'Sebep Sensin' Demeden Olmaz

~ 18.11.2015, Güray ÖZ ~

Bilimsel bilginin sonuçları tüm dünyaya akademi dışında, ekonomik ilişki ve teknolojiyle yayılıyor. Ama ekonomilerin de bilimsel bilginin de farklı coğrafyalarda farklı nedenlerle aynı hızla gelişmediği bir gerçektir. Tarihin anlattığı; farklı gelişen coğrafyaların birbirinin düşmanı, köstekleyicisi olduklarıdır. Burada kendini hep üstün gören, gerçekte teslimiyetçi ideolojilerden, bundan sonuna kadar yararlanan emperyal heveslerden söz ediyoruz.

***

Şimdi hepimiz hızla koyulaşan, kimilerinin “3. Dünya Savaşı” demekten kendini alamadığı bir alaca karanlıktayız. Herkesin kendine göre bir tanımı, tarifi var. O yoldan gidersek bizi de yanıltması kaçınılmaz olan tarife göre; “bir yanda İslamcı terörün, öteki tarafta uygarlığın yer aldığı” bir dünya savaşı bu. Kategorik olarak reddetmeyi salık veriyorum. “Tarafları” iyice irdelemeden bu tezi kabul edemeyiz. Ortadoğu’daki geri kalmışlığı, geri kalmışlıkta İslamın rolünü araştıracaksanız tarihin derinliklerine dalmanız gerekecektir.

***

O kadar geçmişe gitmeyelim ama İslam ülkelerinde araştırmanın, bilginin dogmalara yenildiği tarihten bu yana Batılı böbürlenmenin; emperyal heveslerin, acımasız sömürgecilik uygulamalarının, geri kalmışlığı büyük bir mutlulukla keşfeden oryantalizmin, derin, birbirinden çok farklı öfkeli çıkışlara yol açtığı bir gerçektir. Öfkenin baş kışkırtıcısı onu büyük bir ustalıkla kullanabileceğinden emin olan emperyalist Batı oldu. Batı için büyük tehlike, bu öfkeyi doğru bir rotada geliştirme potansiyeli taşıyan sosyalizmdi. Onun en azından bir süre için devreden çıkartılmış olması bugün bir Frankenstein olarak Batı’nın rüyalarına giren İslamcı terörün hız kazanmasının da nedenidir.

***

İslam âleminde dogmatizmin kesin egemenliğinin ilanı olan dönemlere kadar gitmeyelim. Ama malzeme oralardadır. Şimdi yine sorunu El Kaide, IŞİD vb. olarak tarif ediyor, onları yaratanların kimler olduğunu, hangi verimli arazide büyük bir özenle nasıl yetiştirdiklerinin bilinmesini ise istemiyorlar. Kendi coğrafyalarında dinin dogmatizminin nasıl yenilgiye uğratıldığını biliyorlar, ama Ortadoğu’daki bağnazlığın kurbanı olan halkların sorunu kendilerinin çözmesinden yana olmak işlerine gelmiyor.

***

Ortadoğu’da kafa kesen, “cennet umudu” ile kendini patlatan terör dalgasının sona ermesi emperyalist müdahalenin reddi ile mümkündür. Terörün kışkırtıcılarının kitabında utanmak yoktur. Irak’ta terörü serbest bırakan savaşın sahibi onlardı. Mısır’da halkın devrimci isyanını çalanlar onlardı, Libya’da uzun süre sönmeyecek terörün zincirlerini serbest bırakan onlardı. Ve şimdi yine toplanıyor, dağılıyor, tekrar toplanıyor; zenginlikleri elden kaçırmamak için sureti haktan görünmeyi nasıl başarabileceklerini tartışıyorlar.

***

G20 buluşması da böyle bir buluşmaydı. Ama “artık yeter” denilebilir mi? Zamanı geldi mi, hiç değilse yakın mı? İslamcı terörü emperyalistler durdurmazlar. Ona ihtiyaçları var. Teröre ihtiyacı olmayanlar bu toprakların insanlarıdır. Çare onların ellerinde, tekrara düşmeden yaratıcı olmayı başarırlarsa, yaşadıkları uzun, yorucu, unutulduğu varsayılan çok da uzak olmayan tarihin içindedir.

 

cumhuriyet

Güray ÖZ | Tüm Yazıları
Hits: 622