Nedir bu damatların sırrı

~ 26.10.2019, Hüseyin Ersöz ~

Tersten düşünecek olursak Arınç ve Kahraman’ın damatları kayınpederleri sayesinde kurtulurken Kavurmacı, Topbaş’ın damadı olmasının hesabını mı veriyor?

15 Temmuz 2016 yılında Fethullahçı Terör Örgütü'nün darbe girişimi sonrası başlatılan soruşturmalarda örgütün okullarında, gazetelerinde ve bankasında çalışanlar hakkında örgüt üyeliğinden 7,5 ile 15 yıl arasında hapis cezası verilirken tanınmış iş insanlarına, siyasilere ve siyasi yakınlarına dokunulmaması artık sesli şekilde eleştiriliyor.

Kişilere özgü yargılama ve içtihatlar ise artık kamuoyuna mal olmuş durumda. Bir de FETÖ Borsası iddiaları var tabi. FETÖ ile iltisaklı olmasına rağmen hakkında soruşturma açılmayan bir yığın iş insanı hayatlarına sorunsuz devam ediyor.

FETÖ Borsası’nın olduğuna dair en büyük kanıtı ise önceki gün Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iki savcı hakkında hazırlanan iddianame oluşturuyor.

İddianamede, HSK tarafından açığa alınan savcılar İsmet Bozkurt ve Lütfi Karabacak'ın sorumluluklarında olmayan soruşturmalar hakkında sorgulamalar yaptıkları, edindikleri bilgileri paylaştıkları ve maddi menfaat temin ettikleri belirtiliyor.

Şüpheli iki savcının, “rüşvet”, “görevi kötüye kullanma”, “nüfuz ticareti”, “göreve ilişkin sırrın açıklanması” ve “gizliliğin ihlali” suçlarından 7 yıl 10 aydan 28 yıl 6 aya kadar hapsi isteniyor.

Sanıklardan İsmet Bozkurt için Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nun bir dosyasında şüpheli olan Fırat Taştemur ile yakın ilişki içerisinde olduğu, bir dosyada ise “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” alınması karşılığında dosya şüphelisinden 100 bin dolar menfaat temin ettiği suçlamasında bulunuluyor.

BİR DÖENEMİN EN GÜVENİLİR SAVCISIYDI

Bu kadar suçlamada bulunulan İsmet Bozkurt aynı zamanda, Rixos otellerinin sahibi olan ve bir dönem FETÖ içerisinde yer aldığını itiraf eden, Zaman gazetesinin eski ortağı Fettah Tamince hakkında da “kovuşturmaya yer yoktur” kararı vererek dosyayı kapatmasıyla tanınıyor.

İsmet Bozkurt bir dönemin en güvenilir Savcısı olarak, Cemal Kaşıkçı Suikastı ile Barış Akademisyenleri Soruşturmalarını da yürüten isim aynı zamanda.

İki Savcı hakkındaki iddianamenin kamuoyuna yansıdığı gün HSK’da yaşanan iki istifa ve İstanbul ile Ankara grubu olarak isimlendirilen kadroların giriştiği güç mücadelesi de dikkate değer bir gelişme olarak karşımıza çıkıyor.

Şimdi gelelim ikinci ayrıntıya…

İki savcı hakkında hazırlanan FETÖ Borsası’nı kanıtlar nitelikteki iddianame sonrası bu kez bir siyasinin damadı hakkında verilen beraat kararı gündeme bomba gibi düştü.

Ankara 19.Ağır Ceza Mahkemesinde FETÖ üyesi suçlamasıyla yargılanan AK Partili Bülent Arınç’ın damadı Ekrem Yeter FETÖ üyeliğine dair yeterli delil olmadığı gerekçesiyle beraat etti.

Gizli tanık, Arınç'ın damadı Yeter aleyhine yaptığı tanıklıkta damat Yeter’in, FETÖ'nün mahrem sınıfı olarak bilinen birimde yer aldığını ve Yeter'i Konya'da tanıdığını söylemişti.

Yeter'in FETÖ'nün tıp yapılanması olan USAF'ın başındaki kişi olduğunu da ileri süren gizli tanık, "Özellikle 17-25 Aralık'tan sonra kendisiyle görüştüm. Cumhurbaşkanımız aleyhine çok sayıda ifadeleri olmuştu" demişti.

“ADAM MI ÖLDÜRMÜŞ HAYIR NEYMİŞ FETÖ'YE SEMPATİ DUYMUŞ”

Damat Yeter tutuklanıp "mevcut delil durumu”, “şüphelinin sabit ikametgah sahibi oluşu ve tutuklama tedbirinden beklenen faydanın adli kontrol tedbiri ile sağlanılacağı kanaatine varıldığı" gerekçesiyle tahliye edildiğinde ise Bülent Arınç, “Neden tutuklandı diye hesap soracaklarına neden tahliye edildi diye soruyorlar?" diye serzenişte bulunarak "onun tahliyesinden bu kadar çok gocunuyorlar... Adam mı öldürmüş hayır, neymiş FETÖ'ye sempati duymuş. Damadım olmasaydı elbette yine hızlı tahliye edilirdi. Damadım olduğu için cezaevinde çürümesi mi gerekiyor?” diye açıklama yapmıştı.

Ama bir gerçek var ki Bülent Arınç’ın damadı için hızlı işleyen adalet ne yazık ki birçok kişi için kaplumbağa adımlarıyla ilerledi. Tutuklama süreleri 3 yılı aşan birçok kişi halen cezaevinde bulunuyor.

Diğer yandan Arınç’ın damadının FETÖ’den beraat etmesiyle de tabi ki akıllara hakkında FETÖ soruşturması olan diğer damatlar geldi.

İSMAİL KAHRAMAN’IN DAMADI

Bunlardan ilki TBMM eski Başkanı olan Ak Partili İsmail Kahraman’ın damadı Sinan Yıldırım. Hakkında FETÖ’den soruşturma açılacağını öğrenen damat Yıldırım 2017 yılında yurtdışına firar etti. 

Sahibi olduğu Central Hospital’a FETÖ soruşturması kapsamında el konuldu. El konulan bu hastanenin başına da TMSF tarafından, Kahraman’ın ağabeyinin damadı Yılmaz Şener getirildi. Böylece, FETÖ soruşturması kapsamında TMSF'nin el koyduğu hastanenin yönetimi Kahraman Ailesi içinde el değiştirdi. Çok şaşırtıcı olmasa gerek.

Nerede olduğu hala bilinmeyen damat Sinan Yıldırım’ın kayınpederi İsmail Kahraman’a "Damadınız FETÖ firarisi mi?" diye sorulduğunda yanıtı "Onu ben bilemem. Şahıslara ait keyfiliktir. Herhangi bir delile dayanmamaktadır." demişti.

Damatlarından dolayı ne Arınç kızağa çekildi ne de Kahraman. Tam tersi Arınç’a Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyeliği verildi. Maaş olarak da kendisine 18 bin TL ödenmeye başlandı. Kahraman ise siyasi hayatını Ak Parti içinde sürdürdü.

KADİR TOPBAŞ’IN DAMADI

Bu Ak Partili damat ve kayınpederlerden en çok konuşulanı ise İBB eski Başkanı Kadir Topbaş ve damadı Ömer Faruk Kavurmacı oldu.

Kavurmacı, FETÖ'nün iş insanlarına yönelik TUSKON soruşturması kapsamında 8 Eylül 2016'da tutuklandı. Mayıs 2017'de mahkemeye sunulan epilepsi hastalığına dair rapor sonrası da tahliye edildi. Tahliyesi kamuoyunda tepki görünce, Haziran 2017'da hazırlanan iddianame sonrası Kavurmacı'nın yeniden tutuklanmasına karar verildi. 

Damat Kavurmacı’nın tutuklanmasından kısa bir süre sonra da kayınpeder Kadir Topbaş, Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talebiyle İBB Başkanlığını bıraktı. 37 aydır tutuklu bulunan Kavurmacı ise diğer damatların aksine yeniden tutuklama sonrası cezaevinden bir daha çıkamadı.

Epilepsi krizleri geçirdiği ve bu nedenle kullandığı ilaçların dozunun 200 mg'den 1200 mg'ye çıkarıldığı dava dosyasına giren raporlarla belirtildi. 8 Ekim'de görülen TUSKON davasının duruşmasında da Mahkeme Başkanı, Kavurmacı’nın üzerlerine atılı suç vasfının değişme ihtimali ve tutuklu bulundukları süreyi göz önüne alarak, tutukluluk devam kararına muhalefet şerhi koydu. Bu kanaatinde ise dinlenen tanıkların lehe beyanları ile gözlemlenen ve dosyaya yansıyan sağlık durumu etkili oldu.

İşte bu noktada, yazının başında bahsettiğimiz diğer iki damat ve kayınpederin hikayeleri düşünüldüğünde Topbaş ve damadı Kavurmacı’nın durumu dikkat çekici?

Sebebi nedir bilinmez ama Topbaş kızağa çekilip damadı ise tutuklu yargılanırken Arınç ve Kahraman’a neden bu kadar önem verildiğini merak etmemek elde değil.

Tersten düşünecek olursak Arınç ve Kahraman’ın damatları kayınpederleri sayesinde kurtulurken Kavurmacı, Topbaş’ın damadı olmasının hesabını mı veriyor?

Kanımca öyle…

Av. Hüseyin Ersöz

twitter.com/ersozhuseyin

Odatv.com

 

Hüseyin Ersöz | Tüm Yazıları
Hits: 215