Ateş altında anayasa

~ 14.03.2016, Nazım ALPMAN ~

Türkiye bir yanıyla iş savaşı yaşıyor, diğer yanıyla demokrasiyle ipleri kopartmak için büyük bir çaba harcayan iktidarın icraatı altında kıvranıyor.

Bir de yeni bir “Sivil Anayasa” yapmanın gayreti içinde…

Bu koşullarda demokrasiyi koruyabilmek, parlamentoyu işlevsel kılmak ve bir de sivil anayasa yapabilmek mümkün mü?

Cumartesi günü (12 Mart 2016) İstanbul Taksim Hill Otel’de son derece önemli bir nitelik toplantısı yapıldı. Bir araya gelenlerin tamamına yakını bir öncesi soruyu sorarak konuşmaya başladılar.

Demokrasi İçin Milletvekilleri Dayanışma Grubu adı altında bir araya gelen HDP’li ve CHP’li eski milletvekillerinin çağrısı bir hayli olumlu etki yaptı. CHP ile onun solunda kalan partilerin ve siyasi hareketlerin uzun zaman sonra böylesine bir çatı altında toplanabilmeleri karamsarlık içinde olanlara da umut verdi.

CHP ile onun solunda kalanların birlikte hareket ettikleri iki dönem var. Birinci 1970’li yıllarda 12 Mart’tan çıkışta Bülent Ecevit’in CHP’si, ikincisiyse 12 Eylül’den çıkışta Erdal İnönü’nün SHP’si… Bu kombinasyon her iki dönemde de birinci parti olmayı başarmıştı.

Cumartesi günkü toplantı “Faşizme Karşı Birleşik Cephe” fikriyatı için tohum niteliği taşıyordu.

Toplantı epeyce uzun sürdü. Anayasa temeli üzerinden diğer haklar konusunda çok aydınlatıcı bilgiler sunuldu.

Hasip Kaplan’ın açış konuşmasından sonra Prof. Dr. Rona Aybay “Yaşama Hakkı” üzerine bir sunum yaptı. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yaşananlar hakkında o kadar ürpertici bir tespit yaptı ki, ülkenin şimdi bulunduğu yer konusunda herkesin aklı karıştı:

-Şu anda TBMM devre dışı kalmış durumda. Bu koşullarda OHAL ilan edilmesi bile bugünden daha iyidir. Çünkü 3 ayda bir OHAL uzatılması TBMM’ye gelecektir. Şimdi böyle bir şey yok!

Bölgede resmi muhatap bulunmaması da işin bir başka yönü… Hasip Kaplan, yetkili bulabilmek için denedikleri bütün yolların Alo 155’e çıktığını belirtti.

 



Operasyonları yürüten üst düzey komutanın doğrudan Ankara’ya bağlı olması yüzünden Valiler ve Kaymakamlar çaresizlik içinde olduklarını saklamıyorlar. Bu görüş “tanıklığa” hatta “muhataplığa” dayanıyor.
CHP İstanbul eski milletvekili Hüsnü Okçuoğlu, söz alarak çok önemli bir iddiada bulundu:

-AKP Kürtlerin ayrılmasını istiyor!

Sabancı Üniversitesinden Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu çok önemli bir araştırmanın sonuçları hakkında bilgiler verdi. 7 Haziran 2015 Genel Seçimlerinden önce sizce ülkenin en önemli sorunu nedir diye sorduklarında, şu sonuçları alıyorlar:

-İşsizlik % 35 ile birinci çıkarken, 7 Haziran’dan sonra seçimlerden sonra işsizlik % 10’a geriliyor. Terör ise 7 Haziran sonrasında % 55 ile birinci sorun olarak öne çıkıyor.

Kalaycıoğlu vardıkları sorucu da açıkladı:

-Terör arttıkça AKP’nin oyu artıyor!

Toplantıda Fikret İlkiz, Prof. Dr. Binnaz Toprak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi eski başkanı Rıza Türmen, Zeynep Türkyılmaz da birer sunum yaptılar.

Binnaz Hoca, 2010’daki Anayasa Referandumunda oylaması yapılacak Anayasa maddelerinden 1 tanesini bile bilemeyenlerin oranını açıkladı:

-Yüzde 48!

Rıza Türmen ise konuşmasına başlarken “Türkiye’nin bugünkü hali içinde” dedi:

-Anayasa konuşulabilir mi? Konuşulsa bile yapılabilir mi?

Türmen AB’ye girebilmek için yapılması gereken demokratik anayasanın AB-Venedik Komisyonu tarafından da “evet, bu demokratik anayasadır” denilmesi gerektiğini söyledi. Örnek de verdi. Macaristan’ın yeni anayasasının Venedik Komisyonunca kabul edilmediğini ve geri çevrildiğini bildirdi.

Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sibel İnceoğlu, Türkiye’de hakimlerin nasıl işe alındıklarını incelediğini söyledi. Yazılı sınavlarda ilk 10’a girenlerin sözlü sınavlarda kaybettiklerini, ilk 100’de son 10’a girenlerin ise sözlü sınavları geçerek atamalarının yapıldığını söyledi ki bu ayrı bir yazı konusu…

Toplantı Akın Birdal’ın genel değerlendirmesiyle bitti. Naif bir çalışma gibi görülebilir. Ama böylesi çalışmalara ihtiyacımız olduğu da tartışılmaz:

-Ateş altında Anayasa!

Nazım ALPMAN | Tüm Yazıları
Hits: 535