurulur.

- ABD Başkan Yardımcısı Senato Başkanlığını yapar ve yalnızca oyların eşit olduğu durumlarda oy kullanır. Oyların eşit olduğu durumlara çok nadir rastlandığı için, Başkan Yardımcısı Senatoya başkanlık etmek için çok az zaman ayırır. Başkan Yardımcısı olmadığında, Senato günlük meselelere başkanlık etmesi için bir başkan seçer.

- Geniş yasama yetkilerini Temsilciler Meclisi ile paylaşırken, Senatonun kendine özel bazı yetkileri vardır:

- Başkanlık tarafından Yüksek Mahkeme, alt federal mahkemeler ve Yürütme Organındaki kilit pozisyonlara atanan kişiler göreve başlamadan önce Senatonun onayını almalıdır.

- Senato, Başkan tarafından müzakere edilen uluslararası andlaşmaları onaylar veya reddeder.

- Başkana veya Yüksek Mahkeme üyelerine karşı açılan ceza davalarında Senato duruşmayı yönetir ve jüri gibi hareket eder.

2. Temsilciler Meclisi[3]

- "Halkın Evi" olarak nitelendirilir.

- Nüfusa göre eyaletler arasında paylaştırılan 435 Temsilciden oluşur.

- Bütün Temsilciler aynı anda seçilir ve iki yıl görev yapar. Görev dönem sürelerine herhangi bir kısıtlama getirilmemiştir.

- Temsilciler Meclisinin boş pozisyonları yalnızca özel veya genel bir seçimle doldurulur.

- Temsilciler Meclisi, üyeleri arasından Meclis Başkanı seçer.

Temsilciler Meclisinin özel yetkileri şunlardır:

- Başkana ve Yüksek Mahkeme yargıçlarına karşı suçlamada bulunma yetkisi bulunmaktadır.

- Gelir sağlama amaçlı bütün yasa tasarıları ilk olarak Temsilciler Meclisine sunulmalıdır.

Bir başkan adayı seçici oyların çoğunluğunu alamazsa, Başkanı Temsilciler Meclisi seçer. Bu gibi durumlarda, her eyalet delegesi bir oya sahiptir.

Yürütme

Yürütme erkinin başı olan Başkan ile Yardımcısı, dört yıl için iki dereceli oylama ile seçilir. Siyasi partiler başkan adaylarını seçerler, bağımsız adaylar da seçime girebilirler. Halk; başkanı seçmez, Başkanı Kongre seçer. Şöyle ki; öncelikle her eyaletteki siyasi partiler, genel seçimlerden önce potansiyel seçmen listelerini belirlerler. Ardından; genel seçim sırasında her eyaletteki seçmenler, kendi eyaletlerindeki seçmenleri seçerler. Her eyaletteki seçmenler, kendi seçtikleri Başkan adayı için oy kullanırken aynı zamanda, kendilerini Kongrede temsil edecek eyalet seçmenlerini (Electoral College/Seçiciler Kurulu) için de oy kullanırlar[4]. Senato, her eyaletten seçilen iki senatörden oluşur. 50 eyaletin ikişer olmak üzere seçilen toplam 100 kişilik Senatoyu oluşturur. Temsilciler Meclisi üyesi ikiyıl için seçilirken, senatör altı yıl yıl için seçilir. Temsilciler Meclisi ve Senato’dan oluşan Kongre, dört yıl için ABD Başkanını ve Başkan Yardımcısını seçer. Yasama organı olan Kongre, aynı zamanda Yürütme organını oluşturan Başkanı ve Başkan Yardımcısını da seçer.

Bir kişi en fazla iki defa başkan seçilebilir. Temsilciler Meclisinin eyaletlere göre dağılımı, her eyaletin nüfusuna göre belirlenir. Başkan tarafından atanan 15 Bakan ile bazıları Kabine üyesi seviyesinde olan Bağımsız Kuruluşlar, federal konularda yetkilidir. Başkan tarafından atanan üst düzey yetkililer Senato tarafından onaylanır. Başkan, Kongre tarafından kabul edilen kanunları veto etme yetkisini haizdir.

Yargı

Federal bir devlet olan ABD’de bulunan her federe devletin kanunları ve yargı erki vardır. Yargıçların bağımsızlığı ve tarafsızlığı kabul edilmiştir. “Kuvvetler ayrılığı” ilkesi gereğince, ne şekilde tayin edilirse edilsin savcıya ve yargıca müdahale edilemez ve herhangi bir talimat da verilemez.

ABD'de en yüksek mahkeme olan, federal düzeyde kişi hak ve hürriyetlerini koruyan, kanunların Anayasaya uygunluğunu denetleyen Anayasa Mahkemesi (Supreme Court), Başkan ve sekiz üyeden oluşur. Yüksek Mahkeme yargıçları, Başkan tarafından ömür boyu görev yapmak üzere atanır ve öncesinde Senato tarafından onaylanır. Yüksek Mahkemeye üye olacak yargıçlarda “liyakat” ilkesi mutlaka gözetilir, ancak işin siyasi yönü itibariyle Başkan ve Senatonun çoğunluğunun hangi görüşte olduğu ve tercihlerini hangi yönde kullanacağı da önemlidir. Bunula birlikte; seçilen yargıcın ömür boyu görev yapacak olması sebebiyle hiç kimseye minnet etmeyeceği, nitelikleri itibariyle de hukukun evrensel ilke ve esaslarını gözeteceği düşünülür. Nitekim Yüksek Mahkemeye seçilecek yargıçlar arasında en önemli tercih sorunu; adayın hukukçu kimliği ve mesleki niteliklerinden değil, muhafazakar ve demokrat olup olmadığı bakımından yaşanmaktadır.

Yüksek Mahkeme, kişi hak ve hürriyetleri ile yönetim sisteminin uygulanması konusunda Anayasa hükümlerini yorumlama yetkisine sahiptir. ABD Anayasasının 1. maddesinin ilk beş bölümünde, Temsilciler Meclisi üyeleri ile senatörlerine ilişkin hükümler öngörülmüştür. Bu madde ve bölümlerle ilgili çıkacak ihtilaflar konusunda, Anayasa hükümlerinin seçme ve seçilme hakkı, serbest seçim hakkı, temsil ve adalet için nasıl tatbik edilmesi gerektiği konusunda çıkan ihtilaflarda Yüksek Mahkemenin yorum yapma ve karar verme yetkisi vardır. Yeniden oy saydırma, sayımın durdurulması, oyların iptali, seçimin iptali ve yeniden seçim kararı alınması hususlarında, bizde olduğu gibi bir yargı mercii sıfatını haiz Yüksek Seçim Kurulu ABD’de bulunmamaktadır. Bu nedenle, her eyaletin seçim kanunları ile yargı makamları Seçiciler Kurulu seçimlerinde ortaya çıkabilecek sorunların çözümünde yetkili sayılırlar. Konu Federatif bir soruna dönüştüğünde ve Anayasanın 1. maddesinin ilk beş bölümünün yorumlanması gerektiğinde Yüksek Mahkemenin yetkili olacağı kabul edilmelidir. Bugüne kadar oyların yeniden sayılması ile ilgili 2000 yılında yapılan seçimlerde Florida eyaletinde ciddi bir sorun çıkmıştır. Yüksek Mahkeme yaptığı değerlendirmede, Florida eyaleti seçim sonuçlarına göre dörde karşı beş oyla George w. Bush’un lehine karar vermiştir.

Yasama, yürütme ve yargı erkleri arasında dengeli bir güç ve yetki paylaşımını temin eden kontrol ve denge (checks and balances) mekanizması sistemin etkin işleyişini güvence altına almaktadır[5].

Seçimler

Ülkede başkanlık seçimleri her dört yılda bir Kasım ayının ilk Pazartesi gününü takip eden salı günü yapılmaktadır.

ABD’li seçmen, sandığa gittiğinde doğrudan yeni başkanı ve yardımcısını değil, bu ikiliyi seçecek olan Seçiciler Kurulu[6] delegelerine oy vermektedir. Dolayısıyla seçimin sonucunda, bir başkan adayının aldığı oy sayısı değil, kazandığı delege sayısı belirleyici oluyor.

“Electoral Collage” denilen Seçiciler Kurulu, Senato ve Temsilciler Meclisinin toplam üye sayısı olan 538 delegeden oluşur. Delegele sayısı 270'e ulaşan başkan adayı seçimin de galibi oluyor. Örneğin; 2016 yılındaki son seçimlerini kazanan Donald Trump 304 delegeye ulaşmış, ancak rakibi Hillary Clinton, Trump'tan yaklaşık üç milyon daha fazla oy almıştır. Kullanılan ulusal oydan ziyade, Electoral College denilen Seçiciler Kurulu belirleyicidir. Çünkü Hillary Clinton üç milyon fazla oy olmasına rağmen Seçiciler Kurulu belirleyici olduğu için Trump kazanmıştır[7]. Seçiciler Kurulu, mutlaka seçildiği siyasi partinin gösterdiği adaya da oy vermek zorunda değildir. Ancak bugüne kadar, Seçiciler Kurulu’nun çoğunluğu hangi siyasi parti sahipse onun adayı Başkan seçilmiştir. ABD seçimleri ile ilgili teamül de en çok oy alan siyasi partinin adayının Başkan seçilmesi yönündedir.

Senatör ve Temsilciler oyların çoğunluğunu almamış olsalar da, Başkanı seçen halk olmayacağından, halkı temsil eden Seçiciler Kurulu’nun vereceği oy sonucu belirlenir. Başkanlık seçiminde, her eyalette o eyaletin çıkardığı Temsilci ve Senatör sayısının toplamına eşit Seçiciler Kurulu tarafından “seçici oyu” verilir.

Bir eyalette en fazla oyu alan siyasi partinin delegesi ve dolayısıyla o siyasi partinin Başkan adayı, genellikle “kazanan her şeyi alır” mantığıyla o eyaletin seçici oylarını elde eder. Her eyaletin seçim sonuçları resmi olarak açıklandıktan sonra, adayların kazandığı seçici oylar sayılır. Anayasaya göre bir aday seçici kurulun (538) oyların çoğunluğunu alırsa (toplam 538 oyun en az 270'i) kazanan olarak ilan edilir. Hiçbir aday seçici oyların çoğunluğunu kazanamazsa, ABD Temsilciler Meclisi, her eyalet seçicisinin vereceği bir oyla kazananı belirler. Her eyaletin bir oy hakkı vardır. Temsilciler Meclisi’nde o eyaletten seçilen 27 temsilci varsa (örneğin), bunlar da iki ayrı partiden seçilmişlerse, oturup hangi adaya oy vereceklerine karar verirler. Başkan doğrudan halk tarafından seçilmediği için, halkın oyunun çoğunu alan bir adayın seçimi kaybetmesi mümkündür[8].

Özetle; Her eyaletin halk oylamasını kazanan aday, genellikle o eyaletin seçmenlerini kazanır. Örneğin; Alaska’da oylamasında Biden çıkarsa, 538 oydan 3 oy Biden’nın lehine sayılır.

Kongre, nüfus esasına göre seçilen 435 üyeli Temsilciler Meclisi ile her eyaletin iki kişiyle temsil edildiği 100 üyeli Senatodan oluşur, ancak Electoral Collage denilen Seçiciler Kurulu, Senato ve Temsilciler Meclisinin toplam üye sayısı olan 538 delegeden oluşur şeklinde düzenlenmiştir. Fazla gözüken üç delegenin açıklaması şu şekildedir;

Bunun nedeni Anayasanın 23. değişikliğidir (23Amendtment). 1961'de onaylanan 1. maddenin sekizinci bölümü uyarınca; Federal Hükümetin merkezi olarak kurulan Washington DC’nin başkent olma ayrıcalığı bulunmaktadır[9]; Bölgenin bir eyalet olsa idi sahip olacağı seçmen sayısı hesaba katılmıştır. Washington, DC özel bir statüye sahiptir, senatör veya Temsilciler Meclisi üyeleri yoktur. Ancak kentte yaşayan seçmenlerin başkanlık seçimine katılabilmeleri için bu kente seçiciler kuruluna en az üye gönderen eyalete eşit sayıda üye gönderme hakkı verilmiştir. Bir eyalet olmadığı için de en az nüfuslu eyaletten daha fazla seçmen sayısına sahip olamayacağı için üç seçmen şeklinde düzenlenmiştir[10].

Seçiciler Kurulu nasıl oluşuyor, kim seçiyor?

Delegelerin dağılımı eyaletlerin nüfusuna oranla belirleniyor. Örneğin, 40 milyon civarında nüfusu olan Kaliforniya'nın Seçiciler Kurulu'nda 55 delegesi bulunurken, nüfusu bir milyon veya altındaki eyaletler ise üç delege ile temsil ediliyor. En fazla delegeye sahip ilk üç eyalet sırasıyla Kaliforniya, Teksas ve New York iken, üçer delege ile en az temsilcinin seçildiği eyaletler Alaska, Delaware, Montana, Kuzey Dakota, Güney Dakota, Vermont ve Wyoming.

Bunun mantığı da eyaletler arasındaki dengenin gözetilmesidir. Temsilciler Meclisi'ne nüfusları oranında delege gönderen eyaletler, Senatoya ise tüm diğer eyaletlerle eşit sayıda senatör verirler. Bu durum, Amerikan tarihinde ve Anayasasında “Büyük Uzlaşı” (Great Compromise) olarak geçer.

Seçimlerde ayrıca Senatonun üçte biri ile Temsilciler Meclisi üyelerinin tamamı belirlenir. Senatoya seçilen üyelerin görev süresi altı yıldır. Her iki yılda bir üyelerin üçte biri yenilenir. Temsilciler Meclisi içinse seçimler iki yılda bir düzenlenir. Başkanlık seçimlerinden iki yıl sonra yapılan Temsilciler Meclisi seçimleri, o dönem görevde olan Hükümet için de bir sınav niteliğini taşır.

Hukuki Yorum (Çeviri)[11]

“Hukuk uzmanlarına göre; Kongrenin, valinin seçim listelerini kabul edip etmeyeceği veya eyaletin seçim oylarını sayıp saymayacağı belirsizdir. Uzmanların çoğu senaryoyu olası görmese de, tarihsel bir emsal bulunmaktadır. Cumhuriyetçi kontrolündeki Florida yasama organı, Bush ile Al Gore arasında yaşanan seçimi Mahkeme sonuçlandırmadan önce 2000 yılında kendi seçmenlerini sunmayı düşündü. 1876'da üç eyalet, Kongrenin 1887'de Seçim Sayımı Yasasını (ECA) kabul etmesini sağladı.

Yasaya göre; Kongrenin her odası hangi seçmen listesinin kabul edileceğine ayrı ayrı karar verecektir. Şu an itibariyle; Cumhuriyetçiler Senatoyu elinde tutarken, Demokratlar Temsilciler Meclisi'ni kontrol etmektedir, ancak seçim sayımı 3 Ocak'ta yemin edecek olan yeni Kongre tarafından yürütülecektir. İki Meclis aynı fikirde değilse, ne olacağı tam olarak belli değildir. Yasa, her eyaletin yürütme organının onayladığı seçmenlerin geçerli olması gerektiğini söylemektedir. Birçok bilim insanı bunu bir eyaletin yöneticisi olarak yorumlar, ancak diğerleri bu iddiayı reddeder. Kanun mahkemeler, tarafından hiçbir zaman test edilmedi veya yorumlanmadı”.

Dava Yolu

“Erken oylama verileri Demokratların Cumhuriyetçilerden çok daha fazla sayıda postayla oy kullandığını göstermektedir. Pennsylvania ve Wisconsin gibi Seçim Gününe kadar postayla oy pusulalarını saymayan eyaletlerde ilk sonuçlar Trump lehine görünüyordu, çünkü postayla gönderilen oy pusulalarını sayma daha yavaş olmaktadır. Demokratlar; Trump'ın Çarşamba günü yaptığı gibi, oy pusulaları tam olarak sayılmadan zafer ilan edeceğine dair endişelerini dile getirdi.

Sonuçları birbirine çok yakın bir seçim, çekişmeli eyaletlerin oylama ve sandık sayma usulleri hakkında davalarla sonuçlanabilir. Florida’nın 2000’deki seçimlerinde olduğu gibi, Yüksek Mahkemenin yeniden sayımı durdurmasının ardından Florida’da Demokrat Al Gore’a yalnızca 537 oyla galip geldiğinde, tek tek eyaletlerde açılan davalar ABD Yüksek Mahkemesi’ne gidebilirdi.

Trump, seçimden sadece birkaç gün önce Amy Coney Barrett'ı Yüksek Mahkeme adayı olarak atadı ve mahkemelerin çekişmeli bir seçime ağırlık vermesi durumunda Başkanın lehine olacak şekilde altıya üç oranda muhafazakar bir çoğunluk oluşturdu.

Trump Çarşamba günü yaptığı açıklamada, ‘Yasanın uygun bir şekilde kullanılmasını istiyoruz. Bu nedenle ABD Yüksek Mahkemesi’ne gideceğiz. Tüm oy sayımlarının durmasını istiyoruz.’ dedi. Ancak ABD eyaletlerindeki seçim yasaları tüm oyların sayılmasını gerektirse de, birçok eyaletin yasal oy pusulalarını saymayı bitirmesi günler alabiliyor”[12].

(Bu köşe yazısı, sayın Prof. Dr. Ersan ŞEN tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)

---------------------------------

[1] http://www.mfa.gov.tr/amerika-birlesik-devletleri-siyasi-gorunumu.tr.mfa

[2] https://photos.state.gov/libraries/turkey/231771/PDFs/amerika_hakkinda_abd_yonetim_sekli.pdf

[3] https://photos.state.gov/libraries/turkey/231771/PDFs/amerika_hakkinda_abd_yonetim_sekli.pdf

[4] https://www.archives.gov/electoral-college/electors

[5] https://tr.euronews.com/2020/11/04/abd-de-secim-sistemi-nasil-isliyor

[6] Electoral College: ABD'de başkan ve başkan yardımcısının seçimi için Kongrede oy kullanan ve ABD eyaletlerini temsil eden seçilmişler.

[7] https://tr.euronews.com/2020/11/04/abd-de-secim-sistemi-nasil-isliyor

[8] https://photos.state.gov/libraries/turkey/231771/PDFs/amerika_hakkinda_abd_yonetim_sekli.pdf

[9] https://en.wikipedia.org/wiki/United_States_Electoral_College

[10] https://tr.wikipedia.org/wiki/Se%C3%A7iciler_kurulu

[11]https://www.msn.com/en-us/news/politics/explainer-what-might-happen-if-us-election-result-is-disputed/ar-BB1aGhOH?ocid=se

[12] Joseph Ax and Brad Heath, Editing by Soyoung Kim; https://www.msn.com/en-us/news/politics/explainer-what-might-happen-if-us-election-result-is-disputed/ar-BB1aGhOH?ocid=se

Prof. Dr. Ersan ŞEN | Tüm Yazıları
Hits: 329